| Komisyon Adı | : | (10 / 6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk'ün, Toplu Konut Projeleri ve Araştırma Dairesi Başkanı Ahmet Kutluğ Gayretli ve Emlak Konut GYO AŞ Genel Müdür Yardımcısı Alim Kaplaner'in, 6 Şubatta meydana gelen depremler sonrası deprem bölgesinde yaptıkları çalışmalar ve planlamalar hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 22 .03.2023 |
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Başkanım, şimdi, TOKİ konutlarıyla ilgili süreci en canlı yaşayan milletvekillerinden birisiyim. 2020 yılında Elâzığ'da bir deprem yaşadık.
TOKİ sürecini en canlı yaşayan milletvekillerinden birisiyim. Yani bu süreç içerisinde TOKİ'nin kurum olarak doğru yaptığı işler, aynı zamanda planlamayla ilgili, süreçle ilgili yapılan yanlışlıklar, neler yapılması gerektiği konusundaki düşüncelerimi ben Meclis Genel Kurulunda, bunu ulaşabildiğim basın organlarında da sürekli gündeme getirdim.
Özellikle konuşmama başlarken sanıyorum Başkan Yardımcısı statüsünde arkadaşımız burada. Kuruma teşekkür ederim. Yani TOKİ gerçekten bir kamu kuruluşunun disiplinini ve özel sektörün pratik, acil ve hızlı hareket edebilme kapasitesiyle iş yapan ve son derece de başarılı işler yapan bir kurum olarak Elâzığ'da gördüm. Bunu niye söylüyorum? Yani bina yapımıyla ilgili ihale süreçleri, kontrol süreçleri, kesin kabulleri, kura çekimleri, bunlarla ilgili bir başarı hikâyesi vardı ama eksiklikler de vardı.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Sistem vardı.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Yani benim gördüğüm kadarıyla, izlenimlerim kadarıyla vatandaşların, hak sahiplerinin hem talepleri hem istekleri hem önerileriyle ilgili burada yorum ve değerlendirme yapmak isterim. Yani öncelikle birinci derecede TOKİ'nin bir başarı hikâyesi olduğunu ifade etmek isterim. Bunu nereden anlıyoruz? Bunu şuradan da anlıyoruz: 6 Şubatta yaşanan deprem Elâzığ'da da yaşandı eğer TOKİ konutları 2020 yılındaki depremden sonra bu kadar hızlı ve seri bir şekilde yapılmamış olsaydı biz de Malatya gibi bir acı tabloyla karşı karşıya kalabilirdik.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Doğru.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Yani bu, işin bir boyutu. Yani yaşamsal boyutuyla ilgili bir başarı hikâyesi var mıdır? Vardır. Vatandaşlarımızın can güvenliği sağlanmıştır, başlarını sokabilecekleri birer ev yapılmıştır ve mülkiyet haklarıyla ilgili de yapılabilmesi gereken şeyler yapılmıştır.
Şimdi orada yaşanan sorunlara ve önerilere gelmek isterim. Birincisi, Anadolu şehirleri batı şehirleri gibi çok hızlı gelişen bölgeler değil, iller değil. Yani Ankara'da bugün Ankara'ya 15-20 kilometre uzaklıkta bir mahalleye bir konut projesi uygulayabilirsiniz, iki yıl, üç yıl sonra oralar bir şehir merkezine dönüşebilir yani şehirlerin büyümesi, hızı açısından, gelişimi açısından ama Anadolu şehirleri için aynı şey geçerli değil. Anadolu şehirleri dışarıdan göç almak yerine sürekli göç verdiği için yani şehirler gelişmek yerine küçülen şehirler hâline dönüşüyor. Mesela, Elâzığ'daki bu TOKİ konutlarının yapımıyla ilgili bana göre en büyük eksikliklerden ve eksik değerlendirmesindeki temel nedenlerden biri şu: Rezerv alanlarımız şehir merkezlerine çok uzak bölgeler seçildi. Güvenli bölgeler, dağ etekleri ama şehrin günlük yaşam akışını sağlayacak bölgeler değildi. Yani oranın, o TOKİ konutlarının yapıldığı rezerv alanlarının şehir merkezi olabilmesi için, bir mahalle kültürünün gelişebilmesi için uzun bir sürece ihtiyacı var. Yani burada, aslında şehrin içerisinde zemini daha güvenli bölgelerde rezerv alanı olarak kentsel dönüşümle birlikte planlanmış olsaydı ve kötü yapı stokuyla bunun içinde eritilmiş olsaydı şehirde yalnızca konut yapmak değil, aynı zamanda şehre yeni bir değer katabilirdik yani şehri bir çekim merkezi hâline getirebilirdik. Bununla ilgili eksiklikler oldu ama bu söylediğimiz öneri 6 Şubat depreminden sonra Elâzığ Valiliğinin -Valinin- Başkanlığında 4 AK PARTİ milletvekili ve Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili olarak ben, ilin Belediye Başkanı, sivil toplum örgütleri olarak toplandık; yeni yapılacak konut alanlarının şehir merkezindeki bütünlüğü sağlayabilecek alanlar olmasıyla ilgili ortak bir öneri getirdik.
Bir de Sayın Başkanım, konutlar hızlı yapıldı, pratik yapıldı, sağlam yapıldı ve can güvenliği açısından bana göre son derece sağlam konutlar. Buralar doğal olarak -bu TOKİ'nin sorumluluğunda değil ama siyasetin sorumluluğunda- bu alanlar yaşam alanı olarak planlanmadı. Yani yalnızca barınma alanı olarak planlandı, yalnızca konutlar yapıldı. Hâlbuki buralara bir mahalle kültürünü de getirerek bir yaşam alanını da sunmak ve imkânlarını da sunmak lazım. Ulaşım sorunu var, ticari alışveriş yapmakla ilgili sorunlar var; sosyal, günlük hayatın akışıyla ilgili, ihtiyaçların giderilmesiyle ilgili sorunlar var.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Gürsel Bey, siz yokken hep bunu gündeme getirdik.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Olabilir, teşekkür ederim.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Hatta sizin isminizi verdik.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Ben yaşadığım için buradan söylüyorum.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Hatta 3+1 olsun diye yani sizin adınıza bunların tamamını söyledik.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Sağ olun.
Sayın Başkanım, Sayın Bakanım; inanın, ilk günden beri biz 2+1 konutlara karşı çıktık. Dedik ki: Yapmayın, 3+1 yapın.
Ayrıca, konutların kura çekiminde de sorun var. Yani aslında Emlak Konut bu konuda Türkiye'de çok profesyonel bir altyapısı olan kurum. Ön yeterlilik alarak yani katlara göre, fiyatlara göre bir talep formatı düzenleyerek, bir istek talep formu düzenleyerek kuraları ona göre yapabilir. Şimdi, burada ne yapılıyor? Yani TOKİ'nin yetkilileri de bilirler, hak sahiplerinin hepsi bir torbaya atılıyor, kura çekiliyor.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Kura çekiliyor.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Diyelim ki siz bir karı, kocasınız, size 2+1 yeter ama size 3+1 çıkıyor. Veya diyelim ki: Ailede iki üç çocuk, toplam 5 kişi.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Becayiş yapabilirler, becayiş.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Yapamıyorlar, yapmıyorlar.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Öyle mi?
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Ona da 2+1 çıkıyor. Yahut da Sayın Başkanımız Recep Bey bilir, Elâzığ depremi sonrası kurulan Komisyonda bir mahalleyi ziyaret etmiştik.
RECEP UNCUOĞLU (Sakarya) - Evet.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - 2+1'de oturan bir vatandaşımız geldi -hatta orada tatsız bir tartışmamız da olmuştu 1 başka arkadaşımızla- dedi ki: "Ya 2+1, ben 5 nüfusum -2 kızım, bir oğlum var- 5 nüfus 2+1 bir evde nasıl yaşayabilirim?" Kümes gibi evler yapıldı yani vatandaşın memnuniyeti de değerlendirilmeli. Mesela, Gökan Bey'in işte bu ortak kullanılacak alanlarla ilgili, lavabo, tuvaletlerle ilgili önerileri, bunlar doğru; Anadolu kültüründe artık insanların yaşam tarzı değişiyor.
Kura çekimiyle ilgili de yani kat kat önceden planlanmalı yani 4'üncü katın fiyatı bu, 3'üncü katın fiyatı bu, 2'nci katın fiyatı bu; 2+1'in fiyatı bu, 3+1'in fiyatı bu. Mevkiler de değişiyor yani mevkiler de emlaka değer katıyor. Mesela, Elâzığ'da Yemişlik ile Zafran bölgesinde yapılan konutların fiyatları aynı değil yani sattığınız zaman aynı fiyat değil. Zafran bölgesi daha değerli bir bölge ama herkes aynı kuraya katılıyor. E, şimdi, o zaman Zafran'daki konutun fiyatı ile Yemişlik'teki konutun fiyatı da aynı olmamalı yani TOKİ'nin borçlandırması da aynı olmamalı. Vatandaşlara seçenek sunulmalı, vatandaşlar bu seçenekler doğrultusunda kuraya girmeli ve kurada çıkan sonuca göre de hakkına razı olmalı.
Bir de Başkanım, konut fiyatlarında belirsizlik var. Mesela, Elâzığ'da hâlâ -bunu ben Sayın Bakana yazılı soru önergesi de verdim, cevap gelmedi- şöyle bir belirsizlik var: 2020 yılında deprem yaşandı, TOKİ hemen hızlı bir şekilde konut yapmalara başladı, 2020 yılı içerisinde teslimler yapıldı. Şimdi, hâlâ da Elâzığ'da TOKİ konutları devam ediyor. Şimdi, 2020 yılındaki konutun birim fiyatı ile, maliyet fiyatı ile 2022 veya 2023 yılındaki konutun birim fiyatı ve maliyeti aynı fiyat değil. Yani 2020 yılında, işte, diyelim ki bir konutu 500 bin liraya mal ettiyseniz hak sahibini AFAD 500 bin lira üzerinden borçlandırıyor ama 2022 yılında eğer bir konutun maliyeti 500 bin değil de 1 milyon olduysa maliyet üzerinden borçlandırdıkları için orada da bir haksızlık var. Yani ikisi de mağdur, aynı depremde hak sahipliği kazanmış, aynı deprem sonucunda bir konutun alımıyla ilgili hakkı doğmuş ama bunun da bir standarda bağlanması lazım. Yani depremin olduğu tarih itibarıyla bir konutun maliyeti neyse siz hangi tarihte yaparsanız yapın, teslim ederseniz edin fiyat sabit olmalı. Yani bu konuda da Elâzığ'da talepler ve yaşanan sorunlar var.
Bunu da gündeme getirdiniz mi bilmiyorum, ilk araştırma komisyonunun ilk toplantısında gündeme getirmiştim; orta hasarlı binalar. Dün de gündeme getirdim.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Bu, gündeme geldi.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Bu, kesinlikle "orta hasarlı binalar" diye bir kavram, bir tanımlama olmamalı.
LÜTFİ KAŞIKÇI (Hatay) - İptal oldu o zaten.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Şimdi, bu TOKİ'nin...
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Evet yani sisteme de işlenmeli bu.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Aynen, TOKİ'nin konut desteği, bunu görüştük, Necip Bey özellikle bunu çok vurguladı.
Onun TOKİ'yle ilgisi yok.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Gelelim köy konutlarına.
Şimdi, Gökan Bey köy konutlarıyla ilgili, işte, prefabrik binaları önerdi. Tabii, hayvancılığın olmadığı yerlerde prefabrik binalar doğru tercihtir ama hayvancılığın olduğu yerlerde 2 katlı ahırlı binalar yapılmalı. Mesela, Elâzığ'da prefabrik tek katlı binalar yapıldı, bunlar hayvancılıkla uğraşan köylüler için kullanışlı binalar değil yani bunlar bağ evi, çiftlik evi, hafta sonları gidip zamanınızı geçirebileceğiniz standartlara sahip evler. Hâlbuki köyde bir yaşam devam ediyor.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Gürsel Bey, ben burada size itiraz ediyorum; çok önemli, uygulamasını yaptık.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Tabii tabii, buyurun Sayın Bakanım.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Bu Ilısu Barajında Ilısu köyü vardı. "Ya, bizim evin altında ahır olsun." dediler. Biz, tabii, vatandaş istiyor diye yaptık fakat öyle bin metrekareye 2 katlı villa gibi evler yaptık. Sonra dediler ki: "Ya, buraya ahır olmaz. Burayı biz gelecekte çocuklarımız evlendiği zaman konut olarak kullanırız. Ve neticede onları ne yaptık, biliyor musunuz? Bakın, benim dediğim noktaya geldiniz dedim. Hemen köyün yukarısında böyle müşterek bir ahır, hatta onun bütün sularını topladık, biyogaz tesisi falan kurduk. Bana kalırsa evlerinin altına ahır yerine yani TOKİ bu Ilısu köyündeki durumu incelerse vatandaş çok memnun. Yani evlerin altına ahır yapmanın başka mahzurları var. Hemen köyün üstünde veya yakınında...
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Sayın Bakanım, bizim Anadolu şehirlerimizde toplu ahır alanları doğru bir uygulama değil yani bu da isteğe bağlı yapılabilir. Yani şimdi, bununla ilgili bir örnek vereyim.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Ya, bu şimdi değişti Gürsel Bey.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Şimdi, Elâzığ'da tarım da etkin, hayvancılık da etkin.
NECİP NASIR (İzmir) - Ben bir örnek vereceğim...
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Ben müsaade ederseniz bunu anlatayım: Yani tarıma dayalı olan köylerde ahıra ihtiyaç yok yani onu bir erzak odası, depoları gibi kullanabilir ama hayvancılığın olduğu köylerde 2 katlı ahırlı evlerin yapılmasıyla ilgili talep var. Ayrıca, bunu da yine hak sahibine bırakalım. Yani yine onun fiyatlandırmasını ayrı yapalım. Yani tek katlı mı istiyor, 2 katlı mı istiyor, ahırını uzak bir bölgede mi istiyor yani burada vatandaşı işin sürecine dâhil etmek lazım, sorun burada. Yani ben Ankara'dan bunu planladım...
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Ama vatandaşa böyle bir imkân da sunalım, toplu ahır, toplu şey, onlar ahırları da...
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Yani buna da karşı çıkmıyorum Sayın Bakanım, bu da önerilebilir ama buna vatandaş, köy karar versin.
NECİP NASIR (İzmir) - Bir örnek vereyim sadece...
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Yani buna biz karar vermek yerine köy karar versin.
NECİP NASIR (İzmir) - Sayın Başkanım, iki saniye...
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Buyurun Sayın Başkan, buyurun.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Müsaade ederseniz Gürsel Bey.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Tabii, tabii.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Buyurun.
NECİP NASIR (İzmir) - Şu anda, TOKİ bizim İzmir Eğridere'de heyelandan kaynaklı 34 tane hafif çelikle ahırlı konutlar yapıyor; yalnız, ahırlarını arka tarafında yani yerleşimin hemen arkasında herkese has alanlar yaptı ve inşallah önümüzdeki ay -zannediyorum- teslim edeceğiz. Hafif çelikle yaptı, çok güzel konutlar oldu...
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Sayın Milletvekilim, bakın, Anadolu'da ahırların evlerin altında olmasının en büyük nedenlerinden biri, ısıtma.
ZEYNEP YILDIZ (Ankara) - Evet, alttan ısıtma.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Soğuk kentlerde, soğuk illerde ahırın olduğu evler ısınır, ısıtma amaçlıdır. Ben diyorum ki: Her bölgenin coğrafik yapısı, iklim koşulları birbirinden farklı olduğu için yani Ege'de bir köy evini yaparken tek katlı prefabrik ev mantıklıdır veya İç Anadolu'da mantıklı olabilir veya Akdeniz Bölgesi'nde mantıklı olabilir ama kırsal iklimin ve soğuk havanın etkin olduğu illerde ahırın evin altında olması lazım.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Ya, bunu vatandaşın tercihine bırakalım mı?
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Bunda da teknik olarak yine, Ankara siyasetinin ve bürokrasinin planlaması değil, bunu valilikler muhtarlıklara köy köy sorabilirler, ona göre de bir maliyet olur Sayın Bakanım yani "Tek katlı ev istiyorsan maliyeti bu, 2 katlı ahırlı ev istiyorsan maliyeti bu." Yani vatandaşı işin sürecine dâhil etmek lazım ve onun inisiyatifine göre bir hak mağduriyetinin giderilmesi lazım.
Elâzığ'da eksik işler de yapılmıştır, doğru işler de yapılmıştır. 6 Şubat depreminden sonra bizim de girişimimizle Sayın Cumhurbaşkanının oluruyla Elâzığ afet bölgesi ilan edildi. 6 Şubatta can kaybımız yok; yalnızca 1 bina göçtü, göçükte 1 polis memurumuz bir de 1 vatandaşımız hayatını kaybetti.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Allah rahmet eylesin.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Ama sonra bizim bunlarla ilgili anlatmamız, söylememiz ve Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşmemizden sonra Elâzığ afet bölgesi ilan edildi. Afet bölgesi ilan edildikten sonra hasar tespitlerinde şu anda 8 bine yakın binanın yıkım kararı çıktı. Bu 8 bin bina, nasıl bir bina biliyor musun Sayın Bakanım? Az hasarlı olup da depremler sonrası ağır hasara dönen binalar yani depremden etkilenen ve ağır hasara dönen ve Hatay'dan, Maraş'tan, Gaziantep'ten, Adıyaman'dan ve Malatya'dan sonra en fazla yıkım kararı verilen il, Elâzığ. Yani benim sizden ricam: 2020 yılından sonra Elâzığ'da TOKİ konutları vatandaşın hayatının kurtarılmasıyla ilgili önemli bir iş başarmıştır ama 6 Şubattan sonraki depremden dolayı yeni yaratılan hak mağduriyetiyle ilgili yıkılacak binalardan dolayı bu önerilerimizi ciddiye alarak TOKİ konutlarının yalnızca bir barınma alanı olarak değil, bir yaşam alanı olarak planlanması, köy evlerinin 2 katlı olarak yapılması ve hak sahiplerinin bu planlamalarla ilgili, yapımlarla ilgili sürece dâhil edilmesini Komisyonun da bürokrat arkadaşların da bilgisine sunarım.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Teşekkür ederiz
Ben de şunu teklif ediyorum: Bu evlerin altında ahır olması veya olmaması, müşterek ahır yapılması konusunu vatandaşa bırakalım.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Manavgat'ta yapıldı.
RECEP UNCUOĞLU (Sakarya) - Pütürge'de de yapıldı.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Yani dolayısıyla, bunu vatandaşa göre şey yaparsak... Mesela, bakın, Ilısu'da özellikle vatandaşlar önce evin altına istediler ama onu gördükten sonra dediler ki: "Bize köyün yakınına müşterek bir ahır yapın." Hemen yürüyüş mesafesinde...
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Sayın Bakanım, biz rahata düşkünüz, biz uzağa gidemeyiz, ahır evimizin altında olacak.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Ya, biraz yürüsün.
GÜRSEL EROL (Elâzığ) - Isı, ısı...
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Tamam, ısı... Ama dediği gibi soğuk bölgelerde bu, evin altında olabilir.
Peki, teşekkür ediyoruz.
Siz değerlendirme yapacak mısınız şimdi?
NECİP NASIR (İzmir) - Ben bu konuyla ilgili değil, en son bir önerim var, Komisyonumuza farklı bir konuyla ilgili önerim var.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Tamam.
Evvela TOKİ'ye teşekkür ediyoruz. TOKİ -Gürsel Erol Beyefendi'nin de ifade ettiği gibi- hakikaten bir başarı hikâyesi oldu ama tabii, her başarının yanında eksikler var, ben de katılıyorum; kura çekimi, maliyetlerin tespiti, uygun konut tipinin seçimi vesaire önemli. Bunları siz de dikkate alırsanız çok memnun oluruz hakikaten; bu genel bir husus.
Bir de özellikle Gökan Bey'in söylediği husus da çok önemli yani TOKİ hakikaten çok... Bir il olsa işiniz daha kolaydı ama şimdi 11 il var, 400 küsur bin tane konut yapacaksınız; bu daha da artar, 500 bine, 600 bine çıkacaktır. Dolayısıyla, vatandaş da önümüzdeki kış ayından önce konutlarına yerleşmek ister; bu çok önemli yani bu ekonomi açısından da önemli çünkü işi orada, arazisi orada, her şeyi orada. Yani TOKİ'nin burada, bu inşaatları özel sektörün kapasitesini dikkate alarak, kendinizin kayar kalıp sistemi... Özellikle Sayın Vekilimiz Gökan Bey'in ifade ettiği gibi prefabrikte değişik teknikler var biliyorsunuz; betonarme prefabrik, beton-çelik karışımı, hatta ön gerilmeli, ahşap gibi dört beş çeşit inşaat teknikleri var; burada da Türkiye'de çok büyük potansiyel var, ben de bir mühendis olarak Türkiye'deki potansiyeli biliyorum ama bu potansiyel çok daha gelişebilirdi. Pek çok ülkede bu potansiyel çok gelişti, eğer biz de bu potansiyeli harekete geçirirsek size büyük destek olur. En azından biz yüzde 25-30 oranında mümkün olan yerlerde zemin+3, zemin+2; 2 kat olan yerlerde prefabrik konut olarak hemen önünü açarsak ekonomik olacağını... Emniyetli olması lazım, ekonomik olması lazım, bir de her şeyden önce süratli olması lazım, çok süratli. Bu organizasyonu TOKİ olarak yaparsa... Tabii, bu arz talep meselesi, eğer siz "Ya, biz bu şekilde, mevcut kayar kalıp sistemine göre yaptıracağız." derseniz, inanın, kalıpçı bulamazsınız, demirci bulamazsınız, belki yeteri kadar da malzeme bulamazsınız çünkü prefabrik inşaatlarda -ben yurt dışında da çok gördüm- hakikaten duvarı bile hazır prefabrike ediyor, oraya monte ediyor; içinde elektrik tesisatı, su tesisatı, her şey var. Dolayısıyla, bunu da dikkate alırsanız, en ekonomik neyse... Burada, prefabriklerde şu hata olabilir: Eğer betonarmeyse birtakım kiriş kolon bağlantılarında bu konuda hassas olmak gerektiği kanaatindeyim ama dünyada bu konu da -kendi konum olduğu için biliyorum; betonarmeden mezunum ben, teknik üniversite- çözülmüş durumda; ben bunu tavsiye ediyorum. Yani sizin sağlam yere, çok sağlam binaları süratli bir şekilde, ekonomik şekilde, vatandaşın da taleplerine uygun şekilde yapmanızda çok büyük fayda var çünkü bu vatandaşımızı memnun etmemiz lazım. Ya, bu bizim vatandaşımız, mağdur olmuş, yakınını kaybetmiş, malını kaybetmiş, mal canın yongası. Dolayısıyla, bu vatandaşa, herkese ayrım yapmadan sahip çıkmamız gerekiyor.
Bir de şunu söyleyeyim: Devletimiz güçlü, hakikaten, dünyada bu sektörde biz Çin'i de geçtik yani, müteahhitlik sektöründe Çin'den sonra 2'nci sıradayız dünyada. Dolayısıyla, bu potansiyeli de değerlendirelim diye teklif ediyorum.
Teşekkür ediyoruz.
Kısa, öz olarak siz de söyleyeceksiniz, söz aldınız; size de söz vereyim. Daha sonra Sayın Başkan Yardımcım soruların bir kısmını cevaplasın, diğerlerini daha sonra yazılı... Ben size söz vereyim, siz de kısaca özetleyin.
Buyurun efendim.