| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker ve Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz ile 203 Milletvekilinin; Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4972) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 08 .03.2023 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkanım, öncelikle, hayatını kaybeden değerli vekilimize ve tüm depremzedelere hem geçmiş olsun diyorum ve başsağlığı diliyorum hayatını kaybedenlere.
Bugün aynı zamanda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, bütün kadınlarımızın da Emekçi Kadınlar Günü'nü anıyorum.
Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri; hepinizi tekrar selamlıyorum.
Ben bu konuyu daha önce 4/6/2020'de dile getirmişim, bugün 8 Mart 2023. O günden bugüne kadar Komisyonda duruyor ve ne kadar güzel, kağnı, kaplumbağa gibi yürüyoruz, kaplumbağa gibi yürüyoruz. Aslında, 2006'da bu kanun çıktığında, tarım kanunu çıktığında entegre sistemine geçilmesiyle ilgili hızlı bir şekilde geçileceği kanunda var ama yine, maalesef, Bakanlık... 2006'dan geldik 2023'e kadar ve 2014'ten bugüne de elinde mevcut bir sistem varken o sistemi kullanmıyor. Yine, bakınız, bu sistemi nerede kullanıyor? Nitratlı gübrenin takibinde kullanıyor. Şimdi, o zaman ben soruyorum Sayın Bakanlara ve yetkililere: Ya, yıllardan beri bizim çiftçimizin desteklemesine neden el koydunuz? Evet, çünkü bu sistemden yürütselerdi, yaklaşık olarak -TÜİK rakamlarıyla - 23-23,5 milyon hektar üretim yapılan, bitkisel üretim yapılan arazideki çiftçilerimiz destek alacaktı. Biz ne yaptık siyasiler olarak ve Bakanlık olarak? O günden bugüne kadar 14-14,5 milyon hektarlık alanı destekledik. Yani rakamı büyük göstererek çiftçinin cebine para girdiğini gösterdik ama aslında öyle değildi, gerçek üretim rakamı 23,5 milyon hektar. Ben söylemiyorum bunu, Bakanlığın, devletin resmî rakamı TÜİK söylüyor ve bunu da Bakanlık biliyor, bildiği hâlde yıllardan beri çiftçinin desteklemesine el koyduk arkadaşlar. Yani bu konuda, inşallah... Ve geçen dönemin Bakanını da Sayın Bakanı da burada anmak kısmet oldu, bürokratlarla beraber bir toplantı yaptık Orman Genel Müdürlüğünde. O gün, Tarım Reformu Genel Müdürüne -şu anda görevde yok- Sayın Bakan "Ya, doğru mu?" dedi, o da "Evet." dedi. "Neden geçmiyoruz?" Cevap yok.
Arkadaşlar, kaç yıldan beri bu bilindiği hâlde faaliyete geçmedi ve biz, bunu defaaten dile getirdik. En son -bu kitapçığı herhalde hepiniz hatırlıyorsunuz- 6 siyasi partinin mutabakatıyla 8'inci maddede yer alıyor. Bakabilirsiniz, 8'inci maddede aynen söylenen cümle şu: "Sigortalama ve tarımsal desteklerde, pek çok çiftçimizi dışarıda bırakan 'Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)' yerine; tarla tapularını ve kira kontratını esas alan geniş kapsamlı 'Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi'ni' kullanacağız." Bu, bir.
İki, Bakanlık ayrı bir şey daha yaptı. Avrupa Birliği fonlarından proje yaptık, parayı aldık, 3 bin küsur personelimizi eğittik, IS sistemi, Avrupa Birliğinin sistemi de hazır duruyor; yazıktır, günahtır arkadaşlar, çiftçiye bizim garezimiz mi var? Neden bugüne kadar durduk, neden bugüne kadar bekledik?
Bakınız, tarihini söylüyorum: 2/2956, 4/6/2020 verilen kanun teklifi bu. Defalarca bunu ben kürsüden dile getirdim, Meclis kürsüsünden Genel Kurulda ve aynı şekilde seçildiğimiz günden bugüne kadar bir kanun teklifi daha vardı, mecbur kaldınız uygulamaya. Neden mi? Şanlıurfalı bir çiftçimiz, sağ olsun, bizi dinledi, mahkemeye gitti, vergi mahkemesi "Olmaz." dedi ama Danıştay dedi ki... Ya, desteklemelerden vergi, stopaj alınır mı arkadaşlar? Destek niçin veriyoruz? İşte, bak, yapılandırma yapıyoruz. İş adamlarının vergi borçlarını yapılandıracağız, sileceğiz ama çiftçiye geldi mi yokuz. Dillendirdik, kanun teklifi vardı; o gün de birleştirmediniz, ben inanıyorum ki bugün de birleşmeyecek ama şunu tarihe not düşüyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bunu dile getirdik, defalarca dile getirdik; en sonunda mecbur kaldınız, mecbur kaldınız. Ben -inşallah yanılırım- bu kanun teklifi de birleşir; giderayak muhalefetle birlikte ortak bir kanun teklifi de Parlamentoda görüşülür diye temenni ediyorum ama yanılırım diye bekliyorum, inşallah yanılırım. Bugüne kadar olmadı, inşallah bugün bu gerçekleşir diyorum.
Değerli arkadaşlar, bu kanun teklifinde baktığımız zaman, şöyle bir şeyi ifade edeyim.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Buraya geçmedik daha.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Yok, yok, pardon, benim birleştirme...
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Sizin birleştirmenizle alakalı, tamam.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Evet, birleştirmemle ilgili.
Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi, 2014 yılında oluşmuş bir TÜKAS var. Sayın Bakan Yardımcılarım da bilir, sayın genel müdürler de bilirler, bu sistemle azotlu gübreyi, bu patlayıcı yapılan gübreyi takip ediyorsunuz; bütün Türkiye'de ne var, ne kadar dikili ağaç var, ne kadar makine var, her şeyi görüyoruz. Ama bizim Çiftçi Kayıt Sistemi'nde ise sadece neyi görüyoruz, ÇKS'dekinde? Tarla tapun varsa, kira kontratın varsa destekliyoruz, onun ötesinde hiçbir şey yapmıyoruz. Yani 54 milyar lira verdik ya bütçede bu yıl çiftçiye, 14 milyon hektara bölüyorsunuz desteği; bu desteği 24 milyona böldüğünüz zaman çiftçinin eline geçecek destek miktarı ortada.
Arkadaşlar, kimi kandırıyoruz biz? Yazık, günah değil mi? Bu çiftçiler üretim yapıyorlar, üretim yapıyorlar, yapmasına rağmen yıllardan beri bu kanun, maalesef, biline biline ve Bakanlık da buna göz yumdu çünkü çiftçimizin alın terine el koyduk, el koyduk, alın terine el koyduk ama ne kadar güzel ki giderayak seçimlere ramak kaldı, ramak kala bu yanlıştan dönüyoruz.
Ama benim üzüldüğüm konu şu: 2006'da bu kanunu çıkaran sizlersiniz; evet, iktidar çıkardı, şu andaki mevcut iktidar çıkardı. Ya, o günden bugüne kadar 2006, 2023; kaç yıl geçmiş arkadaşlar? Bir bakın. Ya, bir entegre sistemi kuramadık mı biz? Bu ayıp bize yeter yani yıllardan beri çiftçinin parasına biz el koymuşuz, alın terine el koymuşuz. Ondan sonra kalkıyoruz, burada diyoruz ki "Çiftçimize şunu verdik."
Yine, aynı şekilde -Sayın Başkanım, affınıza sığınarak bir açıklama daha yapayım- çiftçilerimizin alet ekipmanlarına haciz koyuyoruz. Bir ek madde ihdas edelim, çiftçilerimizin olmasına rağmen ve Yargıtayın da kararı olmasına rağmen, 11. Hukuk Dairesinin olmasına rağmen çiftçimizin traktörüne, alet ekipmanına ve desteğine haciz koyuyoruz. En son, Sayın Şanlıurfa Vekilimiz de bilecek, kendi ilindeki Dicle Elektrik AŞ yapılan gübre mazot desteğine... Nakdî veriyoruz. Neden? Depremzedeye destek olsun diye verdi Bakanlık ama ona Dicle Elektrik gitti, el koydu arkadaşlar. Burada beraber çözüm getirmemiz lazım, iktidar yetkililerine sesleniyorum: Komisyonda veya aşağıda bir madde ilave edelim, bu çiftçimizin sorununu da bir daha çözelim. Ha, isterseniz orada kanun teklifi, o da var, onu da getirelim, hazır kanun teklifi var bekleyen aşağıda, onu da alalım buraya ihdas edelim ve çiftçimizin diğer bir sorununu çözelim diyorum.
Sizden temennim, inşallah ben yanılırım diyorum, bu kanun teklifi de maddemizle birleştirilir ve muhalefet-iktidar olarak iyi bir kanun çıkarmış oluruz diye düşünüyorum.
Teşekkür ediyorum.