KOMİSYON KONUŞMASI

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben zatıalinize ve bütün Komisyon üyelerine hem soruları hem değerlendirmeleri ve dolayısıyla da katkıları için çok teşekkür ediyorum.

Şimdi, gündemde de biraz olması hasebiyle müsaade ederseniz sayın milletvekillerimiz de sordu bu zeytin meselesini. Önce şunu söyleyeyim: Biz 2002 yılında Türkiye'de iktidara geldiğimizde Türkiye'nin toplam zeytin alanı, zeytinlik alan 600 bin hektar ve o tarihte mevcut ağaç sayısı, zeytin ağacı sayısı da 99 milyon. Biz zeytinciliği destekleme kapsamına aldık 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren. Sertifikalı fidanla zeytin ağacından oluşan bahçe tesis edenlere destek uygulaması getirdik. 2013-2014 yıllarındaki zeytinlik alan miktarı 825 bin 827 hektar, 2014-2015 için şu anda yapılan hesaplamalar da 831 bin hektar alanda zeytinlik olduğunu bize söylüyor. Yani, 230 bin hektar ilave zeytinlik alan oluşturuldu bu alanda. Ağaç sayısı da 99 milyondan 169 milyon 200 bine çıktı, 169 milyon 200 bine. Burada, tabii, bu desteği de şunun için yaptık açıkçası: Türkiye Avrupa Birliğine hazırlık sürecinde Avrupa Birliğinde en çok zeytin ağacı sayısı olan ülkeyi biz dikkate aldık ve kotaya tabi olması hasebiyle de bu süreci değerlendirelim. Türkiye zeytinin anavatanı, bunun Bursa, efendim Manisa, herhangi bir il, hepsi bizim için çok önemli, Ege'nin sahilleri de, Akdeniz de, Güneydoğu da Türkiye'de zeytinin gerçekte anavatanı. Biz bunu 170 milyona çıkaralım ki, -İspanya'nın ağaç sayısı o tarihte 170 milyon civarındaydı- oraya ulaşalım ki Avrupa Birliğine dâhil olduğumuzda elimizde yeteri kadar zeytinlik ağaç olsun ve kotadan daha fazla yani kota bizim aleyhimize işlemesin.

Zeytinciliğimizin ve zeytin üreticilerimizin desteklenmesi amacıyla zeytinyağı için kilogram başına destekleme primi ödemesi yapılıyor ayrıca. Yani, zeytin ağacını desteklemenin dışında 1998-2013 yılları arasında toplam 259 milyon 500 bin lira prim ödendi. 2013 yılında 2012 yılı ürünü için verilen kilogram başına 50 kuruş destekleme primi, 2014 yılında 2013 yılı ürünü için yüzde 40 oranında arttırılarak kilogram başına 70 kuruşa çıkarıldı.

Sertifikalı fidanla ilgili tabii tek başına biz zeytin için değil, ihtiyacımız olan, örneğin nar, 2000'li yılların başında Türkiye'de bir azalma gösteriyordu, ceviz azalma gösteriyordu, badem keza aynı şekilde, fıstık aynı şekilde, hatta narenciye de aynı şekilde. Biz, bütün bunların tamamında, bu ürünlerde yani meyve grubuna giren ürünlerin tamamında sertifikalı fidanla bahçe tesis edilmesi hâlinde bunlara destek veriyoruz.

İlave bir şey daha yapıyoruz: Bunlara hem girdi desteği veriyoruz yani mazottu, gübreydi vesaireydi belirli bir kategoride meyve bahçelerine. Ama daha önemlisi şu: Gerek zeytinde, zeytinyağında gerekse diğer meyvelerde şunu yapıyoruz: İşleme, paketleme ve ambalajlama tesisleri kurulduğunda... Demin ilk sunumda arz ettim, 5.400'ün üzerinde tesis tamamladık yüzde 50 hibe destek vermek suretiyle. Burada özellikle bu ürünlerin ham madde formundan çıkıp biraz daha katma değer yaratacak şekilde bunların işlenmesi, bir ürüne, bir gıda sanayisi ürününe dönüşmesi hem kırsalda istihdam yaratması açısından hem de o ürünün niteliğini, katma değerini artırması açısından son derece de önemli. Onlara da biz yine hibe destek uygulaması yapıyoruz yüzde 50 olarak.

Şimdi gündeme geldi, sanıyorum Sayın İzzet Çetin gündeme getirdi. Bu Soma Termik Santrali alanında biz konuyu haber aldığımızda -14 Ekim tarihi itibarıyla- kesilen ağaçlarla ilgili 81.958 lira ceza kestik. Firma buna itiraz etmiş. Daha sonraki tarihte kesilen 4.700 ağaç için de 429.439 lira yine ceza kestik. Toplamda 511 bin liranın üzerinde firmaya kesilen zeytin ağaçlarıyla ilgili... Bakanlığımızın oradaki il ve ilçe müdürlüğünün teknik elemanları bunları kesti. İlgili firma yasal hakkını kullanıp cezalara itiraz etti.

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Sayın Bakanım, il ve ilçe müdürlüklerinin olumsuz raporu vardı.

BAŞKAN - Sayın Demiröz, lütfen...

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - İl ve ilçe müdürlükleri zeytin ağaçlarıyla ilgili olumsuz rapor vermişti.

BAŞKAN - Böyle bir usulümüz yok, lütfen... Sayın Demiröz, siz konuştunuz, soracağınızı sordunuz

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) -Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Kaplan'ın birkaç sorusu oldu. Tabii, birisi aslında birçok değerli üyenin bahsettiği, işte gıda mühendislerinin alınması, veteriner hekimlerin, ziraat mühendislerinin vesaire. Önce size şu bilgiyi vermem gerekiyor: Bizim 2002 yılında toplam ziraat mühendisi sayımız 6.856. 2003-2013 döneminde aldığımız 11.307 yani mevcudun yaklaşık 2 katı. Veteriner hekim 2.384 idi, biz 7.084 veteriner hekim aldık ilave.

BAŞKAN - 3,5 katı.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Evet.

Toplamda 17.916 çeşitli branşlarda mühendis ve 7.793 veteriner hekim olmak üzere 25.709 bu manada mühendis ve veteriner hekim aldık. Bunları tabii alırken de gerçekte hem ihtiyaca hem sektörün ihtiyacına hem de bu istihdamın gerektirdiği nitelikli...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ziraat odasındaki mühendisler dâhil mi bu sayıya?

BAŞKAN - Sayın Aydemir, lütfen...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hayır. Bunlar sadece Bakanlık personeli olarak alınan... Şimdi arz edeceğim size.

Bu rakama... Bakanlığımızın ilgili, ilişkili veya bağlı kuruluşları olan Atatürk Orman Çiftliği, ÇAYKUR, Et ve Süt Kurumu, Tütün ve Alkol Piyasası Kurumu, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, Tarım Kredi, TİGEM ve TMO'ya, buralara 10.982 personel alındı ayrıca.

Diğer taraftan, bizim başlattığımız bir projeyle... Serbest piyasada çalışan ziraat mühendisi ve veteriner hekimlerin özel sektörde istihdamını kolaylaştırmak maksadıyla sertifikalı tarım danışmanı olarak 12 bin, özel gıda işletmelerinde 20 bin ve su ürünleri ve ilgili işletmelerde 2.600 olmak üzere 34.600 kişiye de özel sektörde yine bizim desteklediğimiz projeler veya başlattığımız mevzuatla getirdiğimiz zorunluluklarla iş imkânı sağlanmıştır.

Şimdi, bütün bunlara ilaveten, bana, şahsıma atfedilen -bazı sayın milletvekillerimizin- "İşte, siz söz verdiniz." falan... Ben geçen gün komisyonda da söyledim. Hiçbir zaman, hiçbir şekilde ağzımdan bir söz çıkmadı, öyle bir şey söylemedim. Yani "5 bin, 6 bin kişi Bakan söyledi, niye alınmıyor?" falan cümleleri kullanıldı, bunlar doğru değil. Çünkü bizim geçmişte Maliye Bakanlığına bu yönüyle bununla ilgili bir talebimiz oldu fakat bu talep karşılanmadı, dolayısıyla talep ettiğimiz şekilde karşılanmadı. Benim söylediğim, bizim bunu talep ettiğimiz yönündeydi. Yoksa "Bu kadar alacağız." şeklinde benim bir ifadem hiçbir zaman, hiçbir şekilde olmadı.

BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara) - Kadro var mı?

NURETTİN DEMİR (Muğla) - İhtiyaç var yani.

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Sizin talebiniz kaç?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, şöyle. Tabii, burada, siz de bilirsiniz ki, takdir edersiniz ki üniversitelerin çeşitli bölümlerinde okuyan bütün kardeşlerimizin tamamını bir bakanlıkta istihdam etme imkânı yok. Aslolan husus şu: Türkiye'de ortamın, yatırım ortamının geliştirilmesi, özel sektörün gelişmesi ve onlara sağlanacak sosyal haklarla birlikte insanların bir kısmının da özel sektörde ya kendi işini kurmak suretiyle veya özel sektördeki mevcut işletmelerde, buralarda istihdamının sağlanmasıdır. Yani bizim üzerinde durduğumuz konu bu.

"GAP projesi neden yok?" dedi Sayın Kaplan. Bir: GAP'ın sorumlu bulunduğu bir GAP Bölge Kalkınma İdaresi var ve Kalkınma Bakanlığının faaliyetleri içerisinde, yatırımları içerisinde. İki: Sulama yatırımları kısmı Orman ve Su İşleri Bakanlığıyla ilgili. Peki, Tarım Bakanlığının orada fonksiyonu ne? Biz burayla ilgili herhangi bir şey yapıyor muyuz? Evet, biz de şunu yapıyoruz: Örneğin; bir, ürün deseniyle ilgili, ürün deseninin oluşturulmasıyla ilgili; iki, kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesiyle ilgili; üç, hayvancılık tesisleriyle ilgili, bunların geliştirilmesiyle ilgili bizim yaptığımız faaliyetler var. GAP Eylem Planı'nda aldığımız bütçeyle, bu alanda, GAP bölgesindeki illerde tarımın ve hayvancılığın geliştirilmesi yönünde önemli çalışmalar yaptık. Onları, arzu ederseniz bütün detaylarını... Yani kaç tane işletme kurdurduk, 55 üstü kaç işletme kuruldu? Mesela, demin Sayın Koçer -burada şu anda yok- Nejat Bey Gaziantep ilinden örnekler verdi. O örneklerin, aslında oradaki faaliyetlerinin tamamı GAP Eylem Planı çerçevesinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının yaptığı projeler, uygulanan projeler.

Şimdi, bir başka husus şu: 1960'lı yılların sonunda başlayıp 2000'li yıllara gelinceye kadar o bölgedeki yer altı sulamaları sebebiyle, vahşi sulama sebebiyle arazideki taban suyunun yükselmesi ve o taban suyunun yükselmesi sonucunda toprağın verimsiz hâle gelmesi ve tuzlanması nedeniyle 55 bin hektar arazi o bölgede bizim tarafımızdan tespit edildi ve bunun tekrar tarıma kazandırılmasıyla ilgili de biz bir proje başlattık. Bu, şu an itibarıyla 55 bin hektar alandaki altyapı çalışmalarımız tamamlandı, bir 10 bin hektar daha alanda çalışma yapıyoruz. İlk bölümü de 16 bin hektarlık bölümdü, 2011 yılında da onu tekrar tarımsal üretime açtık. Yani, GAP sahasında daha önceki yani 2000'li yıllardan önceki yaşanan problemler sebebiyle oluşan tuzluluk ve o tuzluluğun meydana getirdiği problemleri izale etmek de yine bu GAP Eylem Planı çerçevesinde Bakanlığımızın hayata geçirdiği bir projeyle hâlen de devam ediyor. Yani, sulama tekniklerini, sulama eğitimini ki orada bir araştırma enstitüsü biz kurduk Bakanlık olarak GAP bölgesinde Şanlıurfa ve Diyarbakır'da, o ikisi de uluslararası nitelikte ve uluslararası çalışmaları yapabilecek düzeyde tesisler ve gerek bölge çiftçilerine gerekse Türkiye'deki araştırmalara bunlar yardımcı oluyor özellikle sulama konusunda.

Şimdi, diğer bir husus, denizcilik ve balıkçılıkla ilgili, siz hem değerlendirmenizde...

HASİP KAPLAN (Şırnak) - Su ürünleri...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Su ürünleri, evet.

Şimdi, ben kültür balıkçılığına ait rakamları verdim, 60 bin tondan, 61 bin tondan 233 bin ton düzeyine kadar çıkardığımızı, bunun önemli bir kısmının çupra, levrek ve alabalık olduğunu söyledim, şimdi, bu yetiştirme. Şimdi, dünyanın her yerinde denizlerde, avcılıkla elde edilen balık miktarının mutlaka kontrollü yapılması, balık stoklarına zarar verilmemesi, balıkların özellikle üreme dönemlerinde, yuva yaptığı dönemlerde onlara zarar verilmemesi ile ilgili tedbirler alınır. Bize mahsus bir şey değil, dünyanın her yerinde, avcılık yapılan bütün denizlerde bu var. Hatta şu: Biz de bununla ilgili; bir, süre ile ilgili denetimler getirdik, avlanma süresiyle ilgili.

İki: Av araçlarıyla ilgili düzenlemeler getirdik.

Üç: Mesafe, derinlik ve türlerle ilgili mesela...

HASİP KAPLAN (Şırnak) - Trolle ilgili...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Mesela trolle ilgili, derinlikle ilgili 18 metredeki derinliğe kadar balık avlanabiliyordu gırgır ağlarıyla, biz bunu 24 metreye çıkardık ki -yani derinliği- denizleri koruyalım, av kaynaklarımız tahrip olmasın, zarar görmesin. Ayrıca, her sene 500 bin ton civarında, bunun büyük bir kesimi de yani yüzde 75-80'i de küçük türlerden yani hamsi, sardalya gibi küçük balıklardan oluşan bir av balığımız var. Yani, ben, onu, tabii, avcılıktan elde edilenleri zikretmedim vakit sebebiyle. Ama, burada, mesela tür yasakları, boy yasakları getirdik. Misal çinekopla ilgili ki biraz büyüyünce lüfer olur ama biz onu çinekop olarak avlarsak lüfer diye, o zaman lüfer avımız aşağı iner ve sadece iki yılda lüfer üretiminde, avında Türkiye'nin çok ciddi kazancı oldu. Sadece biz değil, birçok ülke... Örneğin, bizim 24 metreye çıkardığımız av yasağı Avrupa Birliğinde 50 metre. Ama, Türkiye'de insanlar ki bazı gazeteler de o kervana katıldı "Niye avı engelliyorsunuz, bırakın insanlar avlasınlar?" diyor.

HASİP KAPLAN (Şırnak) - Aslında sivil bir kampanya "Seninki kaç santim?" Yani, sizin Bakanlığın böyle şeyleri yönlendirmesi gerekir.

BAŞKAN - Sayın Kaplan, lütfen...

HASİP KAPLAN (Şırnak) - Onu söyleyeyim.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ama, biz de destekledik, onun da uygulamasını da biz yaptık.

HASİP KAPLAN (Şırnak) - Doğrusu iyi olmuş yani faydalı olmuş.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, dolayısıyla bu konuyla ilgili önemli bir bilgi bu, onu da bu vesileyle sizlere arz etmek istedim.

Şimdi, kooperatifçilikten bahsedildi, dendi ki: "Kooperatifçilik önemli bir modeldir, kooperatifçiliğin desteklenmesi lazım, kooperatif desteklenirse..." İzzet Bey'di söyleyen soruyu. Kooperatifçilikle ilgili Sayın Çetin, onu söylüyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, tarımsal kalkınma kooperatifleri cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde bizim desteklediğimiz kadar destek görmedi. Bakın, 1990 yılından itibaren Türkiye tarımsal kalkınma kooperatiflerine destek vermeye başlamış, 1990'da. 1990'dan 2002 yılına kadar geçen on iki yıllık süre içerisinde toplam 681 tane kooperatife 99,6 milyon lira destek verilmiş, tamamı bu, bunun da 472 tanesine çok cüzi miktarda sadece işletme sermayesi verilmiş yani onu da biz destek diye tanımlıyoruz. 2003-2014 arasında desteklediğimiz kooperatif sayısı 1.858, yeni kurulan ve desteklenen, bunlara verilen kredi desteği de 2,2 milyar Türk lirası ve burada...

ADNAN KESKİN (Denizli) - Para değeri?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) -2,2 milyar Türk lirası.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Enflasyon?

BAŞKAN - Ne enflasyonu yapma Allah aşkına!

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hayır, hayır, burada o kadar enflasyon yok.

178 bin aile bu kooperatiflere üye olmak suretiyle buradan desteklendi. Bu, aradaki farkı çok bariz bir şekilde ortaya koyuyor. Tabii, kabul edelim ki hepimiz bu bir kültürdür. Bunun başarılı örnekleri var ve maalesef başarılı olmayan örnekleri var, onu da bilmemiz lazım. Dolayısıyla, bu talep ortaya çıktıkça, geliştikçe biz bunu her zaman desteklemeye hazırız, yeter ki gerçekte sürdürülebilir, başarılı örnekleri olsun.

Kredilerden bahsedildi, bazı arkadaşlarımız dedi ki: "Efendim, kredi yetersizdir, çiftçi yeteri kadar kredi alamıyor, hatta, işte onlardan zor kredi onlara veriliyor, şehirde ipotek isteniyor gayrimenkul ipoteği vesaire." Bazı arkadaşlarımız da krediyi "Efendim, bu bir borçtur, dolayısıyla bu kredi övünülecek bir şey değildir, çiftçi borçlanmış, borç döndürüyor ha bire, borçla yaşıyor." diyerek o yönüyle tenkit etti. Şimdi, tenkit etmek isteyince, bir taraftan, nereden baktığınıza bağlı, söylersiniz.

Ben size arz edeyim, Ziraat Bankasının kredi bakiyesi 2014 Ekim sonu itibarıyla 23 milyar 391 milyon, üretici sayısı 489 bin 391, geriye dönüş oranı, 2013 için söylüyorum, yüzde 98,15, bu sene an itibarıyla yani ekim sonu itibarıyla ki yüzde 98,47 geriye dönüş. Tarım kredi kooperatiflerinde de yaklaşık 5,5 milyar lira bir kredi bakiyesi var, üretici sayısı da orada 413 bin, toplamda tarım kredinin de kredi geri dönüş oranı, 2014'ün Ekim ayı söylüyorum, yüzde 80,77; geçen seneki 2013 yılının geriye dönüş oranı yüzde 97,67. Bu oran Ziraat Bankası için 2002'de yüzde 37,88'dir yani yüzde 38'dir, tarım kredi için de yüzde 71'dir. Dolayısıyla, hem 530 milyon lira toplam kredi, geri dönüş oranı yüzde 38 veya yüzde 70 tarım kredide, bu toplamda 28 milyara çıkıyor, ikisi beraber 28,8 milyara ve geriye dönüş oranı da yüzde 97'nin üzerinde.

Sayın Kuşoğlu, hem konuşmasında hem sorusunda bazı hususlar söyledi, özellikle, tabii, Sayıştayla ilgili bazı hususlar söyledi, dedi ki: "Sayıştay bulguları var Bakanlıkla ilgili." 2012 yılında Bakanlığımız Sayıştay raporunda 19 tane bulgu var, iştirak edilmiş olanlar 15, 2013 yılı için 17 tane, 2014 yılında izlemeye alınan bulgu 2. Burada şunu söyleyebilirim: Bakanlığımız 2012 yılı Sayıştay raporundaki bulguların 15'ine biz iştirak ettik, 2012 ve 2013 yıllarındaki önerilere ilişkin gerekli tedbirleri aldık, 2012 ve 2013 raporlarına göre mahkemelere intikal etmesi gereken herhangi bir husus da bulunmuyor inceleme sonucu. Tahsili gereken tutarlara ilişkin olarak 6183 sayılı Yasa kapsamında gerekli işlemler yapılıyor. Sorguların çok önemli bir kısmı bütçe tekniği, muhasebe kaydı ve takip usulüyle ilgili.

Yine, Sayın Kuşoğlu'nun söylediği iki tane husus var: "2015 yılı bütçesinde -gerek bölgesel- bu eylem planlarında bütçeniz var mı?" şeklinde. Burada, tabii, öncelikli dönüşüm programlarında da, bölgesel eylem planlarında da Kalkınma Bakanlığı bütçesinde yer alıyor bu hususlar. Dolayısıyla, orada Sayın Başbakanın açıkladığı dönüşüm programları Kalkınma Bakanlığının bütçesinde, ayrıca bizim kendi bütçemizde yer alması gerekmiyor. Orada 1 milyar TL'lik bir kaynak öngörüldü. Programların Yüksek Planlama Kurulu kararına bağlanması... Bunun sonrasında da ilgili bakanlık idari olarak bunun tahsisatını yapacak.

Sizin söylediğiniz hususlarla ilgili bir tane nokta daha vardı özellikle, onu da söyleyeyim. Polatlı'da mesela buğday üretiminden bahsettiniz, Ankara Polatlı'dan bahsettiniz. 2002'de 223 bin tondur Polatlı'nın buğday üretimi, 2013 yılında 324.570 tondur ve yüzde 46'lık bir artış vardır.

Bütün değerli milletvekillerimiz, özellikle muhalefete mensup milletvekillerimiz Türkiye'de tarımın ihracat, dış ticaret dengesiyle ilgili hususlar söylediler. Şimdi, şunu söyleyeyim, demin Sayın Günal da söyledi: "Ya, Türkiye buralardan ithal ediyor ama ihraç etmiyor mu?" Onu da söyleyeceğim.

Bakın, arkadaşlar, 2002 yılında Türkiye, 161 ülkeye 1.480 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor. 2013 yılında 31 ülke buna ilave edildi yani yeni 31 ülkeye ihracat yapıyoruz, 192 ülkeye çıkardık ve 1.480 çeşit tarım ve gıda ürünü 1.681 çeşide çıktı yani 201 çeşit de yeni ihracat yapıyoruz. Şunu bilmemiz lazım: Tek başına bunun üzerinden, bir ülkenin gerçekte tek başına bu parametre üzerinden performansını ölçmek doğru değildir. Niye? Bakın, birçok kişi ana muhalefet partisinin değerli sözcüleri de sık sık söyler, diğer muhalefet partileri milletvekilleri de Hollanda'yı örnek verirler: "Şundan küçüktür, şu kadar ihracatı vardır." falan.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Hollanda'nın kendi tarımsal gayrisafi yurt içi hasılası 15 milyar dolar civarındadır, ihraç ettiği ürün yaklaşık 100 milyar dolardır. 90 milyar dolar civarında yıllık ithalat yapıyor, tarım ve gıda ithalatı yapıyor. Yani, 90 milyar dolarlık tarım ve gıda maddesi ithal ediyor, bunu işliyor bir şekilde ve bunu dünyaya satıyor. Dolayısıyla, kendi ürettiğini satmıyor.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Bizim ithalat, ihracat rakamlarımız ne?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade et, söyleyeceğim...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Onları da söyle, arz edelim hep beraber.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Onları da söyleyeceğim, hepsi var.

Son on yılda, 2004-2013 arasında gıda maddeleri dış ticaret fazlası Türkiye'nin, toplamda 40 milyar 728 milyon dolardır.

ADNAN KESKİN (Denizli) - on yıl.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Doğru rakam, doğru.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Evet, milyar. 40 milyar 728 milyon dolar.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - 2003'ü niye almadınız bilmiyorum ama doğru rakam.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade edin.

Şimdi, Türkiye'nin dış ticaret fazlası bu, yani aldığından daha fazla satıyor.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Gıdada...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bir parametre daha söyleyeyim...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Tarımsal ham maddede nasıl?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade edin... Müsaade edin...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Ya, ısrarla soruyorum...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Vekilim... Sayın Vekilim...

BAŞKAN - Sayın Günaydın, müsaade eder misiniz?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Günaydın, bakın, böyle bir usul yok. Bakın, ben sizi severim, meslektaşımsınız..

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - İthalat rakamını söyleyin.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Muhalefetinize...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - AKP'li milletvekillerininki...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Biz de sizi severiz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bir müsaade...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Sayın Eker, hiçbirisini söylemiyor.

BAŞKAN - Sayın Günal, müsaade eder misiniz?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hayır, doğru değil. Siz, bakın, müsaade edin...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Şimdi ben konuşmuyorum, şimdi Sayın Günal konuşuyor. Yanlış söylüyorsunuz...

BAŞKAN - Günal'ı da söyledim, Günaydın'ı da söyledim, yanlış söylemem ben.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Sağ olun sınıf başkanım...

BAŞKAN - Efendim...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade edin, müsaade etmiyorsunuz, bu doğru değil. Ben size hiç dokunmadan sonuna kadar dinledim, saygıyla dinledim, sizden de aynı saygıyı bekliyorum.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Estağfurullah, saygıda sorun yok, bekliyoruz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Lütfen... Ama sözü keserseniz ikide birde, laf atarsanız, o zaman orada saygıdan bahsedemeyiz, bahsedemeyiz ondan.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Bir rakam istedik, bekliyoruz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade edin...

Şimdi...

BAŞKAN - Sayın Bakanım, süreniz doldu, süre tamamlandı.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Biraz daha süre verirseniz en azından bir kısmını daha anlatayım.

BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara) - Sayın Başkan, kırk beş dakika zaten bakanlara verdiğimiz süre, biliyorsunuz.

BAŞKAN - Arkadaşlar...

Sayın Bakan, bir on dakika daha vereyim.

Buyurunuz.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Yani, geneli üzerinde sorduk daha hızlı olur diye, bekliyoruz hâlâ.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hepsini söyleyeceğiz, müsaade edin, yeter ki şey verin bana.

Şimdi, dünya...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Özetine geçelim, zaman az. "Siyasi kısmı kalsın, teknik cevapları verin." diyor Sayın Bakan.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Sayın Bakanım, soruları saygısızlık olarak kabul etmeyin lütfen.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Zaman bitiyor, siz hiçbir şey...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Dünya ihracatında tarım ve gıda ihracatındaki sıralaması 2002'de Türkiye'nin 26'dır -dünyadaki- ve 2013'te 23'tür. Dünya ihracatından aldığı pay, tarım ve gıda ihracatından aldığı pay 2002'de 0,8'dir, 2013'te 1,1'dir.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Şimdi geldik ihracata...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Söylüyorum şimdi.

Şimdi, bakın, Türkiye'nin buğday ithalatı çok söylendi...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Toplam ithalatı soruyoruz Bakanım, geçmeyin.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Söyleyeceğim, müsaade et ya...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Geçiyorsunuz ama.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Onu da söyleyeceğim, sabret.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Geçtiğini nasıl anladınız Sayın Günaydın?

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Buğdaya geçti, toplamdan bir şey göremedim yani.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ama bak, her birinde, her seferinde ayrı bir şey söylüyorsunuz ama müsaade etmiyorsunuz.

Bakın, Türkiye'nin uluslararası standart ticaret sınıflamasına göre, 2002 yılında ihracatı 4 milyar 52 milyon dolar, ithalatı da 3 milyar 995 milyon dolar. Denge 57 milyon dolar. 2013'te ihracatı 17 milyar 739 milyon, ithalatı 16 milyar 916 milyon. Denge 823 milyon.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Artı mı, eksi mi?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade edin... Şimdi size onların hepsinin detaylarını veririm.

Burada harmonize sisteme göre...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Detaylar var burada.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Kendinize saklayın.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Tarımsal ham maddeyi bir söyleyin de kurtulalım. Başka bir şey söylüyor...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Söyleyeceğim, hepsini söyleyeceğim.

BAŞKAN - Sayın Günaydın... Sayın Günaydın... Böyle bir usul yok burada.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Ne demek usul yok?

BAŞKAN - Sorunuzu sordunuz, cevabınızı alacaksınız.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Bir soru soruyoruz, ne var!

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Arkadaş, bir dakika ya, bir müsaade edin ya!

Bakın, bu, açıklığa kavuşturulması gereken bir konudur.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Rakam sorarak edepsizlik mi yapıyoruz?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sizi dinlemeye davet ediyorum.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Dinliyorum Sayın Bakan...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Lütfen... Ama bak, cümleyi ağzımdan alıyorsun.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Bu saate kadar onun için buradayız.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Siz benim söylememi, konuşmamı istemiyorsunuz. Ben onu anladım.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Tam tersine, konuşmanızı istiyoruz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ama konuşturmuyorsunuz ya.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Ham madde-dış ticaret dengesini söyleyin.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Konuşturun o zaman.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Günaydın, en sonunda sorunuza cevap vermezse "Sayın Bakanım, ben soruma cevap almak istiyorum. " dersiniz.

BAŞKAN - Sayın Aydemir...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, müsaade edin... Sayın Başkanım...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Geçiyor...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Geçsin biraz, ne olacak yani?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan...

ADNAN KESKİN (Denizli) - Sonra dersin ki: "Yazılı verelim." Hep yapılan şey bu değil mi?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bir sabredin, ne olur, lütfen...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Başkan sabretmiyor...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Yedi saattir oturuyoruz, daha sabır olur mu?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - E, sizi dinledi Bakanımız yedi saattir ya!

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Harmonize sistem, kayıtlara geçsin diye söylüyorum...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - İhracatı verdiniz...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bir dakika ya! Geleceğim kardeşim, bir sabret ya! Nasıl durdun ya!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Standardını söyleyin! İhracatı o standarttan...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Arkadaş, bir müsaade edin ya!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Söylememek bu kadar şey mi ya!

BAŞKAN - Sizin istediğinizi istediğiniz zamanda söylemek, cevaplamak diye bir şey yok!

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Başkan, böyle bir usul var mı? Ben keseyim isterseniz, o konuşsun.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Uluslararası standartlarda rakam istiyorum ben.

BAŞKAN - Ne zaman, nasıl cevaplayacağına siz karar veremezsiniz!

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bir nezaket içerisinde dinleyelim.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Uluslararası standarttan bir tane rakam istiyorum. Bu rakamı herkes biliyor...

BAŞKAN - Sayın Günaydın, bunu siz belirleyemezsiniz.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Onun için de sürekli fikir ayrılığı oluyor.

BAŞKAN - Yedi saat burada oturuyorsanız kendi iradenizle oturuyorsunuz, isteğinizle oturuyorsunuz. Bundan dolayı sıkılıyorsanız gidebilirsiniz!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Ben belirlemiyorum, soru soruyorum. Milletvekili soru soramazsa Meclise gelmez zaten!

BAŞKAN - Burada Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri gerekirse on yedi saat, yirmi saat de oturuyorlar.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Otururuz ama soru da sorarız. Soru sormak için geliyoruz buraya.

BAŞKAN - Müsaade edin. Siz bu şekilde bu işi kendiniz düzenleyemezsiniz. Buranın bir sistemi var, buranın bir düzeni var.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Ben soru sorarım! Ben dünyanın her yerinde soru sorarım, burada da sorarım!

BAŞKAN - Soramazsınız bu şekilde, eğer cevap almak istiyorsanız bekleyeceksiniz!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Siz benim soru sorma özgürlüğümü elimden alamazsınız!

BAŞKAN - Siz sorunuzu sordunuz...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Evet, cevabı istiyorum. Bu kadar basit.

İZZET ÇETİN (Ankara) - Sayın Bakanların sorulara doğru...

BAŞKAN - Sayın Çetin, böyle bir usul var mı? Siz de biliyorsunuz ya! Ne demek ya!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Tarımsal ham madde dış ticaretinde ne kadar ithalatçıyız? Rakamı verin bitsin.

BAŞKAN - Böyle bir şey var mı, böyle bir usul! Hayret bir şey!

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Sayın Başkan, niye öyle diyorsun? Bakan bir şey söyleyecek ya!

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ama konuşturmuyor ki.

BAŞKAN - Arkadaşlar, Bakanın cevap sırasına da siz mi karar vereceksiniz Sayın Günal?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Arkadaş, bir sabredin, ne olur ya! Lütfen ya!

BAŞKAN - Sayın Bakan, siz devam edin lütfen.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Ya, Sayın Keskin, böyle bir usul yok, yapmayın Allah'ınızı severseniz ya!

Sayın Bakan, buyurun.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, kayıtlara geçmesi için söylemem gerekiyor. Bakın, harmonize sistemde tarım ve hayvancılıkla ilgili ilk 24 fasıl. Bu, normal ihracat ticaret faslındaki...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - İhracatı başka standartta söylüyor, ithalatı başka söylüyor.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - ...ihracattaki devletin sisteminde, kayıtlı sisteminde ilk 24 fasıl tarım ve gıdayla ilgili. Burada da ihracat 2013'te 16 milyar 977 milyon dolar, ithalat 11 milyar 200 milyon dolar, denge 5,77.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Kayıtlara geçsin diye söylüyorum: Sayın Bakan durumu çarpıtmaktadır. Standart harmonize sistem üzerinden giderse ortaya çıkacaktır.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ya, bırak şimdi ya!

BAŞKAN - Yaptığınız saygısızlıktan başka bir şey değil Sayın Günaydın ya! Böyle bir şey olur mu ya! Böyle bir şey olur mu, ne kadar ayıp bir şey!

(Karşılıklı konuşmalar)

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Benim görevim soru sormak.

BAŞKAN - Sizin görevinizin ne olduğu belli; siz bütçe görüşmelerini baltalamak istiyorsunuz, yaptığınız o.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Öyle mi?

BAŞKAN - Evet, yaptığınız o.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Soru sormak baltalamak mı, rakam ortaya koymak baltalamak mı?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Dur bir dakika, dinle ya!

BAŞKAN - Sizin üslubunuz, yaptığınız o!. Siz dinlemeyerek bunu yapıyorsunuz.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Siz böyle bir şeyi bana söyleyemezsiniz.

BAŞKAN - Evet, söylerim.

Sayın Bakan, devam edin lütfen, buyurun.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2013 yılında 6,1 milyar dolar tarımsal ham madde ithalatı var, 6,1 milyar. Yani demin arz ettiğim, söylediğim 17,739 ihracat var dedim, 16,916 ithalat var; bu ithalatın 6,1 milyar doları ham madde ithalatı. Peki, bu ham maddeler ne?

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - İkisi birbirinden farklı rakamlar, yapmayın Allah aşkına ya! Yapmayın ya.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Doğru değil. İşlenmemiş kösele, deri ve kürk 381 milyon dolar.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Bilmiyorsanız "Bilmiyorum." deyin ya!

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sonra gidersin öğretirsin o zaman.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Onu da yaparım.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sen kimseye bir şey öğretemezsin ya, kendine ancak öğretirsin ya!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Rakamları çarpıtıyorsunuz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hiçbir şey çarpıttığımız yok. Bakın, hiçbir şey çarpıttığımız yok.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Gerçekleri anlatın, gerçekleri!

AHMET ARSLAN (Kars) - Sen biliyorsun gerçekleri bir tek!

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Gerçeklerden korkmayın, gerçeklerden korkmanıza gerek yok.

(Karşılıklı laf atmalar)

BAŞKAN - Kameraman arkadaşlar, lütfen, yerinize. Bakın, stenograflar takip edemiyor kimin ne dediğini. Burada tam tutanak tutuluyor.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın vekillerim, değerli Komisyon üyeleri; 6,1 milyar dolar olan tarımsal ithalatın, ham madde ithalatının 5,7 milyar doları...

(Gürültüler)

BAŞKAN - Kameraman arkadaşlar, bakın, dışarı davet etmek zorunda kalacağım sizi. NTV...

İZZET ÇETİN (Ankara) - Niye basını baskı altına alıyorsun?

BAŞKAN - Beyefendi, burada tam tutanak tutuluyor, kimin ne söylediğini göremiyor stenograflar!

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - ...sanayinin kullandığı ham maddeler yani bu ham maddeleri tarım kullanmıyor. Nedir bunlar? 381 milyon dolar işlenmemiş kösele, deri ve kürk. 1 milyar 102 milyon dolar ham kauçuk, bunu lastik sanayisi kullanıyor, otomobil endüstrisi kullanıyor. Tarımda görünüyor bunun ithalatı, ihracatı otomotiv endüstrisinde görünüyor. Şimdi, illa tarımı başarısız göstereceğiz diye, tarımın kullanmadığı ham maddeyi...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - DTÖ standardı, Dünya Ticaret Örgütü.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - ...tarımın ithalatı gibi gösterme gayreti var.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Dünya Ticaret Örgütü standardı, benim değil. Uluslararası standartlardan bahsediyorum Sayın Bakan.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Gerçeklerden korkmaktır bu. Yani, söyleyecek sözü olmayanlar gerçeklerden korkarak bunu söylüyor.

Mantar, odun ve kereste 605 milyon dolar, kâğıt hamuru ve kullanılmış kâğıt 645 milyon dolar, dokuma elyafı ve bunların atıkları 2 milyar 991 milyon. Şimdi, bu ithalatın 5 milyar 724 milyon doları tarımda görünüyor ama bunun kullanıldığı sektör sanayi sektörü. Peki, biz bununla, sadece pamukta yani dokuma elyafında 1,7 milyar TL tutarında 877 bin ton pamuk, 12,8 milyar TL değerinde tekstile dönüşüp ihraç ediliyor, 12,8 milyar. Şimdi, bu nerede görünüyor? Tekstil sanayisinin ihracatında görünüyor. Yani ithalatı başka bir sektörde, ihracatı başka bir sektörde. Mesele bu. Diyor ki: "Bu da bunun içerisinde, bunun adı tarımsal ham madde. Orada liste böyle yazıyor, dolayısıyla bunu böyle yapacağız." Ben de diyorum ki: Bu ham madde kauçuk, kauçuğu tarımın neresinde kullanırız?

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Tarımsal ham maddeden bahsediyoruz, bu kadar olmaz ya!

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Tarımsal ham madde nerede kullanılıyor, onu anlatıyor ya.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - O anlatıyor da sen anlamıyorsun.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sen anlamak istemiyorsun.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - TÜİK'in rakamı bunlar, TÜİK'in.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2013 yılında bakın, bu söylediğim ürünlerle ilgili, bu kullanılan ham maddelerle ilgili size şimdi rakamlar vereceğim. 12,8 milyar dolar pamuğa dayalı tekstil ürünleri ihracatı var. 2,9 milyar dolar mobilya ve ahşap eşya -demin söylediğim ham maddelerin kullanıldığı- 2,4 milyar dolar kauçuk ürünleri, 1,9 milyar dolar kâğıt, karton ve ürünleri, 1 milyar dolar da ayakkabı ve işlenmiş deri ihracatı yapılmış; toplam 21 milyar dolar. Şimdi, 5 milyar 724 milyon dolar, doğru, adı sınıflamada tarımsal ham madde, tarımın içerisindeki ham madde gibi görünüyor, bu uluslararası bir sınıflandırma ama bunu tarım kullanmıyor. Dolayısıyla, tarımın kullanmadığı bir ham maddeyi tutup tarım kullanıyormuş gibi, bunu bu şekilde söylemek tarıma da haksızlıktır, Türkiye'de...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - İhracatta niye bu sınıflandırmayı kullanıyorsunuz? İhracatta kullanıyorsunuz da ithalatta niye kullanmıyorsunuz?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hayır, doğru değil.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Gel, raporunuzda göstereyim işte, 11'inci sayfada.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hayır doğru değil.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - İşinize gelince oradan, işinize gelmeyince bu taraftan.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, gelelim buğdaya. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, buğdayda dendi ki: "Türkiye buğdayda net ithalatçı." Elhak! Şimdi, arkadaşlar, buğday ithalatı ve ihracatı... Türkiye'nin 2002 yılından 2014 yılının 9'uncu ayına kadar toplam buğday ithalatı 32 milyon 168 bin ton. Bunu dikkatinizi sunuyorum. Değeri 9 milyar 875 milyon dolar. Peki, ihracatı ne kadar? Buraya da dikkatinize arz ediyorum: 39 milyon 250 bin ton. Yani 32 milyon ithalat yapılmış, 39 milyon 250 bin ton ihracat yapılmış.

(Karşılıklı konuşmalar)

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Buğday ihracatı mı?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Evet, evet, buğday ihracatı.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Hangi dönemde bu?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade et! Bir dakika arkadaş ya! Ya, kardeşim, bu, TÜİK'in 1/11/2014 tarihli...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Buğday eş değeri falan değil, öyle mi yani?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade et! Bir dakika kardeşim ya!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Buğdayla eş değer değil de doğrudan buğday, öyle mi?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Canım kardeşim, bir dakika ya, bir sabredin ya! Buğday ve eş değeri elbette ki.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Onu soruyorum.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Elbette ki. Ama yani niye? Eş değeri sayılmıyor mu?

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Hayır, sayarız, niye saymayalım?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Farkı şu: Miktar olarak farkı 7 milyon 81 bin 894 ton fark, fazla. Değer itibarıyla da 6 milyar 125 milyon dolar.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Yüzde kaç randımandan hesaplamışlar onları?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Türkiye on iki yılda, 2002'den bu yana 32 milyon ton ithalat yapmış, 7 milyon ton da ilave, fazla satmış. Dolayısıyla, hiç kimse "Türkiye net buğday ithalatçısıdır." diyemez, bu haksızlıktır.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Bunlara bir araya gelelim, beraber bir bakalım, bizi bir ikna edin.

BAŞKAN - Sayın Bakanım, bir on dakika daha süre veriyorum.

Buyurun.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Vekilim, müsaade edin.

Sizin daha önce çalıştığınız Toprak Mahsulleri Ofisi...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - On sekiz yıl gururla çalıştım, doğrudur.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Eyvallah.

Toprak Mahsulleri Ofisi kurumuna gidin, orada benim Genel Müdürüm, genel müdür yardımcılarım, daire başkanlarım, siz de o kurumda çalıştınız, onlar size...

GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) - Onlar yüzde kaç randımanla hesaplandığını bilmezler, ben size söyleyeyim.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sen biliyorsun da onlar bilmiyorlar ha!

Sen niye makarnayı, bisküviyi söylemiyorsun? Makarna ve bisküvi neden yapılıyor?

Dolayısıyla, doğru değil.

(Karşılıklı konuşmalar)

BAŞKAN - Sayın Bakanım, kalanları yazılı alalım mı?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, bir iki bir şey söyleyeceğim özellikle.

Bir, bana şu, atla ilgili bir şey söylendi, onlar çok yanlış bilgiler, tekzip ettim. Benim ne hiç atım oldu ne bir atım var...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Sizin değil.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ama öyle dediniz.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Hayır, efendim.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Teftiş Kurulu Başkanının var, o zaman söyledim.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Vekilim, bakın, burada 3 arkadaş konuştu.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Ben sizinle ilgili bir şey söylemedim yani lütfen, Genel Müdürünüzle ilgili söyledim.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bir dakika... Onu söyleyeceğim ya. Mehmet Bey söyledi, mübarek!

MEHMET GÜNAL (Antalya) - "At var mı?" diye söyledim. İptal etmiş mahkeme, neden?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Öyle bir şey yok. Onu bilemem. Onu mahkemeye soracaksın, mahkeme devam ediyor çünkü Tekzip talebinin....

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Peki, böyle bir at var mı, bir şey var mı? Kimin olduğu beni bağlamıyor, doğru mu yani?

CAHİT BAĞCI (Çorum) - Olabilir, niye? Yani at olmasında ne sakınca var?

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Bir şey demedik ya! Teftiş Kurulu Başkanı suçlanıyor.

BAŞKAN - Sayın Günal...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Özellikle isim vermiyoruz siz söyleyin diye.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sağ ol. Ben de size söylüyorum: Bakın, hayır, orada milletvekili arkadaşımız dedi ki: "100 bilmem kaç bin euroya at ithal edilmiş."

ADNAN KESKİN (Denizli) - Kim diyor?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sizin için diyor.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Yarış atıysa olabilir Sayın Bakan.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ama öyle değil yani öyle bir şey yok. Bu doğru değil. Bakanlığın gerek Atlı Spor Kulübüyle... Ben, Atlı Spor Kulübü üyesiyim, at da biniyorum, tamam mı? Bindiğim at da Atlı Spor Kulübüne ait bir at, onu da söyleyeyim. Bana ait bir at...

ADNAN KESKİN (Denizli) - Gayet doğal.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Eyvallah ama bu söylendi.

Bak, orada, şimdi çıkarırım notları, şahsın ismini söylemek istemiyorum, söyleyen bir arkadaş oldu, şu anda notlara bakmam lazım. Dolayısıyla, önce onu söyleyeyim. Yani benim için ithal edilmiş veya bilmem şey yapılmış bir at yok. Atlı Spor Kulübünün atı. Dolayısıyla, orada ben biniyorum, at binebilen herkese de açık.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Teşekkür ettik.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Eyvallah, buyurun, siz...

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Siz bir soruşturma yaptınız. O kişinin akrabasında at var mıydı? Sizin personeliniz, onu da söyleyin de...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Eyvallah, onu da söyleyeyim.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Genel Müdürünüz hakkında dava var mı?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Evet, söyleyeyim.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Kayınvalidesinin 12 tane atı var mı?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade et arkadaş! Bir dakika...

Şimdi, insanların hukuk içerisinde mal alıp veya kayınvalidesinin aldığı ata hukuken sizin bir şey söyleme hakkınız yok.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Var.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Benim yok.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Bütün yarışları denetleme yetkisindeki bir kişi at yarışlarında bulunamaz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade et ama öyle değil.

Onlarla ilgili araştırmamız, soruşturmamız var.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Ceza aldı mı, almadı mı Sayın Bakan?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Efendim?

ADNAN KESKİN (Denizli) - Ceza aldı mı, almadı mı kene ihalesiyle ilgili?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ceza şu anda...

ADNAN KESKİN (Denizli) - Aldı, beş ay ceza aldı on beş yıl...

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hayır, bir dakika...

ADNAN KESKİN (Denizli) - Niye bunu söylemiyorsunuz?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade edin.

Birinci mahkemede beraat ediyor, ceza vermiyor. İtiraz ediliyor, beş ay ve para cezası alıyor. İtiraz ediliyor, Yargıtay safhasında devam ediyor.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Tamam.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ama bir dakika...

Yargılama tamamlanmadan...

BAŞKAN - Sayın Bakan, yargıda devam eden yargı süreçleriyle burada bir şey söylemek doğru değil.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Soruyoruz biz de yani, ne var bunda?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bir dakika ama müsaade edin. Ben söylüyorum.

Yargılama tamamlanmadan siz bir insanı nasıl suçlu ilan edersiniz?

ADNAN KESKİN (Denizli) - Ben suçlamıyorum, soruyorum size.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ben de söylüyorum.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Böyle bir adamı, böyle bir teftiş kurulu başkanını getirdiniz mi, getirmediniz mi?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bir dakika... O adam hiçbir şey söyleyemez.

BAŞKAN - Sayın Keskin, devam eden yargı süreçleriyle ilgili olarak burada fikir beyan etmek yakışmıyor, Anayasa'ya da aykırı, hukuka da aykırı.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Sayın Başkan, ben yorum yapmıyorum.

Böyle bir dava var mı yok mu?

BAŞKAN - Sayın Bakan...

ADNAN KESKİN (Denizli) - Neresi aykırı?

BAŞKAN - Aykırı.

ADNAN KESKİN (Denizli) - Anayasa böyle bir şey demiyor.

BAŞKAN - Aykırı.

Sayın Bakan, çok teşekkür ediyoruz.

Kalan soruları da yazılı rica ediyorum.