KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ben de bütün hazırunu saygıyla selamlıyorum. Milletimizin başı sağ olsun diyorum.

Tabii ilk başta karşı sıralardan "Sen fotoğrafını çektir git." gibi maalesef talihsiz bir şey oldu. Ben sadece teessüflerimi bildirerek burada söylemek istiyorum, başka bir şey söylemeyeceğim.

Evet, arkadaşlar, ülkemiz ve dünyamız sürekli devinim hâlinde, bir jeoloji mühendisi olarak söylemek istiyorum, yer kabuğu sürekli devinim halinde ve depremler olacak, olmaya devam edecek. Deprem bir afet değildir, deprem bir doğa olayıdır; bunu afete dönüştüren insanoğlunun yanlış yer seçimi, riskli alanlara yerleşmesi ve yer seçimsel tercihleridir ne yazık ki. Dolayısıyla, biz hani uçan kaçan, Avrupa'nın bizi kıskandığı bir ülke olarak yerleşim alanlarımızı seçerken üçüncü dünya ülkesi gibi... Resmî rakamlarla 46 bin ama biz deprem bölgesinde yaşayan insanlar olarak oradaki enkaz, oradaki bina sayısı, oradaki kayıp insanların sayısına baktığımızda bu sayıların çok çok daha üzerinde ölümler olduğunu biliyoruz, ne yazık ki. Daha ölümün bile gerçekleriyle yüzleşmeyenlerin kalkıp bize... Yani her konuda yanlış rakamların ve manipüle edilen rakamların önümüze konulmasından gerçekten usandık artık bu ülkede. En azından bu afet bir dönüm noktası olsun lütfen.

Evet, değerli milletvekilleri, değerli hazırun; tabii ki bu fay zonları, Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Ege'deki fay zonları nedeniyle ülkemiz sürekli depremselliği olan bir ülke, bunu artık yedi yaşındaki çocuk bile biliyor. Milletvekili olduğumuzdan bugüne kadar çeşitli araştırma önergeleri ve kanun teklifleri vermiş olmamıza rağmen ne yazık ki bunların hiçbirisi kabul görmedi. Van, Malatya, Elâzığ depremlerinde can kayıpları yaşadığımızda da fay yasasının çıkarılmasına ilişkin verdiğimiz kanun teklifi reddedildi ve daha sonrasında Bayraklı'da maalesef 117 vatandaşımızı kaybettikten sonra bir Deprem Komisyonu kuruldu arkadaşlar. Bu Deprem Komisyonunda tam beş buçuk ay 22 milletvekiliyle sabahlara kadar bir mesai harcandı, bilim insanları dinlendi, belediyeler dinlendi, kamu kurumları dinlendi, kurtarma ekipleri dinlendi ve 268 maddelik önermeyle 500 sayfalık hazırlanan bu rapor Temmuz 2021'de Meclise sunuldu ve maalesef tozlu raflarda çürümeye terk edildi her zaman olduğu gibi. Şimdi yeni bir deprem yaşadık ve yeni bir komisyon daha kuruyoruz, bu komisyon 4'üncüydü, 5'inci komisyonu da kuracağız arkadaşlar. Bunu burada ifade etmek isterim.

Bir başka şey: Fay zonlarının çalışılması gerekiyor bu ülkede arkadaşlar. Fay zonlarının muhakkak imar planlarına işlenerek ki bu 50 metre mi, 100 metre mi bu zon imar planlarına yasaklı alan olarak işlenmesi gerekiyor. Bugün 24 ilimiz, 500'ü aşkın köyümüz ve 100'ü aşkın da ilçemiz doğrudan fay zonları üzerinde. Biz bunların tamamının taşınmasını ifade etmiyoruz fay yasasıyla. Bu zon üzerinde bulunan... Bilimsel verilerle, jeolojik, jeoteknik ve mikrobölgeleme çalışmalarıyla bu zon 50 metre mi, 100 metre mi belirlenmeli ve bugün itibarıyla, hemen, buradan bu köyler, kentler ve illerin bu zon üzerindeki yapıları derhâl taşınmalıdır diyoruz. Eğer 1999 depremi milat kabul edilmiş, 17.500 vatandaşımızı kaybettiğimiz bu deprem sonrası bu dönüşüme başlamış olsaydık bu 24 kentimizde bu dönüşüm tamamlanmış olurdu arkadaşlar; bunu niye önümüze koymuyoruz? 1999'dan bugüne yirmi dört yıl geçti; hangi kentimizi taşıdık, hangi fay zonu üzerindeki yeri yeniden yapılandırdık? Bunu yapmadık arkadaşlar.

Tabii, ikinci olarak, imar planları yapılırken kentlerin jeolojik, jeoteknik, mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması son derece önemli. Bina türü yapılar ile baraj, tünel ve benzeri gibi tüm yapılar ve altyapılarda muhakkak jeolojik, jeoteknik çalışmalar yapılmalı arkadaşlar, gerekli önlemler alınmalı.

Kentsel dönüşüm, 6306 sayılı Yasa ne yazık ki afet riski altındaki kentlerin dönüştürülmesinden başka alana dönüştü. Bunu söylediğimiz zaman kızıyorsunuz; gerçekten, bu anlamda, herhangi bir kentin afet riskini azaltmaya dönük değil, rantı yüksek olan herhangi bir semtte 3 katlı, 5 katlı bir binanın gökdelene çevrilmesine evrildi. Bunu söylediğimizde kızmayın lütfen çünkü yaşadığımız son deprem gösteriyor ki bu kentsel dönüşüm sağlıklı olarak yapılmadı.

Yine, 4708 sayılı Yapı Denetimi Yasası'nın yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor arkadaşlar. Emeklilerin 3 bin-5 bin lira alarak evinden yapıyı denetlediği bir yapıdan derhâl bunun kurtarılması gerekiyor arkadaşlar. Proje firması kimse yapının tamamlanmasına kadar bu yapı denetimini kontrol etmesi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Hocam, deprem bölgesinden birisi olarak rica ediyorum, biraz süre istiyorum.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Buyurun, tamamlayın lütfen.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bu yapı denetiminin, proje firması tarafından yapı bitinceye kadar hem sorumluluğunda hem de denetiminde olması gerekiyor.

Yine, sigortacılığın, DASK'ın gözden geçirilerek... Eğer bir sigorta firması, yıkılacak bir yapıya bedelini ödeyecekse bunun iyi yapılmasını kontrol edecektir arkadaşlar. Muhakkak DASK'ın da hem sorumlu hem de denetleyen kısımda olması gerekiyor.

Yine, en önemli konu: 4 mühendislik birimi var yapı denetiminde, jeoloji mühendisi yok. En önemli konunun zemin olduğunu Hatay'da devrilen binalarda gördük. Zemin etütleri de su basmanına kadar mutlaka jeoloji mühendisleri tarafından -önlemler doğru mu uygulanmış, uygulanmamış mı- kontrol edilmesi gerekiyor.

Tabii, yine, burada yaraları sarmaya dönük bir şey kuruluyor ama ben yaraların sarılmasından ziyade yaraların oluşmamasına yönelik olarak imar affının literatürden tamamen çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca şuna da değinmeden geçemeyeceğim: Arkadaşlar, bakın, AFAD tarafından hazırlanmış, Adana, Hatay ve Kahramanmaraş'a ilişkin İRAP raporları var, il afet raporları. Peki, buradan ben size sadece Hatay'la ilgili okumak istiyorum, diyor ki: "5,5 büyüklüğünde bir deprem olursa Antakya, Defne, Belen ilçeleri zarar görecek." Bugün hangileri zarar gördü arkadaşlar bu 5,5 depreminde? Peki, 7,5'te ne diyor? "Hatay merkez ve tüm ilçeleri zarar görecektir." diyor sizlerin hazırladığı, AFAD'ın hazırladığı İRAP raporu arkadaşlar. Peki, buna ilişkin ne yaptınız, dönüşüme ilişkin ne yaptınız? Bakın, sayfalarca rapor var. Maraş; yerini söylemişler Maraş'ta.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Şevkin, tamamlar mısınız lütfen.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Dolayısıyla, burada, gerçekten, parasal konulara gelince cevval olan ancak sosyal ve fiziksel olarak yaşanan bu afete ilişkin nasıl bir çözüm olacağını bilemediğimiz; İstanbul'a ilişkin nasıl öneriler getireceğini bilemediğimiz; denetim, şeffaflık olması gereken bu fonun aynı zamanda kayıt dışılıktan da kurtarılması gerektiğini düşünerek teşekkür ediyorum.