| Komisyon Adı | : | (10 / 462, 1737, 1908, 2372, 4832, 5448, 7097, 7098, 7099, 7100, 7101, 7102, 7103) |
| Konu | : | Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği Başkan Yardımcısı Murat Kul'un, Türkiye'deki su ürünleri sektörü, bu sektördeki sorunlar ve çözüm önerileri hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 05 .04.2023 |
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Arkadaşlar, ülkemizde denizcilik, balıkçılık ve su ürünleri anlamında çok ciddi sorunlarımız var. Her konuşmaya başlayan -meslek de diyemiyorum çünkü meslek tanımı yok- başkanımız, balıkçı reislerimiz ya da diğer arkadaşların "Ciddi sorunlar var, büyük sorunlar var." diye başlıyor. Ciddi sorunlar ve büyük sorunlar varsa bir kere onları konuşmamız lazım yani belki iki yıldır, belki üç yıldır hep sahada bu sorunları konuştuk, anlattık, birbirimizi dinledik, çözüm önerileri ürettik, bunu da raporlaştırdık; herkes biliyor. Yani şimdi, burada bir siyaset gerçekten yok, yaptığımız işte de yoktu ama her gittiğimiz yerde herkes rahat konuşuyordu. Balıkçı barınaklarımızla ilgili sorunlarımız yok mu bizim? Buradaki bütün arkadaşlarımızın -amatörü, gırgırcısı, trolcüsü, kıyı balıkçısı- bir kere şunu söylemesi lazım: Bizim balıkçı barınaklarıyla ilgili sorunlarımız var. Doğru mu? E, bunları konuşmamız lazım. Yeterli değil.
Şimdi, bilim kurulu oluşturuldu. Bilim kurulunda balıkçıları dinleyecek bir arkadaşımız var mı? Yok. Şu anda balık indirme sahalarının az olduğundan bahsediyoruz ama bilim kurulu, daraltılması gerektiğini söylüyor; ortak istişaremiz yok. Ortak istişare yapacağımız yerlerde de gene aynı moda girip birbirimizle kavga etmeye başlayacağız gibi bir şey görüyorum. Yani bölgeler farklı, mevsimler farklı, iklim krizi var. Bir kere bölgesel balıkçılık ve mevsimsel balıkçılıkla ilgili konuşmamız lazım. Yani aynı noktaya geliyoruz. Arkadaşlar, herkes her şeyi konuşsun, rahat olsun, sorun yok. Buraya birbirimizi ikna etmeye de birbirimizi eleştirmeye de gelmedik, herkesin farklı pencereden bir şeyleri konuşması için bir araya geldik. Yani deniz kirliliği, balıkçıdan, su ürünleri sektöründen fazla bu ülkede denizlere zarar veren evler var, fabrikalar var. Bir kere deniz kirliliğini konuşmamız lazım. O balık stokları niye azalıyorsa bilin ki o bölgede çok fazla kirlilik vardır. Sigorta sorununuz vardı, kredi sorunlarınız vardı...
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Onları söylediler.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Evet.
Yani mevzuatla ilgili ciddi eksiklikler var, kanunla ilgili... 1380 sayılı Yasa'nın çok farklı bir şekilde revize edilmesi lazım.
Kusura bakmayın, ben sonraki hakkımdan feragat edebilirim.
Yasaklar var ülkede, cezalar var ve yasaklar... Ya, bir politika ceza ve yasakla yürütülmez; bilgilendirmeyle, eğitimle, herkesin görevlerini bilmesiyle yönetilir aslında. Yani ceza... Şöyle bir şey duyuyorum: "5 bin lira ceza yerim, ben gene işimi yaparım." Yok öyle bir şey. Cezalar değil, yasaklar değil, önemli olan herkesin kurallarını bilmesi. Kuralsızlık yani sistemle alakalı ve bu sistemsiz bir şekilde gittiği için biz bu sorunlara işaret ediyoruz.
Şimdi, ithalata hep bakıyorum, geçen günden beri ihracat, ihracat, ihracat... İhracat ne kadar Sayın Genel Müdürüm?
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜR VEKİLİ TURGAY TÜRKYILMAZ - 2 milyar hedefimiz.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - 2 milyarı hedefledik. Pekâlâ, bu sektörle ilgili ithalat ne kadar?
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Sektörle ilgili toplam ithalatı mı diyorsunuz?
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Evet.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜR VEKİLİ TURGAY TÜRKYILMAZ - 312 milyon dolar.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Ben çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. Su ürünleri ithalatı... Bunda dışarıdan gelen ürünlerimiz var, makine teçhizat var, ağ var, boyası var; her şey ithalata dönüşmüş. Yani şunu anlatmaya çalışıyorum: Evet, ihracatın önemini kabul ediyoruz ama ithalatın önünü kesmek için ne yapıyoruz? Bunu oturup bir masada konuşmak lazım değil mi? Yani biz millî ekonomiden, millî kaynaklardan bahsederken bu sektörle ilgili bir tane balıkçı reisinin teknesine aldığı bir cihaz şu anda milyonlarla ölçülemiyor. Tekneler büyümüş, gidiyor. Bir arkadaşımız demişti, eskiden... Bir kere arkadaşlar, şunu da söyleyin, rica ediyorum yani, bakın, yıllardır bu işi yapıyorsunuz: Fiyat politikanız var mı? Taban fiyatımız var mı? Taban fiyatıyla ilgili anlatın, taban fiyatımızın olması lazım diye.
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Avcı sıkıntıda. Avcı "Bütün yükü ben çekiyorum, gelip satıyorum ama aracılar benden çok kazanıyor." diyor.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Herkes iyi niyetli bir şekilde bir sorunu çözmek ve çözüm önerileriyle burada bulunuyoruz ama bunu yaparken... Ya, Et Balık Kurumu vardı değil mi? Balık Kurumu bazen fiyat biçerdi, bazen denge sağlardı. Balık Kurumu nerede diye soruyor muyuz? Türkiye'de bir tane balık kurumu olması gerektiğini istiyor muyuz? Bakın, bunlar çok önemli meseleler. Burada konuştuğunuz her şey tutanak altına alınıyor. Toplantılara girdik, toplantılarda çok şeyleri konuştuk, onlar bizim ön çalışmalarımızdı ama buradaki konuşmalarınızın hepsi tutanak altına alındığı için çok daha verimli, çok daha mantıklı... Ya da biz buradan kalkıp gidemeyiz bu saatten sonra. Bu araştırma komisyonunun oluşması için yıllardır mücadele ediyoruz. Bu arada da ben de şunu beklerdim, açık söyleyeyim, bir kişi de teşekkür etsin diye beklerdim yani.
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Yo, ediyorlar ya.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Olsun, ben gene söyleyeyim.
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Hepsi ediyor. Ha, Barış Bey, kendine özel mi teşekkür istiyorsun? Şahsa çalışmıyor arkadaşlar. (Gülüşmeler)
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Bakın, burada politika yapsaydık ben burada herkesi hoplatırdım, onu da söyleyeyim. Bu yirmi yıllık politikanın nerelere evrildiğini, şu andaki sonucun ne olduğunu söylerdim, hiç yapmıyorum, bu zamana kadar da yapmadım.
Tekne takip modülümüz var. Hiç kimse...
MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Hoplamayız Barış Bey, bak, oraya girersen biz hoplamayız.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - O zaman başlayalım, hazırım ben, vallahi hazırım.
Otomatik tanımlı AIS sistemi, BAGİS sistemi...
İSMAİL OK (Balıkesir) - "Hoplatırdım" ne demek yani? Başlayabilirsin yani.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Yani benim öyle bir derdim yok, beni tutmuyor, ben burada siyaset yapmıyorum.
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Barış Bey, ben sahada gezdim, dolaştım.
MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Divan olarak sen bozdun sistemi.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Tamam, özür dilerim. Özür dilerim, tamam. Sizleri hoplatmayacağım herhâlde.
MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Kimi hoplatacaksın?
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Lütfen, rica ederim, şey yapmayın ya!
Bakın, BAGİS sistemi vardı...
MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Divan olarak sen bozdun tüm sistemi. Hayır, Divan olarak sen sistemi bozdun.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Bozdum, özür dilerim. Kabul ediyor musun özrümü Hocam?
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Ediyor, ediyor.
MUHAMMET BALTA (Trabzon) - Etmiyorum.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Etmiyorsan o zaman teşekkür ederim ben size her türlü.
Yani eğitim, destek, mühendislerimizi hep konuştuk, imza yetkisi... Bunları da konuşmamız lazım. AR-GE çalışmalarımız... Yani burada çok da sinirlenecek bir durum yok aslında. Neyse, yani rahat olun diyorum, rahat olun.
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Şimdi, koyduğunuz kuralı Divan olarak bozduğunuza itiraz ediyorlar. Doğru, Divanda biz varız.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Vallahi, ben dayanamadım artık, onun için önce konuşma almak istedim.
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - O zaman toparlayalım.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Bakın, kıyı balıkçılarımız bitti, bitti; evine bir tane ekmek götüremiyor, 4 litre mazot alıp ağını çekemeyen kıyı balıkçılarımız var. E, fiyat artışları, mazot... Evet, ÖTV'siz mazot... ÖTV'siz mazot ile normal mazot arasında kaç lira kaldı?
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Barış Bey, bu konulara girerseniz bakın, benim de bildiğim ÖTV'li mazotun, ÖTV'siz mazotun ne hâle getirildiği, ne yapıldığı... Bunlara hiç gerek yok. Yani sistemi bozan yine bizleriz.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Sevgili Başkanım, gerek yok da arkadaşlarımızı rahatlatmak adına konuşun diyorum yani.
Bakın, evrak... Sintine suyunun alınması, kirli atık tankı, bu barınaklarımızda bunları alacak bir tane yer yokken biz balıkçımıza -kıyı balıkçısına da ortasına da üstüne de- makbuz karşılığı alıyoruz. E, Sahil Güvenlik de ne yapıyor burayı?
BAŞKAN FUAT KÖKTAŞ - Ama bunları konuştuk az önce, kayıtlara da girdi. Arkadaşların hepsi anlattı işte, kooperatife gelen atık suyun iki günden on güne çıkarıldığı falan, bunlar konuşuldu, bunları dinledik.
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Sevgili Başkanım, bizim küçük, büyük, orta balıkçımız yok; balıkçıların sorunları var.