| Komisyon Adı | : | (10/434,2104,2716,2717,2718,2719) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 18 .12.2025 |
AYŞE KEŞİR (Düzce) - Sayın Bakanım, ben de tekrara düşmemek adına hızlıca şunu söyleyeyim: Otizm Eylem Planı'nda çalışmış birisi olarak erken tanı -yani bu kadar hocamız var, kusura bakmasınlar- asıl diğer engel alanlarından farklı olarak otizmin bir ilaç tedavisi olmadığı için tamamı rehabilitasyon. Öyle olunca erken tanıda benim de bildiğim çok örnekte, 1,5-2 yaş civarında tanılandığında çocuk birkaç yıllık rehabilitasyon sonrası, yaklaşık 6-7 yaşında akranlarıyla ortak, kaynaştırma eğitimi alabilir pozisyona geliyor ve toparlıyor. Ama gördüğüm örneklerde ailelerin yoğun ilgisi var, şehir bile değiştiren aileler biliyorum "Falanca daha iyi eğitim var." diye. Bunu sağlayamazsak özellikle ilerleyen vakalarda toplumun önünde başka sorunlar bizi bekliyor. Onun için "Hani bunu beş sene sonra teşhis ederiz, ilacını veririz, kontrol altına alırız." diyeceğimiz bir kalem değil, diğer gruplar gibi değil. Onun için, vekillerimizin de söylediği gibi, artıyor olması da bir büyük sosyal handikabı da oluşturuyor. O anlamda, erken tanı ve bunların üç-dört yıl içinde yani 1-2 yaşında yapılan erken tanıdan son üç-dört yıl içinde, büyük oranda... Tabii ki yüzde 100 diyemiyoruz, özellikle aspergerler çok daha çabuk, hatta, bir yıllık bir rehabilitasyonla akranlarıyla eğitim alabilir hâle, akranlarıyla aynı sosyal ortamda bulunur hâle geliyorlar. Hocam KBB profesörü, yani işitme engellilik erken tanıda başarılı olunca, bakın, bugün Türkiye'de artık bunu çok az konuşuyoruz ya da çok spesifik vakalarda konuşuyoruz, özel vakalarda. Aynı şeyi otizm için yapmamamız mümkün değil yani bu sadece Aile Bakanlığının, Engelli Hizmetlerinin konusu değil, bu birinci derece Sağlık Bakanlığının konusu. Erken tadı olmadan da diğer hiçbir aşamada biz mesafe katedemiyoruz.
Teşekkür ederim.