KOMİSYON KONUŞMASI

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Çok Değerli Başkan, Komisyon üyeleri, sevgili bürokratlarımız; ben de herkesi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugüne adını veren, 1857 yılında 129 kadın emekçinin ölmesiyle başlayan ve daha öncesinde de başlayan aslında hak mücadelesi yüzyıllardır devam ediyor. Kadınlar 21'inci yüzyılda da hâlâ hak arama mücadelesine devam ediyor ve maalesef bugünlerde bizler, doğal afetlerin felaketlere dönüştüğü bugünlerde de hem bu hak arama mücadelesinin yanında başka şekilde yaşam mücadelesi ve diğer uğradığımız haksızlıklarla da mücadele etmeye devam ediyoruz. Ben bu vesileyle tüm kadınların -toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana kadar da tabii ki bu mücadele devam edecek- bu eşitsizliğin ortadan kalktığı, kadınların şiddete, ayrımcılığa uğramadığı, kız çocuklarımızın erken yaşta evlendirilmediği bir dünya umuduyla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyorum.

Doğal afetler evet, oluyor, yaşıyoruz ama ülkemizde gerçekten bu felakete dönüyor. Son yaşadığımız 6 Şubatta birçok ilimizi, onlarca ilimizi etkileyen afet gerçekten çok büyük bir felakete dönüştü. Ben de buradaki birçok arkadaş gibi deprem bölgesindeydim, Malatya'daydım, depremin 2'nci gününden itibaren bölgedeydim, yaklaşık 2-3 hafta, geçen haftaya kadar da bölgedeydim. Tabii ki depremin ilerleyen günlerindeki tercihlerin, ihtiyaçların değiştiğini gördük ama çok büyük bir mağduriyet vardı, çok büyük bir yıkım vardı yani hiçbirimizin ne yüreğinde ne aklında gerçekten onulmaz yaralar açacak, ülkemize de öyle. Hayatını kaybedenlere ben buradan bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza şifa diliyorum. Bununla beraber, bugün işte başka şeyler konuşuyoruz; kayıp çocuklardan bahsediyoruz, hâlâ isimsiz çocuklarımızdan bahsediyoruz, eğitim erişiminin önündeki engelleri konuşuyoruz. Bölgede de gerçekten siz Sayın Bakan Yardımcımız "41 özel eğitim çadırımız var." dediniz. Doğrudur değil mi? "Yıkılan her okulun yerine de çadır okul yapacağız." dediniz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKAN YARDIMCISI SADRİ ŞENSOY - Hepsine değil Sayın Vekilim. Yani şöyle: Öğrencilerin olduğu yerde, o bölgede çocuk gitmek istiyorsa, ayrılmamışsa, çadırda kaldıysa o gidecek olduğu okulun yerine devam edebilecek olduğu bir çadır açmak için elimizden geleni yapıyoruz.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Yani öncelikle ben o zaman şunu sormak istiyorum: Yıkılan okul sayımız nedir? Çünkü benim gezdiğim yerlerde, bölgelerde özellikle yıkılmayan anaokulu olsun, diğer eğitim kurumları olsun daha çok barınma amaçlı kullanılmaya başlanmıştı tek katlı olması hasebiyle de ve buralarda insanlar barınıyorlardı ve hâlâ tabii ki çadır ihtiyacı devam ediyor. Ve çoğu şehrin terk edildiğini hepimiz biliyoruz. Çok ciddi bir göç var. Benim ilim, seçim bölgem Tekirdağ'da da çok ciddi anlamda bir göç var. Gelen yurttaşlarımızı, depremzedeleri gezdiğimde öğrencilerin asla okula gitmek istemediğini, ailelerin... Ayrılmak istemiyorlar doğal olarak, çok büyük bir travma yaşamışlar yani kapalı ortama girmek istemiyorlar, ebeveynlerinden ayrılmak istemiyorlar. Okullara başvuru yapmadıklarını ifade ettiler. Gittiğim yerlerde daha çok bunu gördüm. Bunlarla ilgili ne yapıyoruz? Bu, çok kıymetli.

Kayıp çocuklar gerçekten hâlâ kamuoyuna yansıyan, çocuğunu arayan, erişemeyen ya da kaç kişi? Yani kaç çocuğumuz arama noktasında? Aranan çocuk sayımız ne? Gerçekten çok çelişkili rakamlar. Ben tekrara düşmeyeceğim Sayın vekilim Murat Emir'le ama ya, bu noktada çok ciddi manipülasyonlar var, kamuoyunda çocuklarını arayanlar var. Bu noktanın bir netleşmesi lazım. Bakanlıkların bu konuda daha net bir ifade kullanması lazım.

Bir diğeri de gerçekten özellikle vakıflara gönderilen çocuklar. Birçok haber yansıdı. Aile, Sosyal Hizmetler Bakanlığı "Hayır, böyle bir şey yok." dedi ama bununla çelişen vakıf yöneticilerinin ifadeleri var, kamuoyuna yansıyan haberler var. Bu konuda Komisyonumuzun net bir şekilde ben de bilgilendirilmesini rica ediyorum. Özellikle çocukların eğitimi noktasındaki başka illere giden çocuklarımız noktasındaki çalışmalar yani kurumlara başvurmayan çocuklarımız hakkında neler yapılıyor? Çünkü bölgeye gittiğimizde de en çok bizlerden talep edilen özellikle LGS ve üniversite sınavlarına hazırlıklarda kitap istemi çok fazlaydı öğrencilerin, motivasyonunda çok ciddi bir düşme vardı. Bununla ilgili ne yapıyoruz? Bununla da ilgili bilgilendirirseniz...

Teşekkür ediyorum.