KOMİSYON KONUŞMASI

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Evet, teşekkür ediyorum ben de.

Şimdi, ben de özellikle tabii, bu çocuk şube müdürlükleriyle beraber 81 vilayette bununla ilgili gerçekten çalışmaların yürütüldüğünü biliyorum ama maalesef ÇİM'ler arzu edilen seviyeye hâlâ ulaşamadı, 22 ilimizde şu an ÇİM yok. Dolayısıyla sorumluluk biraz size düşüyor, birimlere düşüyor. Çocuk polisi tarafından çocuk alınıyor ama tabii, ilgili uzman kişilerle beraber ifadesi alınıyor; bu önemli. Burada özellikle yaşanılan sıkıntılar ne? Hani, buradaki işleyiş... ÇİM'in olmadığı illerde de sıkıntılarımız var mı? Yani işte, sosyal hizmet uzmanı olsun, pedagog olsun, çocuk psikoloğu olsun, rakamlarımız nedir? Özellikle bu 22 ille ilgili sorunlar ne?

Siz de ifade ettiniz "Önemli olan önlemek, suç oluştuktan sonra biz anca bu kadarını yapabiliyoruz." dediniz ama bütün sunumlardan anladığımız şu: Suç öncesi ve sonrası için bir iletişim problemimiz var, bir koordinasyon problemimiz var. Bununla ilgili yapılan şeyler var mı bu son süreçle ilgili özellikle? Ve son beş yılda bu sözde vakıflarla ilgili, işte, cemaatlerle ilgili size başvuru yapılan sayı nedir? Biraz önceki sunumda sorduk, kaçak yurtlarla ilgili nedir? Bu bahsi geçirilen Hiranur Vakfıyla ilgili olay gerçekleşti, yargıya intikal ettikten sonraki süreç nedir? Ve şu çok önemli: Suç failiyle soruşturma başladıktan sonra bir izleme sistemimiz var mı? Yani hani, devreye giren bir izleme sistemi var mı? Nasıl takip ediyoruz, o önemli. Ya, ben de bir Komisyon üyesi olarak ve aslında birçok tartışmayı, Meclisin, Parlamentonun ve komisyonlarımızın tükettiği bir tartışmayı tekrar tekrar dile getirmenin çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum ve gerçekten sorunun aciliyetine ve önemine, hassasiyetine de gölge düşürdüğünü düşünüyorum.

Bakın, bizim kâğıt üzerinde kalan, uyguladığımız sözleşmelerimiz var, yasalarımız var, kanunlarımız var. Biz bu yasaları, bu cezaları uygulayabilseydik, şeffaf bir şekilde sorunla yüzleşebilseydik zaten bugün bu Komisyonu kuruyor ve bunları konuşmuyor olurduk. Elbette yani dünden bugüne ortaya çıkan durumlar değil bunlar, bunlar hep vardı; oluyor, maalesef oluyor. E, sadece Türkiye'de mi görülüyor? Elbette sadece Türkiye'de görülmüyor, dünyada da görülüyor, her yerde olan olaylar ama bizde olmayan şu: Biz samimiyetle, şeffaf bir şekilde sorunla yüzleşmiyoruz. Maalesef bazı kaygılarla, bazı yargılarla, aman, üstünü örtmeye çalışıyoruz, şeffaf bir şekilde ortaya dökmüyoruz, yüzleşmiyoruz; sorun burada. Sorun bu olduğu için zaten bugün bunları tekrar tekrar konuşuyoruz. Bakın, hâlâ her komisyon toplantısında ifade ediyoruz. "Aman, geçmiş komisyonumuz gibi olmasın." diyoruz. "Aman, geçmişte yaptığınız yanlışları yapmayalım." diyoruz. Niye? Çünkü yüzleşemedik yani yeterince yüzleşemedik, sorunların köküne kaynağına inemedik. E, münferide yakın, işte, ne olacak, cezaları arttıralım dedik, yok işte, şunu yapalım, hadım edelim, idam edelim, dönüp dönüp bunların konuşulması bence sorunu başka bir yere taşıyor ve öneminden, hassasiyetinden de uzaklaştırıyor, kaynağından da uzaklaştırıyor diye düşünüyorum. Hani bu tartışmalara girmeden sorunumuzun kaynağına inip bir an önce çözüme ulaşmamız gerektiğini de tekrar ifade ediyorum.

Teşekkür ederim.