KOMİSYON KONUŞMASI

ALİ KARAOBA (Uşak) - Ben de güzel sunum için teşekkür ediyorum.

Ben aslında tersten başlamak istiyorum. Sahada gördüklerime bakınca bu konuyla ilgili, özellikle disleksiyle ilgili, şöyle: Sahadakiler şöyle bir şey yapıyor, bizim bir göğüs hocamız vardı, derdi ki: "Anlattıklarımızın yarısının yanlış olduğunu biz de biliyoruz. Acı olanı, diğer hangi yarısı doğru, kimse bilmiyor." Gerçekten bu disleksi, diskalkuli, bu grubun tamamı bu gruba giriyor ama sizi dinleyince biraz benim kafamda netleşti ama şu şekillendi: Yani seçmeli ders olarak niye var bu, neden kalıcı ders değil? Yani bu işin eğitmenliğini almış insanları biz niye zorunlu hâle getirip eğitmiyoruz? Bence bunu Komisyon olarak, mutlaka öneri olarak koymak zorundayız. Farklı bir sektör, para kazanmak için de çok iyi bir sektör. Yani hani, sizin saydığınız gibi, işte, çocuk psikiyatristinden tutun, diğer bölümlere kadar, özel hocadan tutun, özel okullara kadar herkes bu işten keyifleniyor. Lokman Vekilimin söylediği cümle çok doğru; bu işte gerçekten ciddi bir çamaşır makinesine ihtiyaç var temelden yapılacak. Onun da ben okullar ve üniversiteler olduğunu düşünüyorum. Yani öğretmenler... Tamam, not kriter değil ama yani "İki kere iki kaç"ı da bilmeyen ya da işte, bununla ilgili "Not kriter olarak değil." dediniz ama şüphelenmeyi bile gerektiren şeyler olur ya da bu setleri geliştirip yaygınlaştırmak lazım. Ben onun için Komisyona öneri olarak şunu sunuyorum: Fakültelerde, sizin fakültelerin tamamında zorunlu ders olarak mutlaka okutulmalı diye düşünüyorum.

Gerçekten çok faydalandım, çok teşekkür ederim.