| Komisyon Adı | : | (10 / 6818, 6819, 6821, 6822, 6823, 6824, 6825) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği temsilcilerinin yaptıkları sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 01 .03.2023 |
MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim.
Sunum yapan her 3 bilim insanına ve tabii, sivil toplum örgütü temsilcilerine teşekkür ederiz, çok önemli katkılarda bulundular.
Ben hocama sormak istiyorum, önemli bir şey söyledi. Aslında hocamı dinleyince -Kasım Hocayı dinleyince- işimizin ne kadar... Yani bir yandan kaygılandım doğrusu, çok zor bir işin içerisine girmişiz. Daha doğrusu bizim girdiğimiz işin önemi yok da yani çok kapsamlı bir konuyla karşı karşıyayız aslında. Yani bu, ne bir komisyonla ne bir başka bir şeyle aslında altından kalkılabilecek gibi bir şey değil. Cidden çok büyük bir politikaya, bir stratejiye, bir anlayışa, bir devrime, bir dönüşüme ihtiyacımız olduğu çok açık, çok ortada. Dolayısıyla da yani doğrusu ben kaygılandım kendi adıma -bu konulara biraz da yabancı biri olarak- ama aynı zamanda da çok da yararlandım. Birçok şey söylediniz Hocam, çok değerli ama şu kısmını biraz daha açsak sanki Komisyonun kısa vadeli çalışmasına katkı verir diye düşünüyorum. Özellikle birincil korumadan bahsederken ülkemizin UNICEF standartlarına imza koyduğunu ve birincil bakımın UNICEF standartlarına uygun bir şekilde verilmesi gerektiğinin altını çizdiniz. Bu konuda neredeyiz ve daha neler yapabiliriz veya yapmalıyız? Çünkü aslında orada bir zorunluluğumuz da var, uluslararası bir sözleşme olduğuna göre aslında Meclisimizin o konuda da görev yapması gerekiyor. Bu standartlara ulaşmak bakımından neredeyiz ve daha neler yapmalıyız? Bu soru bence önemli.
Tabii, Sayın Vekilimin burada olması bence bir avantaj aynı zamanda. Belki bizim kamu otoritesinin ne düşündüğünü, ne yaşadığını, neyi niye yaptığını veya yapamadığını daha birinci elden dinleme fırsatımız var. Şöyle bir şeyden bahsetti Ülkü Hanım: Yani bir potansiyel var, koruyucu aile olmak konusunda ciddi bir potansiyel var, hatta bu deprem dolayısıyla alanda da gördük, toplumda da görüyoruz cidden bir heves de var aslında ama sonuçta koruyucu aile bulabilen yani gerçekleşmelerin taleple veya ihtiyaçla orantısız bir biçimde az olduğunu görüyoruz. Burada sorunlar neler, niye bunu beceremiyoruz? Yani aynı zamanda belki Sayın Vekilim de bunu cevaplar çünkü yani burada bizim bunu bir şekilde hallediyor olmamız gerekir. Potansiyel var, ihtiyaç var ama bir türlü buluşturamıyoruz demek ki bunları. Buradaki eksiklik nereden kaynaklanıyor? Bunları açabilirseniz sevinirim.
Çok teşekkürler.