| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer ve 158 Milletvekilinin; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 640 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4850) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 17 .01.2023 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, değerli hazırun; hepinizi saygıyla selamlarım.
27'nci Dönemin başlangıcından bu yana yasa yapma şeklinin yanlışlığını anlatmaya çalıştık burada. Tabii, bunu sadece eleştiri olsun diye yapmıyoruz. Birbirinden bağımsız konuları aynı torba içerisine doldurup buradan bir sonuç elde etmeye çalışmanın yetersizliğini aslında sizler de biliyorsunuz. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz; bir yasada birden fazla değişiklik yapmak durumunda kalıyorsunuz. Daha önce, bilindiği gibi, 2021 yılında hazırlanan ancak Komisyonda görüşülmeden geri çekilen yasa şimdi tekrar değiştirilerek önümüze getiriliyor. Piyasaların güven duyması için hukukun ve özerk kurulların bağımsızlığının sağlanması gerekiyor. Türkiye ticaretine güvenin azaldığı bu süreçte ne yazık ki yatırım fakiri bir ülke konumuna geldik. İhracatın ithalatı dengelemesine çalışılması gerekirken komisyonlarda, Genel Kurulda sürekli mevzuat değişiklikleri üzerine kafa yoran bir hâle düşürüldük. Önümüzde yine birtakım mevzuat değişikliğini öngören, günü kurtarmaya dönük bir torba yasayla karşı karşıyayız.
Türkiye sanayisinde, ticari hayatında artık çarklar dönmez oldu, enflasyon aldı başını gidiyor ve buna önlem olarak yapılan bir çalışma yok. Ticaretin döngüsünü sağlayan KOBİ'ler borç batağında. Dünyanın dört bir yanındaki ülkeler teknolojinin tüm olanaklarından faydalanırken bizim ülkemizde sanayiciler, işletmeler, KOBİ'ler kapılarına birer birer kilit vuruyor; ağır vergi yükü, bitmek tükenmek bilmeyen ve her an karşımıza çıkan enerji zamları sanayicinin belini büküyor.
Bakın, dünyanın önde gelen fabrikalarından biri Adana'da kurulu SASA Polyester yeni yatırımlarla, yeni istihdam alanlarıyla bölgesine ve ülkesine büyük katkı sunuyor ancak gelin görün ki fabrika yetkilileri enerjideki ağır yük nedeniyle bize endişelerini dile getiriyor. Bizim sanayicimiz hiçbir şekilde uluslararası arenada rekabet edemiyor, sanayicinin böyle bir şansı bırakılmadı. Şimdi biz neyi görüşüyoruz? Serbest bölgelerde doğal gazı kimin kontrol altında tutup tutmayacağını, bu bölgelerdeki ticarette kullanılan para biriminin Cumhurbaşkanı tarafından dilediğinde değiştirilebileceğini konuşuyoruz.
Ekonomik kriz tüm sektörleri olumsuz etkiliyor. Kapısına kilit vuran şirketlerin başında enerji şirketleri geliyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerinden yapılan hesaplamaya göre, 2013'ten 2022'ye kadar, elektrik enerjisi üreten en az 2.254 şirket kapısına kilit vurdu. Ekonomideki küçülme, sanayideki daralma ve fahiş zamlar nedeniyle tüketimi azalan enerjide yeni buhranlarla karşı karşıyayız.
BDDK'nin verilerine göre tarım sektörünün bankacılık sistemine olan kredi borçları 270 milyara dayandı. Önümüze sunulan bu torba yasayla tarımda kooperatifleşmenin, pazarlama ve dağıtım ağının geliştirilmesine, ihracatın arttırılmasına yönelik bir adım atmıyoruz ancak borç-alacak süresini belirlemeye çalışıyoruz. Oda ve borsalara kayıtlı firma ya da kişilerin aidatlarını, zaman aşımını, üyeliklerinin ne şekilde düşürülüp düşürülmeyeceğini, seçimlerde oy kullanma yöntemlerini ele alıyoruz. Bu insanların neden üyeliklerinin düştüğünü, neden askıya çıktığını ya da iflas ettiğini, işi terk ettiğini araştırıp buna yönelik bir önlem almıyoruz? Ekonomiyi vatandaşları bankalara borçlandırarak büyütmeye çalışan bu sistemde uluslararası düzeyde rekabet etme şansımız kalmıyor maalesef.
Mehmet Muş 26 Aralık 2022 tarihinde ülkede en fazla şubeye sahip 4 ulusal zincir marketin genel müdürleriyle bir araya gelerek "Ücret zammı sonrası etiket fiyatlarıyla ilgili uyarılarda bulunduk." diye bir "tweet" paylaştı arkadaşlar oysa Sayın Genel Başkanımız 29/11/2021 tarihinde bu marketlerden 10 hayati ürüne kış aylarında zam yapılmamasını istediğinde adeta dalga geçmeye kalktınız. Un, yağ, süt, bulgur, makarna, mercimek, yumurta, peynir, tuz ve her ay bir çeşit sebze için zam yapılmaması talebine siz o gün güldünüz ancak bugün 4 büyük zincir marketle bir anlaşma yaptınız. Doğrusu, bu anlaşmayı yaptığınızda hepimiz acaba bunun arkasında ne var diye düşünüyorduk, bugün bunun neden olduğu ortaya çıktı; bu kanun teklifiyle, bu 4 markete bir ay indirim yapmak koşuluyla, tüketiciyi korumayan ve bu 4 marketi, yandaş marketleri koruyan tutumunuz ortaya çıkmış oldu.
TÜİK'e göre son bir yıllık ortalamada TÜFE, gıda ve alkolsüz içeceklerde enflasyon yüzde 77,87; gıda ÜFE'si yüzde 105,31 oldu. TÜFE enerji enflasyonu da 2021'de yüzde 43'ken 2022'de yüzde 73,25'e yükseldi. Şimdi, asıl sorun, üretimdeki girdi maliyetlerini düşürmektir arkadaşlar. Siz gıdada KDV'yi yüzde 8'den 1'e çekmek dışında hal yasasında herhangi bir değişikliğe gitmediniz. Perakende ticaret yasası taslağı hazırlandı ancak sektörden görüş alınmasına rağmen iki yıldır bu yasa tozlu raflarda bekliyor. Sonuç olarak perakende yasası ve hal yasasında kapsamlı değişiklik ısrarla yapılmadığı için gıda enflasyonunda kalıcı mücadele yapılamıyor ne yazık ki. Tüketici, tarladaki ürünü 5-6 kat fiyatlarla marketten satın almak zorunda kalıyor. Zincir marketlerle rekabet etme şansı olmadığı için mahalle bakkalları ortada bırakılıyor. Getirmeniz gereken yasal düzenlemeyi getirmiyorsunuz ancak bu ülkenin geleceğini ipotek altına almak, limanları kırk dokuz yıllığına kiraya vermek ve 400 milyarlık borçlanma talebi ya da işte, yüzde 2 sendika barajını yılbaşı öncesi apar topar büyük bir süratle getiriyorsunuz. Bu hal yasasında düzenleme yapmak yerine, işte, çözümü depo basarak, patatesi terörist ilan ederek ya da marketlere ceza yağdırarak... Sanki sizin suçunuz yani bu ülkeyi yönetenlerin bu konuda hiç suçu yok, sadece marketler, patates-soğan depolayanlar suçluymuş gibi bir yönetim biçimi seçiyorsunuz ne yazık ki. Yani bu işi çözemediğiniz ortada, yüzde 7'lik KDV indirimiyle bu enflasyon açığını kapatamadığınız ortada. Yetmedi, gelin, bu 14 ila 17 maddeyi çekelim, bir hal yasasını ayrı bir şekilde yeniden görüşelim; bence buranın konusu değil. Detaylı şekilde, tüketiciyi koruyan, mahalle bakkallarını koruyan ve daha önce bütün o sektör bileşenleriyle görüştüğünüzde önerdikleri maddeleri içeren bir yasa teklifiyle yeniden bence 14 ile 17'nci maddenin ayrı bir yasa teklifinde görüşülmesi gerektiğini düşünüyorum.
Evet, maddelere geldiğimizde tekrar devam edeceğim. Şu, son dört yılın denetim raporunda olan bulgulara da bir değindikten sonra... Serbest bölgelerde tahsisli hazine taşınmazlarının muhasebe kayıtlarının tutulmadığına dair veriler var. 2017 yılından beri Bakanlık uyarıldığı hâlde bu sorun sürmekte. 2018-2021 Denetim Raporu'nda belirtilen bu sorun karşısında Antalya, Samsun, İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi birimlerinde muhasebe işlemleri tamamlanmamıştır. Tapu kayıtlarında tarla gözüken Ege, Adana, Yumurtalık, Mersin, Kocaeli, Samsun serbest arazilerine inşa edilen 563 üst yapının fiilî envanter çalışması emlak değerleri ile muhasebe kaydına alınma işlemleri yapılmamış, taşınmazların rayiç değeri güncellenmemiştir. Neden bu işlemler yapılmıyor diye sormak isteriz.
Ayrıca, serbest bölgelerin önemi konuşulurken... Kendi kentim olan Adana'da 2007 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulduğu açıklanan Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi'nin akıbetini de burada sormak isterim doğrusu. Ne olduğu belli değil. 50 bin kişiye iş olanağı yaratacağınızı söylediniz ama aradan on altı yıl geçti, 4 bakan eskitti; 4 sanayi bakanı, 4 de enerji bakanı eskitti bu konu ve hâlâ bölgenin kaderi değişmedi, hâlâ bu enerji ihtisas bölgesi bir türlü tamamlanamadı.
Evet, teşekkür ediyorum. Benim şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.