| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 08 .01.2026 |
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Hoş geldiniz değerli hocalarım.
Teşekkür ederim sunumunuz için. Özellikle Tayyib Hocam -ben Mücahit Öztürk'ün eşiyim- hoş geldiniz, teşekkür ederim sunumlarınız için.
İlk önce, Esra Hocama çok kırıldığımı söyleyerek başlamak istiyorum. Bir çocuğunuz var mı?
DR. ESRA ÇETİNÖZ - Yok.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Onda çünkü çalışan bir annenin çocuğuyla ilgilenmesinde hiçbir problem yok. Hem çalışan bir çocuk doktoruyum, nöbetlere bile kaldım hem de siyasetçiyim. İkisini de yapıp 3 pırıl pırıl çocuk yetiştirdim; biri çocuk psikiyatrisi, biri erişkin psikiyatrisi, biri de psikolog. Hepsi de hem ahlaki hem kültürel hem eğitimsel mükemmel çocuklar ve ben bir anne olarak onlara hiçbir şeyi eksik yapmadım ve gurbette başörtülü akademisyen olabilmek için İstanbul'a geldim, bir akrabam bile yok, çocuk bakıcılarıyla yetiştirdim, elhamdülillah, hepsi de çok iyi. Ya, bir bayan olarak kadın çalışanlarına bu tür bir cümleniz beni çok kırdı açıkçası, çok yanlış.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Öyle demedi, yanlış anlamışsınız.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Hayır, öyle dedi, "çalışan kadın, çalışan ebeveynler" dedi, dedi, dedi.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - "Ebeveyn" dedi.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Çok doğruydu ifadeniz.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Başka bir şeyi kastetti.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Yok ama orada zaten erkek söylenmez, oradaki imaj kadına, anneye ait bir imajdır.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Hayır, kendisi çalışan biri.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ama çocuğu yok.
ELİF ESEN (İstanbul) - Çok ayıp ya, çok ayıp!
MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Hayır, gereksiz bir polemik.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Çok gereksiz.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Hayır yani orada gerçekten bir kadın olarak o söyleminiz çok kırıcıydı.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Sayın Vekilim, herhâlde bir yanlış anlaşılma oldu diye düşünüyorum.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ya, inşallah öyledir, yanlış bir anlaşmadır.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Tamam, buyurun.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - İkincisi...
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Yok, bir kadın olarak ve bir çalışan anne olarak buna itiraz etmem en doğal hakkım yani. Bundan önce de siz vekilimizin şeyine itiraz etmiştiniz, hatırlıyorsunuz değil mi?
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Çocuğu yok diye itham ettiniz, hiç yakışmadı yani.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Yok, hayır.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - "Çocuğun yok, o yüzden anlamazsın." falan...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Biz sizin yanlış anladığınızı düşünüyoruz.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Böyle bir şey yapabilmesi ve çalışan annelere...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Sayın Vekilim, sorunuzu alabilir miyiz?
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Çalışan bir anneye itiraz etmesi çok yanlıştı. (CHP sıralarından gürültüler) Çalışan bir anneye itiraz etmesi çok yanlıştı. Kadınlar olarak her şeyi başarabiliriz, hem çalışıp hem kariyer yapabiliriz hem çocuk yapabiliriz.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Ama Aile Yılı ya, kadınlar zaten evde otursun, çocuk doğursun.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Bu benim fikrim, siz kendi fikrinizi kendiniz söylersiniz.
İkinci konu...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Sorunuza odaklanalım mı lütfen?
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Sataşmayın hocaya ya.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Sataşıp sataşmama hakkım kendime aittir, milletvekilliği dokunulmazlığım vardır, siz de kendi fikrinizi kendiniz söyleyebilirsiniz, tamam.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Söyleyeceğim, teşekkür ederim, söyleyeceğim.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Nasıl dün söylüyordunuz Başkana "Söyleyeceklerime karışamazsınız." diye...
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Aynen öyle.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - ...siz de benim söyleyeceklerime karışamazsınız.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Karışmıyorum, sizin söyleyeceklerinize karışmıyorum.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Aferin.
İkincisi: Meslektaşlarım olarak...
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Siz zaten kendi fikirlerinizi açıkça ifade ediyorsunuz.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Susarsanız devam edeceğim.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Ne zaman susup susmayacağıma kendim karar veririm, siz karışamazsınız.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Şimdi şöyle yapalım: Lütfen...
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Sus o zaman, devam edeyim.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Bu saygısız dilinizi iade ediyorum.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Sen susarsan ben devam edeceğim.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Bu saygısız dilinizi...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bir şey söyleyeceğim...
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ama hâlâ devam ediyor.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Bu saygısız dilinizi...
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ama hâlâ devam ediyor, benim bitmedi ki konuşmam.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bir şey söyleyeceğim. Arkadaşlar, bir şey söyleyeceğim.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Ben bu dilinizi size iade ediyorum.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Sayın Vekilim, müsaade eder misiniz?
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Aynen.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Bu seviyeye inmiyorum.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ya, bir dakika, müsaade eder misiniz?
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Ya, susmuyorsun ki devam edeyim.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Ya, lütfen, herkesi...
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Sana söz verildiğinde istediğini konuşursun.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Bu seviyeye inmiyorum.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Sen kendi seviyene bak önce, kendi seviyene bak.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Bir şey söyleyeceğim.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Size siz diyorum, siz de bana siz deyin lütfen. Ben size siz demeye devam edeceğim, nezaket kurallarına davet ediyorum, ben sizi dinliyorum ama sizin seviyenize inmiyorum.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Şimdi, o seviyeye kendin gel önce. O seviyeye kendin gel önce, benim seviyeme gelemezsin bile.
AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Ben hâlâ size siz demeye devam edeceğim.
ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Benim seviyeme gelemezsiniz bile.