| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Aydın Milletvekili Mustafa Savaş ve 71 Milletvekilinin; Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4892) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 23 .01.2023 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, Sayın Başkan, değerli hazırun; konut finansmanıyla ilgili bir yasa teklifi üzerinde konuşuyoruz. Elbette iktidar, lehine argümanlar neyse onu söyleyecek, muhalefet de neresinde eksiklik görüyorsa onu ifade edecek ve nitekim, diğer yasalarda olduğu gibi de konu bu şekilde tartışılarak gidiyor. Sizin söylediklerinizde doğrular olabilir, bizim söylediklerimizde de, muhalefetin söylediklerinde de; sizin söylediklerinizde de yanlışlar olabilir, muhalefetin söylediklerinde de yanlışlar olabilir. Buradan "Vay efendim, siz şunu yanlış söylüyorsunuz, bunu yanlış söylüyorsunuz." diye abartmanın da bir anlamı yoktur. Özellikle konu bağlamında işi siyasete çekmiş olmasını ben doğru bulmadım yani seçim "PR"ı yaparken herkes yapıyor, Cumhurbaşkanının cuma namazlarında camide nutuk attığını ben söyleme ihtiyacı duymadım, şimdiye kadar hiç söyleme ihtiyacı duymadım; orada da bir riyakârlık var bana göre.
CAVİT ARI (Antalya) - Gazeteciler soru soracak yeri camide mi buldular? Camide mi soru soruyorlar gazeteciler?
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Caminin dışında ya.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama yani karşı taraftan bununla bağlantılı bir şeyler söylenmeseydi bunu bile telaffuz etmezdim. İnsan...
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Hayır, "İstismar ediyorsunuz." derken bize dönük, karşı istismar argümanlarını koyuyoruz. "Kim istismar etmiş? İstismarın âlâsı orada." diyoruz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Öbüründe yok mu istismar? Öbüründe istismar olmadığını mı düşünüyorsunuz?
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Ne yaptık?
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Ne var Sayın Bakanım ya?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, konumuza dönersek memnun olurum.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani siyasi nutuk...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - O siyasi konuları başka yerlerde tartışalım, konumuza dönersek sevinirim doğrusu.
Buyurun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Dolayısıyla yani son konuşmaya puan vermediğimi yani bunu beklemediğimi, yakışık da almadığını düşünüyorum; onu bir tarafa koymak isterim.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Puan 9 mu oldu yani?
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yalnız, burada teklifle ilgili olarak şunu sormak istiyorum: Şimdi, konut edinmek isteyenlere Hazineden borç para veriyorsunuz, bir süre sonra katkı payı yapıyorsunuz, sonra da o katkı payını bir süre sonra, borç taksitleri devam ederken geri istiyorsunuz. Ben daha önce, ömrümde böyle Hazinenin veya bütçe ödeneklerinin borç vermek için kullanıldığını görmedim; bütçeden harcarsınız biter. Eğer bu, bir borç gibi verilecekse zaten krediyi veren banka, banka versin borcu da; önce fazla versin, bir süre sonra o verdiği fazlayı istesin, taksitler devam etsin; bu araya Hazineyi sokmanın bir faydası olduğu kanaatinde değilim yani bankacılık sistemi içerisinde çözülecek bir şeye bütçeyi, Hazineyi karıştırarak işi hiç bütçe geleneğinde olmayan bir mecraya sokmanın çok sağlıksız olduğu kanaatindeyim ben. Ve özellikle buna benzer mekanizmalarla sürekli kamuyu yükümlülük altına sokuyor; bu iktidar özellikle son yıllarda, özellikle son beş yılda yaptığı bütün icraatlarda, sürekli olarak, gelecek yıllara yönelik olarak kamuyu borçlandırıyor, yükümlülük altına sokuyor; bu, doğru bir hadise değil. "Biz borç veriyoruz ama geri alıyoruz, bak, sıfır maliyetli iş yapıyormuşuz." demek doğru değil. O zaman başka bir sorun var; taksitlerini öderken ödeyebilsin diye siz buna katkı payı veriyorsunuz da sonra hem katkı payını istiyorsunuz hem de taksitlerini istiyorsunuz. Çifter çifter nasıl ödeyecek katkıyı ödemeye başladığı zaman?
DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - Enflasyona yedirecek, ucuzlayacak, bedavaya gelecek; bütün varsayım enflasyona dayalı.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani enflasyonu kaç hesaplıyorsunuz o zaman? Yine böyle 80-90 devam mı edecek?
DURMUŞ YILMAZ (Ankara) - Aynen.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Onu hesapladığınız için mi böyle bir düzenleme yaptınız? Burada da bir garabet var. Onun için, kalıcı, doğru, sistematik şeyler kurmak lazım. Benim Bakanlığımın son yılında bir "mortgage" yasası çıkarmıştık. Buradaki (6)'ncı bent de o "mortgage"a benzer menkul kıymetleştirmeden falan filan bahsediyor ama niteliği başka. "Mortgage"deki menkul kıymetler borsada işlem görecekti, bankalar ödedikleri krediyi o menkul kâğıtlar vasıtasıyla borsadan finanse edeceklerdi. Şimdi, o kanun hâlen yürürlükte yani kanunda bir değişiklik yapılmadı, iptal edilmedi ama sistem devreye sokulmadı. Bunda özellikle 2008'deki dünya "mortgage" krizi nedeniyle tereddütler oluşmuş olabilir ama o krizin de ortaya çıktığı sonuçları değerlendirdiğiniz zaman öngörülen, daha sağlam tabana dayanan, riskleri ortadan kaldıran bir yapı içerisinde bu devam ettirilebilir. Nitekim, o "mortgage" yasası iki ay tartışıldı, iki ay. Hem Türkiye içinde değişik sivil örgütlenmelerle, meslek gruplarıyla hem ulusal nitelikte hem de uluslararası nitelikte toplantılarla sürekli olgunlaştırılarak hazırlanmış bir kanun teklifiydi; bu madde kimler tarafından, kaç saatlik mesaiyle buraya getirildi bilmiyorum ama çok uzun tartışmalarla oluşturularak getirilmişti, hazırlanmıştı ve bence Türkiye'nin sermayesini büyütme açısından, yaşanan tecrübelerden de yararlanarak riskleri minimize etmek kaydıyla, buna ihtiyacı var.
Süleyman Bey, konuşmasında OECD ülkeleri içerisinde gayrisafi milliî hasıla oranı itibarıyla en düşük konut kredisi kullandıran ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Neden? Çünkü o diğer ülkelerin hepsinde "mortgage" var ve ona dayalı olarak faizler düşük. Şimdi, 0,69'u "Oo, çok önemli bir düşük faizle kredi vereceğiz." diyorsunuz. Sistemi bir bütüncül olarak, sürekli işleyecek bir sistem olarak koymuş olsanız bugün o faiz, sizin burada yüzde 0,69 yapmaya çalıştığınız faiz, 0,30 olacaktı belki. Onun için, bana kalırsa -SPK temsilcisi arkadaş da var- ikincil mevzuatlar çıkarılmadı, ikincil piyasalar oluşturulmadığı için durmuştu. Konut sektöründe de tıkanma olduğunu ifade ettiniz, büyüme açısından durumu iyi gözükmüyor. "Türk ekonomisinde büyüme oranları iyi." dediniz ama konut sektörünün iyi olmadığı anlaşılıyor. Bence uygulamaya sokmadığınız o yasa üzerinde tekrar siyasetin SPK'ye talimat verip gözden geçirmesi gerektiği kanaatindeyim.
Teşekkür ediyorum.