KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Olur, olur.

Ya, önce cevap vermek istemem ama hiç de o duruma girmem ama ne yazık ki Bakanlıkta şöyle bir hikâye var: Ben Bakanlıkta çok kıymetli meslektaşlarımın olduğunu bilirim, kıymetlidirler ama nedense burada böyle bir algı alır başını gider. Şimdi, Bakan Yardımcısı açıklamalar yaptı, biz çok açık bir şekilde, şeffaf bir şekilde mısırdaki artışı söyledik, ayçiçeği de söyleriz, hiç sıkıntı yok ama doğru yerden doğru şekilde bakmaya ihtiyacımız var. Siz 66 milyonken 98 milyon ton ürün üretiyorsanız, bugün 90 milyon olmuşsunuz 128 milyon ton üretiyorsanız kişi başına zaten üretim açısından geridesiniz; bir kere bu bir. İki, bir de 2002'de ürettiğiniz ürün miktarıyla yani stratejik ürün miktarıyla bugünkü ürün, stratejik ürün miktarına bakacaksınız; nedir bunlar: Buğdaydır, arpadır, mısırdır, pirinçtir, pamuktur, kuru fasulyedir, nohuttur. Türkiye aslında dünyanın kapitalizmin neoliberal politikaların iş bölümü ilişkisi üzerinden maliyette yüksek, stratejik olmayan, piyasada pazar hâline getirilmiş bir üretim modelini bize dayatmıştır yani biz meyve ve sebze üretiminde hızla bir artışı gerçekleştirmiş durumdayız ama öbür tarafta bizim için önemli olan stratejik ürünlerde ne yazık ki çok çok gerideyiz. Zaten meslekten birisi olsaydınız bu açıklamaları gerçekten yapmazdınız size gelen rakamlar üzerinden. Ama ben yanıma aldım, biliyorum bunları söyleyeceğinizi o yüzden çok böyle detaya girmeden birkaç tane üründen sizlere bahsetmek isterim: Örneğin, çok başarılı olduğunuzu söylüyorsunuz, söyleyeyim, toplam 129 milyon ton hububat ithal etmişsiniz, 36 milyar dolar ödemişsiniz, ne kadar farkındasınız bilmiyorum; baklagiller 7,5 milyon ton ithal etmişsiniz, 5,3 milyar dolar ödemişsiniz; yağlı tohumlar -bunun içinde ayçiçeği yağı yok, küspe yok- sadece ana kalem olarak yaklaşık olarak 55 milyar dolarlık ithalat var, 55 milyar dolarlık; petrolden sonra en çok para ödediğimiz alan, bu böyledir, böyle. Ama özellikle şu kalemi söyleyeceğim ve bitireceğim, Başkanım, özür dilerim, kusura bakmayın.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Estağfurullah.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Çünkü hani "Bilinmesinde yarar var." dendi ya, elbette bilinmesinde yarar var.

Pamuk... Soruyorum bu salondaki dostlara, arkadaşlara: "Türkiye'nin pamuk almaya ihtiyacı olabilir." diyen bir tek insan çıkar mı? Marmara, Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu 7,5 milyon dönümden 2,3 milyon dönüme kadar düştük, tam 4 milyon dönüme çıkarken bu sene yine 2023'te yine geriye döneceğiz ve sadece pamuğu söyleyeceğim, başka bir şey söylemeyeceğim: Toplam 16,6 milyon ton ithalatımız var, 30 milyar dolar ödememiz var arkadaşlar ve 2022 yılı için özel bir şey söyleyeceğim: 1 milyon 73 bin ton lif, 2,9 yani 3 milyar dolar ithalat var, neyi konuşuyoruz arkadaşlar, neyi konuşuyoruz?

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Teşekkür ederim.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Son olarak şunu söyleyeyim, bitireyim, Değerli Başkanım, özür dilerim: Orman Genel Müdürüme sadece bir soru sorup bitireceğim: Orman bölgelerinde açılıp maden çıkarılan ki her türlü maden, özellikle şu mermer ocakları ve benzeri büyük... Çünkü biz uçakla zaman zaman seyahat ederken şöyle bir Türkiye'yi baştan başa geçiyoruz. Ne bir işletmesi kalmış ne bir şeyi kalmış, devasa maden işlemleri bitmiş, çukurlar, alanlar, kiminin içinde su var kimi öyle sahipsiz bekliyor. Merak ediyorum, ne kadar maden çıkarmayla tahrip olmuş alanımız var, bunların ne kadarı eski hâline rücu etti?