| Komisyon Adı | : | (10 / 6996, 7004, 7005, 7006, 7007, 7009, 7010, 7024, 7026, 7034, 7035, 7036, 7037, 7038, 7039, 7040, 7041, 7042, 7043, 7044, 7045, 7046, 7047, 7048, 7049, 7050) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık?ın Kızılayın genel faaliyetleri ile 6 Şubatta meydana gelen depremle ilgili olarak afet bölgesinde ve afet bölgesi dışında yaptıkları çalışmalar hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 27 .03.2023 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Son olarak...
Sayın Başkan, "Bu afet anında istifa edersem Kızılay çöker." tarzı bir yaklaşımınız oldu, milletvekilliğine adaylık koyarsanız benzer bir durum yaşanacak mı?
Bu kadar, teşekkür ediyorum.
TÜRK KIZILAYI GENEL BAŞKANI KEREM KINIK - Çok kısa arz edeyim efendim.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Peki, efendim, kısa olarak.
TÜRK KIZILAYI GENEL BAŞKANI KEREM KINIK - Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanımızın basına da yansıyan "Kamyonlarımız boş gitti, Kızılaya teklifte bulunduk..."
(Uğultular)
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Efendim, bir dakika... Arkadaşlar, biraz sakin olursanız...
Evet, buyurun.
TÜRK KIZILAYI GENEL BAŞKANI KEREM KINIK - Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanımızın televizyonda da bir iki sefer beyan ettiği "Kamyonlarımız boş gidiyordu, Kızılaya söyledik 'Malzemeniz var mı?' diye, bize malzeme vermediler." konusunu ben içeride soruşturdum. Bir yöneticisinin bir hanımefendiyle konuştuğundan bahsediyor ama bu konuyla alakalı bize herhangi bir resmî... Çünkü bizim bütün çağrı merkezlerimiz ve telefonlarımız numaralar dâhil kayıtlıdır, bunları araştırdık.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Var mı öyle bir şey?
TÜRK KIZILAYI GENEL BAŞKANI KEREM KINIK - Böyle bir şey yok. Yani biz bulamadık. Belki bir şubemizi veya bir gönüllümüzü aramış olabilirler ama bize resmî o anlamda ulaşan böyle bir şey olmadı, olsa tabii ki değerlendirirdik yani orada kamunun mazotu yakılıyor dolayısıyla gidecek malzemelerimizi bölgeye iletirdik.
Siz biraz önce yokken Sayın Vekilim, ben izah etmiştim. "Etimesgut'taki yerleşkemizi bir firmaya kiraladınız, ona ürettirip çadırları ondan alıyorsunuz."
GÖKAN ZEYBEK (İstanbul) - Üretimi kiraladınız...
TÜRK KIZILAYI GENEL BAŞKANI KEREM KINIK - Hayır hayır. Oradaki tamamen bir personel kiralamasıdır ve personel kiralama ihalesi olarak çıkmaktadır. İçerisinde bizim kemik ihtiyacımız olan 200'e yakın çalışanımıza pik üretim yapmamız gereken dönemlerde geçici işçi almamak adına ilave kapasiteyi bu ve benzeri tekstil şirketlerinden ihale açıyoruz. Bu firma bu ihaleyi almıştır ve içeride personel çalıştırmaktadır. Bununla herhangi bir mal alım verim gibi bir şey olmamaktadır.
BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Bir şeyi yok yani.
TÜRK KIZILAYI GENEL BAŞKANI KEREM KINIK - Diğer konu ise, efendim, yani Marmara Bölgesi'nde, Ege'deki afetlerdeki kapasite noktasındaki husus... Çok kısa, iki dakika şunu arz etmek istiyorum efendim: Türkiye'de, afet yönetimi alanında geliştirilecek alanlar var mıdır? Vardır. Bu afet, belki de bunun bir kilometre taşı olacaktır. Bütün dünyada, özellikle afeti iyi yöneten, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Japonya gibi ülkelerde afet yönetimi artık "community base" dedikleri toplum temelli afet yönetimine dönüşmüştür yani Türkiye Afet Müdahale Planı içerisinde vatandaşımıza herhangi bir rol verilmemektedir, vatandaşımızın hiçbir sorumluluğu yoktur ama en temel sorumluluğun vatandaşımızda olması gerekir; vatandaşımızın TAMP içinde geçtiği tek bir kavram var, o da "afetzede"dir. Vatandaşımızın hiçbir konuda sorumluluğu yok ama sınırsız bir hizmet beklentisi var. Kendi evindeki dolaplarının montajından tutun, afet çantasının oluşturulmasından, aile afet planı yapılmasından tutun, sağlıklı evlerde oturma bilincine erişmesinden tutun, buralara kadar vatandaşımızın bu konuyla ilgili elini taşın altına koyacağı bir toplum temelli afet yönetimine geçilmelidir.
İkinci husus efendim: Türkiye Afet Müdahale Planı'nda belediyelerin hiçbir sorumluluğu yoktur neredeyse; defin dışında. Yani bu, kesinlikle kabul edilemez, afeti bütün dünyada yerel yönetimler taşır, itfaiyeler taşır. Bizim hiçbir koordinasyon toplantımızda... Düzenli olarak destek veren belediyelerimiz var ama yasal mevzuat açısından sorumluluk anlamında bunun geliştirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla, afet paradigmasının, yönetim paradigmasının değiştirilmesi gerekiyor. Herkes kendi riskini bilecek, herkes kendi riskini azaltacak, kurumlar da kendi riskini azaltacak. Bizler de "t" anında, müdahale anında elimizdeki kapasiteyi sahaya seferber edeceğiz.
Amerika Birleşik Devletleri afet örgütü FEMA'nın -400 milyonluk bir ülkeden bahsediyoruz- ulusal çadır stoku 120 bindir yani dolayısıyla, herkes; belediyeler, vatandaş kendisi veya işte birtakım sivil toplum kuruluşları kendi barınma kapasitelerini tutmakla mükelleftir. Yani dolayısıyla, bu senaryoda ne var? Senaryoyu biliyoruz; İstanbul depremi, 7,5 "plus", 3 fayın beraber kırılacağı bir depremde 36 bin müstakil binanın yıkılacağı -Allah göstermesin- bir senaryoda 500 bin insan bu anlamda barınma ihtiyacı duyacaktır. Bu depremde de sadece depremzedeler barınma ihtiyacı duymadı, bu depremde insanlar korkularından evlerine giremediği için 13,5 milyon insanın tamamı çadır talep etti. Bunu karşılamaya imkân yok. Dolayısıyla, bu bölgelerde, hele Marmara bölgesi gibi, güney Marmara'yı da etkilemesi muhtemel, Trakya'yı etkilemesi muhtemel bir yerde, bir bölgede aslolan belediyelerin sağlıklı binalar yapmasıdır. Binalar yıkılmayacak; binaların yıkıldığı senaryoyu yönetemezsiniz, dünyada hiç kimse yönetemez. Yani dolayısıyla, bu paradigmanın değişmesi için belki de bu vesile olur.
Efendim, vekillik meselesi... Bu şerefli görevi sizlerin çok iyi götürdüğünüzü, buna hiçbir hevesimin olmadığını... 1 dönem, 2004-2009 yılları arasında İstanbul'da İl Genel Meclisi üyeliği yaptım. Yerel bir siyasetti ama siyasetin bana göre olmadığını bilerek, yerel yönetimlerde olsam da ayrıldım, bir daha da dönmeyi düşünmüyorum. Teveccühünüz için de teşekkür ediyorum.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Rica ederim, ben kamuoyunu rahatlatmak için soruyorum.