| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4780) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 15 .12.2022 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben öncelikle şunu ifade etmek isterim: Milletvekili seçildiğim güne kadar öncelikle Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonunun Adana'daki kurucu üyelerinden biriydim. Milletvekili olduğum güne kadar da YAPI-YOL SEN'in iş yeri temsilcisi olarak sendikacılık görevimi ifa ettim. Şimdi, burada, tabii, 15 sendikacı arkadaşımız konuştular, 13'ünün yakarışlarını duyduk. Yani hakikaten 13 sendika temsilcisi -konfederasyon üstelik- burada ciddi önermelerle yakarışta bulunurken 2 konfederasyon temsilcisi, tabii, bu maddenin çıkmasına ilişkin görüş bildirdiler. Biz, elbette ki herkesin özgürce hem düşüncelerini ifade ettiği hem de örgütlenme özgürlüğünün önüne herhangi bir kısıtın getirilmediği bir sürecin...
(Mikrofon teknik arıza nedeniyle kapandı)
BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Dolayısıyla, bu örgütlenme özgürlüğüyle ilgili önemli bir kısıt getiriliyor bence bu maddeyle. O yüzden, başta bu 13 Sendika Konfederasyonu Başkanı kardeşimizin bu değerli görüşlerinin burada iktidar milletvekilleri ve Cumhur İttifakı tarafından değerlendirilmesini ifade ederek başlamak istiyorum sözlerime.
Şimdi, bulunduğu hizmet kolunda yüzde 2'sinden daha fazlasını üye kaydetmiş kamu görevlileri sendikaları üyelerine, toplu sözleşmeyle belirlenecek tutarda toplu sözleşme ikramiyesi ödenmesi öngörülüyor. Hizmet kolunda çalışan kamu görevlilerinin yüzde 2'sinden daha az üye kaydetmiş kamu görevlileri sendika üyelerine toplu sözleşme desteği verilmesinden bahsediliyor bu teklifte. İlk olarak şunu söylemek istiyorum: Bu düzenlemenin bir benzeri geçtiğimiz temmuz ayında imzalanan 2022-2023 yıllarını kapsayacak olan 6. Dönem Toplu Sözleşme metninde yüzde 1 baraj şartı olarak yer almış, sendikaların açtığı dava neticesinde Danıştay kamu görevlilerine toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanmaları için üye oldukları sendikaların bulunduğu iş kolunda yüzde 1 örgütlenme şartını iptal etmişti. Yüzde 2 baraj şartını öngören bu düzenlemeyle, bu maddeyle, iktidar Danıştayın iptal ettiği düzenlemeyi tekrar hayata geçirmek istemek istemektedir.
İkinci olarak şunu ifade etmek istiyorum: Getirilen düzenleme sendikalar ve üyeleri arasında ayrım yapmakta, yüzde 2 örgütlenme şartı ve bu şartı sağlamayanlar olarak sendikaları ikiye ayırmaktadır. Düzenlemeyle, örgütlü olduğu hizmet kolunda yüzde 2 baraj şartını taşımayan sendikaların üyelerine 250 lira toplu sözleşme desteği verilirken, yüzde 2 örgütlenme şartını yerine getiren sendikaların üyelerine ise 700 lira toplu sözleşme ikramiyesi verileceği belirtiliyor. Üyeler ve sendikalar arasında açıkça ücret ayrımı yapılıyor.
Üçüncü olarak, getirilmek istenilen düzenlemenin gerekçesinin ise sendikal algının güçlendirilmesi ve sendika üyelerinin desteklenmesi amacıyla yapıldığı ifade ediliyor. Düzenlemenin bir gerekçesi olarak uluslararası, anayasal ve yasal düzenlemeler çerçevesinde temel hak ve özgürlükler kapsamında güvence altına alınmış örgütlenme ve toplu pazarlık hakkının temin edilmesini sağlamak olduğu ifade ediliyor. Öncelikle, getirilmek istenen bu düzenleme sendikal algıyı güçlendirmek bir yana, bu algıyı ortadan kaldırır; sendikalar arasında ayrıma yol açar ve bağımsız sendikaları ve sendikal anlayışın varlığını sona erdirir. Ayrıca, düzenleme, tek tip sendikacılığın önünü açtığı gibi muhalif sendikaların da zayıflamasına hatta zamanla kaybolmasına ve kapanmasına neden olur. Düzenleme, anayasal ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış örgütlenme ve toplu pazarlık hakkını tamamen ortadan kaldırır. Başta Anayasa'mızın 51'inci maddesinde yer alan sendika kurma hakkını ihlal ettiği gibi, yine Türkiye'nin imzalamış olduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün 87 ve 98 sayılı hükümlerine de açıkça aykırıdır. Türkiye'nin imzalamış olduğu ILO 87 ve 98 sayılı Sözleşmeler, sendika seçme ve örgütlenme özgürlüğünü açıkça savunurken bu düzenlemeyle sendika seçme ve örgütlenme özgürlüğü hakkını ortadan kaldırmak istemektedir bu madde. Düzenlemenin yasalaşması durumunda, iktidara yakın sendikaların ve sendikal anlayışın dışında hiçbir sendikalının varlığının kabul edilmeyeceği açıktır. Toplu sözleşmede pazarlık masasına oturmak adına yaratmış olduğunuz sendikalara daha çok üye kaydının önünü açmak adına ortaya konulan bir formüldür bu; bu, gayrihukuki bir müdahaledir. 375 sayılı KHK'nin ek 4'üncü maddesi toplu sözleşme ikramiyesinin bütün çalışanlara verilmesi gerektiğini belirtir. Kamu görevlileri açısından böyle bir baraj olamaz. En çok üyenin olduğu konfederasyon bu mücadeleyi sendikalı sendikasız tüm kamu görevlileri için vermek durumundadır. 4688 sayılı Kanun'un 30'uncu maddesi ayrım gözetmez. 400 bin kamu görevlisini ilgilendiren bu maddeyle, yine sayıları 1 milyonu bulan polis, infaz memuru, hâkim ve benzeri gibi memurlar da bu tazminattan yararlanamamakta; bu da eşitlik ilkesine aykırı bir durum yaratmaktadır. Şu anda yüzde 2'nin altında üye kaydı bulunan 188 sendika ve yüzde 2'nin üzerinde 43 sendika olduğu bilinmektedir. 4688 mantığına aykırı baraj sistemi tanımlanamaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bitiriyorum Başkanım, toparlıyorum.
BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - İşçilerin toplu iş sözleşmesi, 375 sayılı KHK'nin ek 4'üncü maddesinde yetkili sendikaya iş yeri ve iş kolu barajı öngörülmüştür. 4688 sayılı Kanun'da -taraflarda bu ikramiye konusu önemli- yetkili sendika diye birşey yok, toplu iş sözleşmesi yok, toplu sözleşme var. Bütün kamu için, kanunun 15'inci maddesinde; polisler hâkim, savcı, işte, efendim, diğer memurlar bu bu haktan yararlanamıyorlar sendika üyesi olmadıkları için. Konfederasyonun normalde bunların da hakkını savunması gerekiyor. Yetkin konfederasyonun Çalışma Bakanlığıyla görüşmesi gerekiyor; toplu sözleşmeli, sendikalı sendikasız bütün memurların hakkının da -4688 sayılı Kanun'un 30'uncu maddesiyle düzenlemiştir- savunulması gerekiyor. Toplu sözleşme ikramiyesi bütün kamu görevlilerine, bütün memurlara normalde uygulanması gerekmektedir.
4688 sayılı Kanun'da bir baraj ve yetki süreci veya şartı yok arkadaşlar. Konfederasyon yetkilisi sendikaları a, b, c sendikası diye de ayırmaz. Amir hüküm, sendikalı kamu görevi ayrımı yapılması Anayasa'nın 10'uncu maddesi yani eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir. Yüzde 2 barajı örgütlenme hakkına aykırı bir durum yaratmaktadır. Yani insanların örgütlenerek bir araya gelmesinden ve hak mücadelesinde -az da olsa sayıları- bir arada bulunmasından neden çekince duyuluyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Hak temelli mücadelede isterse 3 kişiden oluşsun isterse 10 kişiden oluşsun, bu mücadeleden neden rahatsızlık duyulduğunu doğrusu anlamakta güçlük çekiyoruz.
Evet, devlet olarak "Şunlara üye olursanız 750, bunlara üye olursanız 250 lira veririm." gibi bir tasarrufta bulunulamaz, hükûmet de böyle bir tasarrufta bulunamaz. İnsanları sendika değiştirmeye zorluyorsunuz, yandaş olan sendikalara üye olmaya zorluyorsunuz bu tutumunuzla. Dolayısıyla bu, hem eşitlik ilkesine aykırı ve hiçbir hukuka da sığmayan bir tutumdur.
87 sayılı ILO Sözleşmesi'ne de aykırıdır aynı zamanda. Anayasa'nın 53'üncü maddesinde toplu sözleşme ve toplu pazarlık usulüne de aykırıdır. Dolayısıyla bu maddenin mutlaka çekilmesi gerekiyor. Devlet olarak kanun yoluyla, toplu pazarlık sistemine müdahale edilmesi 98 sayılı ILO Sözleşmesi'ne de aykırı oluyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sonuç olarak şunu, buradan yine ifade etmek istiyorum: Milletvekili olmadan önce bir sendikacı olarak, bu kadar sendikacı kardeşimizin haykırışlarına -400 bin insanı ilgilendiren bir yasa teklifinden bahsediyoruz Sayın Elitaş, istirham ediyoruz- bu kadar insanın haykırışına sessiz kalmayınız. Yani bu insanlar, bununla ilgili gidip mahkeme kapılarında uğraşmasınlar. Gerçekten, bu maddeyi gelin, çekelim. Hep beraber, ortak, insanların hem örgütlenme özgürlüğünü hem eşitlik hakkını hem de sendikal haklarını korumamız gerekir diye düşünüyorum. Bu haykırışa da sessiz kalmamamız gerektiği konusunda tüm milletvekillerini duyarlı olmaya davet ediyorum.
Teşekkür ediyorum.