KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli Komisyon üyeleri, değerli davetliler, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ve bu vesileyle bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü, Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlarım. Çok kısa ama Türkiye'nin gündemindeki olan soruları sormak istiyorum. Şimdi, özellikle kayıp çocuk meselesi son derece önemli.

BAŞKAN CENGİZ AYDOĞDU - Evet, önemli.

MURAT EMİR (Ankara) - Tabii, böylesine bir afetten sonra kayıp çocuklarımızın olması beklenebilecek bir şey ama bu rakamlarda çelişik rakamlar geldi. Tabii, bu rakamlar güncellenmesi gereken de rakamlar. Dolayısıyla bugün itibarıyla kayıp çocuğumuz kaç tanedir? Ve de bunları bulmak için yapılan çalışmaları çok kısa ama açık bir biçimde ifade edebilirseniz Meclisimiz adına, Komisyonumuz adına mutlu oluruz.

Diğer bir konu, kayıp çocukların tam tersi, ailesini kaybetmiş çocuklar yani şu anda sahipsiz görünen, ailesi görünmeyen çocuklar. Bunun da sayısı son derece önemli ve özellikle Sayın Bakan Yardımcımızın bu durumda bir çocuğumuzun eğitimde olmadığını söylemesi biraz da doğrusu şaşırttı bizi.

MİLLÎ EĞİTİM BAKAN YARDIMCISI SADRİ ŞENSOY - Dışarıdaki Sayın Vekilim, dışarı giden illerimizdeki...

MURAT EMİR (Ankara) - Anladım, anladım. Buradaki durum nedir? Bu, önemli sayısal anlamıyla.

Diğer bir nokta da özellikle çocukların sahiplenilmesi konusunda da toplumda kimi tereddütler var. Yani birinci derece ebeveynlerini kaybetmiş veya bir şekilde hastanede ulaşamıyor, bilmiyoruz ama bununla birlikte çocukların emanet edildiği yakınları söz konusu. Buradaki kriterlerimiz neler? Onu da öğrenebilirsek sevebilirim.

Diğeri de özellikle cemaat yurduna verilen çocuklar meselesi. Kamuoyunda bu konu tartışıldı ve Aile Bakanlığından maalesef bu konuda açık bir yalanlama gelmedi. Basınla paylaşılan, bizim bildiğimiz, bize somut söylenen şu anda cemaat yurdunda kalan çocuk olmadığı şeklinde. "Yani "hiçbir şekilde verilmemiştir" "bunlar gerçeği yansıtmamaktadır" gibi bir haberle veya bilgiyle karşılaşmadık. Dolayısıyla bu söz konusu 9 çocuk -veya daha farklı, bilemiyorum, başka bir şekilde bir cemaat yurduna veya bir başka kuruma hiç fark etmez- verilmiş midir? Böyle bir olay olmuş mudur? Tabii, bundan sonra da elbette olacak mıdır diye sormayacağım. Elbette ki yapmayacağınızı tahmin ederim.

Teşekkür ederim, sağ olun.