KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Evet, teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, şu, elimde görmüş olduğunuz 11 Ağustos tarihli, 11 Ağustos 2021 tarihinde imzalanan 2021 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü. Altında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Bilgin'in de imzası var Sayın Elitaş. "Geçici işçiler" başlıklı 8'inci maddesinde burada, bu düzenlemede diyor ki: "Kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılan geçici işçiler kanuni düzenleme yapılarak daimî işçi kadrolarına geçirilmesi yönünde gerekli yasal düzenleme çalışmaları başlatılacaktır." Üzerinden yirmi aya yakın süre geçti. Şimdi karşımıza gelen teklif ise âdeta "Hani ne yapsam da geçici işçilere kadro vermesem." şeklinde. Geçici işçilere kadro verilmiyor, bir kere bunu net olarak ifade edelim. Geçici işçilerin çalışma sürelerinin on bir ay yirmi dokuz güne uzatılması ve sürekli işçi kadrolarında boşluk olduğunda en çok çalışma süresi olan geçici işçilerin sürekli kadrolara geçirilmesi düzenleniyor. Bir kere, kamuda geçici işçi, taşeron işçi ayıbına son vermemiz gerekiyor. Oysa düzenleme kamunun geçici işçi çalıştırma ayıbını devam ettiriyor. Örneğin, Karayollarında binlerce taşeron işçi varken bunları kadroya almak yerine Kurum aracılığıyla yeni işçi alınmak isteniyor. Sonuç olarak, geçici işçiler, geçici işçiliği kalıcılaştıran bu düzenlemeyi değil, iş güvenceli kıdem tazminatı hakkına sahip oldukları, Bakanın ya da idarenin iki dudağından çıkan bir kelimeyle işsiz kalmadıkları, kadrolu bir çalışma düzeni istiyor. İşçi geçim derdini mi düşünecek, çocukların okul masrafını mı düşünecek, yoksa "Yarın işten çıkarılacağım." korkusunu mu düşünecek?

Değerli milletvekillerim, taşeron yasasının kanamaya devam ettiğini gösteren 3 kısa mektup okumak istiyorum. İlki, şeker fabrikalarında çalışan bir işçi arkadaşımızdan. İşçi arkadaşımız bu mektubunda diyor ki: "Sayın Vekilim, ben 1997 yılında şeker fabrikasında başladığımda evliydim ama henüz çocuğum yoktu ve kadro beklentisiyle işe başladım. Şimdi, sene 2023 ve benim 2 yaşında torunum oldu, ben hâlâ kadro bekliyorum. Gelecek olan kadroda 'Önce on bir ay yirmi dokuz gün, sonra kıdem sırasına göre kadroya geçilecek.' deniyor. Allah aşkına Sayın Vekilim, biz geçici işçiler olarak 'ama'sız, 'fakat'sız direkt olarak kadroyu istiyoruz." Var mı "ama"sız, "fakat"sız kadro? Yok.

İkincisi, diğer bir mektup; burada diyor ki: "Sayın Vekilim, 696 sayılı KHK'yle kapsam dışı kalan, kadro anasının ak sütü gibi helal olan Karayolları müşavirlik ve danışmanlık hizmet alımı çalışanları olarak asıl işi yapıyoruz. Müteahhitlerin yapmış olduğu yol, köprü, tünel, viyadük gibi yapıları kontrol ediyor; mesaimizin tamamını Karayolları için harcıyoruz. Biz neden kapsam dışında bırakılıyoruz, kadro alamıyoruz?"

Üçüncüsü de kamu çağrı merkezlerinden bir mektup, diyor ki: "696 sayılı KHK'nin 83'üncü maddesinde özel hükümle çağrı merkezleri kapsam dışı bırakılmıştır. Bakanlıkların resmî iletişim merkezlerinde görev yapan 12 bin çalışan 7/24 Türkiye ve yurt dışından milyonlarca vatandaşa kamu kurumları adına hizmet vermektedir. Örneğin, Alo170 hattı Çalışma Bakanlığı adına İŞKUR, SGK, yabancıların çalışma izni, Mesleki Yeterlilik Kurumu ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatlarının tamamı hakkında bilgi paylaşmaktadır. Çalışan sayısı, çalışan maaşı ve tüm çalışma koşulları ihaleye göre bakanlıklar tarafından belirlenmektedir. Taşeron, EYT gibi güncel kanunlar yayımlandığında kamu kurumlarından daha yoğun hizmet veren bakanlıkların iletişim merkezlerinin neden kadroya alınmadığını anlamıyoruz." Kamu çalışanı bir işçi.

Değerli milletvekilleri, Anayasa'ya, hukukun temel ilkelerine göre sosyal diyalog anlayışına aykırı olarak hazırlanan 696 sayılı KHK taşeron işçilerin kadro sorununu bu işçilerin tamamı açısından çözmemiştir. Bu kararname yeni sorunlar, eşitsizlikler, adaletsizlikler ve haksızlıklar yaratmıştır. Bu düzenlemeyle KİT'ler, özel bütçeli kuruluşlar, sosyal tesisler, yapım ihaleleri, danışmanlık, çağrı merkezi ve hastane bilgi yönetim sistemi ihalelerinde çalıştırılan taşeron işçiler tamamen dışarıda bırakılmışlardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bitiriyorum Başkanım.

Yaklaşık maliyetinin en az yüzde 70'lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa aynı yemek ve yol giderleri dâhil işçilik giderlerinden oluşması koşulu nedeniyle kamu kurumlarında çalışan bazı taşeron işçilerin kapsam dışı kalması anlaşılır gibi değil.

Bitirirken sormak istiyorum: 13'üncü maddede 5620 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinin (c) fıkrası kapsam dışı bırakıldı. Ne var (c) fıkrasında? "İl özel idareleri, belediyeler, bunların kurdukları veya üye oldukları mahallî idare birlikleri ile müessese ve işletmelerinde (Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan şirketler hariç) ve belediyelerin bağlı kuruluşlarında çalışan geçici işçiler..." Bu işçiler niçin kadro kapsamına alınmıyor?

Son olarak, yine bu teklifte staj mağdurları ve çıraklar yok. SSK numarası var, e-devletle ilk giriş tarihi var; hâlen SSK numarasıyla çalışıyor ama emeklilikte başlangıç sayılmıyor. "Adalet bu mu?" diyen stajyer ve çıraklara diyoruz ki: Sabredin, az kaldı.

Teşekkürler Sevgili Başkan.