| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .01.2026 |
GİZEM ÖZCAN (Muğla) - Yani çünkü bu çok büyük bir eksiklik, biz bu verilere bakarak sonuca varamıyoruz.
Adalet Bakanlığı bürokratlarına da yine teşekkür ediyorum sunumlarınız için. Şimdi, temel hedefin yeniden suça sürüklenmenin önlenmesi olduğunu aslında her 3 sunumda da ifade ettiniz. Burada ikinci suça karışma oranı peki nedir, bunu öğrenmek istiyoruz? Yani iki suç ya da üç suç işleyen çocukların istatistiklerini verdiniz ama yani cezaevinden çıktıktan sonra ikinci suça bulaşma, denetimli serbestlikten sonra ikinci suça bulaşma ya da ilk suçundan sonra hiç güvenlik görevlileriyle muhatap olmamış ve o arada ikinci, üçüncü suç işlemiş; bunlara dair oranlar varsa elinizde ve paylaşabilirseniz sevinirim.
Cezaevlerinin koşullarını ya da işte eğitimevlerinin koşullarını anlattınız. Şimdi, bu ülkede hayali cezaevine girmek olan çocuklar var. Yani ben Tekirdağ Milletvekiliyim, kendi ilimden biliyorum ve bunun sebebinin oradaki şahane koşullar olmadığını hepimiz biliyoruz. Yani bu çocuklarla bire bir muhatap olan kişilersiniz, bu noktaya nasıl sürüklendi bu çocuklar yani suçun ötesinde cezaevine girmek nasıl oldu da bu ülkede yetişen, doğan, yaşayan çocuklar için bir hedefe, bir hayale dönüştü? Sizin gözleminiz nedir? Bu çocuklarla bire bir muhatap olan kişiler olarak cezaevine girmek bir statü atlama olarak mı mesela o dünyanın içinde var sayılıyor? Bu gerçekten önemli çünkü Tekirdağ'da biz çok trajik bir olay yaşadık yani 18 yaş altı bir çocuk cezaevinin önünden geçerken "Ben bir gün buraya gireceğim." dedi çevresine ve dedikten birkaç gün sonra Cumhuriyet Halk Partili bir belediye Meclis üyesini hiçbir sebep yokken, hiçbir şey yokken katletti; evet, o çok hayal ettiği cezaevine girdi. Yani bunlar günlük hayatımızda somut olarak karşılaştığımız tehditler ve tehlikeler her birimiz için. Tehdit boyutuyla da yani çocuklarla ilgili kısmı ayrı, onları o alandan korumakla ilgili ama tehdit boyutu da hepimiz için geçerli. Dolayısıyla oradaki gözleminizi merak ediyorum.
Bu cezaevinde örgün eğitime devam eden çocukların başarı oranlarını yani işte sınav başarıları, meslek edinme başarıları yani neler yaptığınızı anlatıyorsunuz ama bu yaptıklarınızdan sonuç alabiliyor muyuz, ne oranda sonuç alabiliyoruz? Bunu da bilirsek daha sağlıklı yorum yapabiliriz.
Ve, yine, ebeveyni ceza infaz kurumunda bulunan çocuklar, işte siz de söylediniz, daha kırılgan gruplar aslında suça karışmayla ilgili. Burada bir ifade kullandınız, dediniz ki: "Risk ve ihtiyaçların burada değerlendirilmesi lazım bu çocuklarla ilgili yani ebeveynleri cezaevinde bulunan, dolayısıyla kendileri de cezaevinde bulunan." Peki, kim değerlendirecek? Yani biz sizden bekliyoruz, size emanet, siz kimden bekliyorsunuz? Bunu eleştirel söylemiyorum yani sağlıklı olan nedir? Bir öneri olarak ifade edebilersiniz yani şu kurum eliyle şöyle bir şey de yapmak gerekiyor bu çocuklar için belki hani bizim de ufkumuzun açılmasına bu anlamda katkı sağlamış olursunuz ve ben çok önemsiyorum ve çocuk suçluluğu konusunda hiç gündeme gelmemesini de yadırgıyorum. Mesela, cezaevindeki çocukların işte suç oranlarıyla ilgili birinci grup "uyuşturucu" dediniz yani hem Avrupa'nın hem Türkiye'nin mesela illallah ettiği bir mesele. Türkiye'nin de dâhil olduğu coğrafyanın yani Türkiye'den Avrupa'ya uyuşturucu ticaretinin yüzde 80'inden fazlası PKK narko terör eliyle yürütülüyor ve bu terör örgütünün bu narko terör örgütünün büyük oranda uyuşturucu dağıtımında çocukları kullandığı yani işte Avrupa'da, Almanya'da yani bir sürü Der Spiegel vesaire kapak konuları yaptı, dosyalar yayınlandı, Birleşik Krallık'ta Metropolitan öyle, işte, İçişleri Bakanlığının verileri var yani 8-12 yaş grubu özellikle. Şimdi, bu çocukların yani uyuşturucu sebebiyle cezaevinde bulunan çocukların aynı zamanda bir terör örgütüyle iltisakı var mı, oranı ne, bununla ilgili bir çalışmanız var mı eğer yoksa neden yok? Çünkü böyle bir gerçeklik var. Hem Türkiye'de hem Avrupa'da ve Avrupa'da çalışılıyor, aslında İçişleri de çalışıyor bildiğim kadarıyla bunun üzerinde, biz bunu neden göremiyoruz, neden yokmuş gibi bir tablo çiziliyor? Bunu da özellikle merak ediyorum.
Çok teşekkürler.