| Komisyon Adı | : | (10 / 6818, 6819, 6821, 6822, 6823, 6824, 6825) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanı Meral Gökkay'nın, genel olarak cinsel su soruşturmalarındaki işleyiş hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 25 .01.2023 |
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum ben de.
Öncelikle, sunumun başını kaçırdım, biraz rahatsızım. O yüzden, dinleyebildiğim kadarıyla ben de gerçekten çok teşekkür ediyorum, vâkıf bir sunum.
Tabii, ceza, suç için vazgeçilmez bir müeyyide ama -sizler de hep sunumunuzu da ifade ettiniz, bizler de söylüyoruz- tek başına ceza vermek sebeplerini ortadan kaldırmadığımız sürece maalesef soruna çözüm, yaraya merhem olmuyor. Dolayısıyla, cezalar önemli ama özellikle cinsel istismar durumlarında, konularında sadece ceza perspektifinden yaklaşmak da maalesef bizi sonuca ulaştırmıyor, en azından sorunu çözmüyor.
Tekrar olacak belki, başını kaçırdığım için sunumun ama şeyi çok merak ediyorum, ben de hukukçu değilim, ben de doktorum ama bizim Komisyonumuzun da kurulmasına sebep olan H.K.G. dava süreci yani 2020'de şikâyetçi oluyor, bütün delilleri savcılığa sunuyor ancak dava 30 Ekim 2022'de açılıyor. Davanın açılması yaklaşık iki yıl sürüyor, gene yetmiyor -yani 2012'deki kemik yaş raporunu, zaten söylemiyorum onunla ilgili süreci- bir gazeteci, Timur Soykan konuyla ilgili haberi 3 Aralık 2022'de kaleme alıyor ancak işte, istismarcı ve söz konusu baba on iki gün sonra tutuklanıyor. Yani iki yıl sonra tutuklanmasının gerekçesi nedir ya da iki yıl önce tutuklanmama gerekçesi nedir? Gerçekten bunu merak ediyorum.
Benden önceki milletvekillerine de...
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Bu konuya da girmedik Candan Hanım.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Olabilir, hani ben...
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Daha sonra bunları etraflıca İstanbul ziyaretimizde görüşeceğiz.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Evet, evet.
Gene aynı şekilde iddianameyi hazırlayan savcının yeri değiştirilmiş, hani siz dediniz ki "Başsavcı değiştirdi." ama ne tesadüftür ki işte, İBB, Ekrem İmamoğlu ahmak davasında da hâkimin yeri istem dışı değişti. Ne tesadüftür ki gazetecilerin sorgulandığı davalarda da böyle oluyor; Hrant Dink davasında da dört kez savcı, heyet değiştirildi. Gene aynı şekilde Şenyaşar ailesi davasında da 10 kez savcı değişti. İşin açıkçası diğer bir sürü saymadığım burada, Gezi davasında da aynı... Şimdi, bu, gerçekten hem yargılama sürecini uzatması anlamına hem adil yargılanma hakkının engellenmesi anlamına da geliyor ve bizler de işin açıkçası daha olayın başındayız. Bakın, bir iddia var, araştırılıyor, dava süreci sürüyor ama daha bismillah, hemen iddianameyi hazırlayan savcı değiştiriliyor; neymiş, işte, başsavcıya sormadan mı yapmış, öyle mi olmuş, bu mu olmuş ve diğer bir sürü gerekçelerle. Bu, gerçekten yargıya, adalete olan güvenleri sarsıyor, bunların olmaması gerekiyor. Umarım siz de açıklayıcı bir cevap verirsiniz bu konuda.
Ben birkaç soru da sormak istiyorum. Özellikle bu tedbir süreçleriyle ilgili uygulamada sıkıntılar olduğu hâlâ söyleniyor. Nedir bu durum?
Biraz önce Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bürokratları da ifade etti; bir koordinasyon problemimiz var, bir iletişim problemimiz var. Oysaki 2005'teki Çocuk Koruma Kanunu'yla beraber bütün illerde, 81 ilde çocuk koruma il koordinasyon kurulları kuruldu ama maalesef demek ki kurumlar arası eşgüdümün arttırılması gerekiyor, bir iletişim problemimiz var. Bu konuyu da aydınlatırsanız sevinirim.
Denetim mekanizmaları hâlâ yok denecek kadar gerçekten az, bununla ilgili çalışmalarımız var mı?
2005'teydi sanırım, ondan sonra yapıldı mı bilmiyorum; Adalet Bakanlığı, UNICEF, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının savcı ve hâkimlere bir eğitimi oldu ama ondan sonraki şikâyetler şöyle oldu: "E, tamam, biz aldık eğitimleri ama hani tayinimiz çıktı başka mahkemelerde çalışmaya başladık ve dolayısıyla aldığımız eğitimlerin de hepsi boşa gitti hem kaynak olarak hem zaman olarak."
Çocuk koruma görevlisi sisteminde ayrı bir bölümün olması; bu alanda, o konuda nasıl çalışmalarımız?
Sosyal inceleme raporu konusunda nedir çalışmalarımız? Doğru failin tespiti noktasında gerçekten önemli olduğunu ifade ettik bundan önceki toplantılarımızda da, çalışmalarımızda da. Özellikle mağdur çocukla ilgili sosyal inceleme raporunun da kıymetli olduğunu tekrar söyleyeyim.
Bir de diğer şey, hâlâ maalesef -hani konuşuyoruz burada ama- işte, en son Manisa'da zihinsel engelli bir çocuk Zehra Çelik iki yıl boyunca istismar edilip öldürüldü, rızası vardı hükmüyle beraat etti fail cinayetten değil, 103'ten değil de... işte, 15 yaşını bitirmiş çocukla cinsel ilişkiye girdi ama çocuk iki yıl boyunca istismar ediliyor; 16 yaşında, fail hakkında hiç şikâyeti yok diye beraat ediyor fail. O kadar çok ki böyle kararlar yani karşı koymadığı için, rızası olduğu ya da işte, her şeyin farkında olduğu gerekçesiyle birçok davada maalesef çocuklar aleyhine, failler lehine kararlar çıkabiliyor.
ARZU AYDIN (Bolu) - Genelleme yapıyorsunuz.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Yo, yo, hayır; var, birçok örneği var, bunları da muhakkak komisyonlarda süreriz...
ARZU AYDIN (Bolu) - "Birçok" genelleme ifadesidir. Bir örnek üzerinden genelleme yapıyorsunuz.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Yani genelleyebilirim, bir örnek değil, birçok örnek var; siz de hukukçusunuz, herhâlde okuyup, izliyorsunuzdur. O kadar çok örneği var ki bunun.
ARZU AYDIN (Bolu) - Bir çocuk annesi olarak elbette, bir çocuğun ne kadar kıymetli olduğunu biliyorum, ifadenin yanlış olduğunu söylüyorum.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Ben bir dahaki Komisyon toplantımızda madde sizlere vakaları sayarım. Aslında şu an bile yanımda birçok bunun lehinde verilmiş kararlar var. Genelleme yapacak bir durumda değilim diye düşünüyorum. Bunlar somut olan...
BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - O ifadeniz genelleme anlaşılır şeklinde söylüyor. Yani haberdar olduğunuz konuları tabii ki burada zikredebilirsiniz.
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Yani onları zaten süreç içinde tekrar tekrar ifade ederiz.
Bu konudaki çalışmalarınız nedir? Bu kararlar üzerinde tekrar değerlendirmeler oluyor mu? Ben de onu sormak istedim.
Teşekkür ediyorum.