KOMİSYON KONUŞMASI

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; stratejik kamu varlıklarını korumak, uzun vadeli yatırımlarla ülke ekonomisine katkı sunmak iddiasıyla 2016 yılında kurulan Türkiye Varlık Fonu ne yazık ki şeffaflıktan uzak, denetimsiz ve Meclis iradesinin dışında bir anlayışla yönetilmektedir. Muhalefet olarak en temel itirazımız, milletin ortak varlıklarının bir kişinin yetkisine bırakılması ve bu yetkinin hiçbir etkin denetime tabi olmamasıdır. Ama gelin görün ki Varlık Fonunun yapısına baktığımızda dahi Türkiye'deki tek adam rejiminin nasıl işlediğini çok net görüyoruz. Varlık Fonuna Başkan atama yetkisi Cumhurbaşkanında ve Varlık Fonunun Başkanlığına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gene Recep Tayyip Erdoğan'ı atıyor. Aynı Cumhurbaşkanlığı mali tablolara ilişkin tezkere hazırlıyor ve Cumhurbaşkanının Başkanı olduğu Varlık Fonunun Cumhurbaşkanlığınca denetlenmesini öngörüyor. "Böylesi ancak tek adam rejiminde olur." dediğimiz bir sistemle karşı karşıyayız. 2016 yılında Varlık Fonuyla Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçe hakkı fiilen devre dışı bırakılmış, Sayıştay denetimi sınırlanmış, Fonun faaliyetleri kamuoyundan gizlenmiştir.

Şimdi, Ziraat Bankasından Türk Hava Yollarına, BOTAŞ'tan TÜRK TELEKOM'a kadar pek çok stratejik kurum Varlık Fonu çatısı altına alınmış ancak bu kurumların nasıl yönetildiği, hangi borçlanmalara imza atıldığı, hangi teminatların verildiği açıklanmamıştır. Bu tablo, Varlık Fonundan çok geleceğin ipotek altına alındığı bir borçlanma mekanizmasını andırmaktadır. Az önce konuşmacı vekilimiz dedi ki: "3 çeşit denetimden geçiyor." Sayıştay denetçilerinin raporlarını okuyoruz, ben de kendim KİT Komisyonu üyesiyim ama maalesef birçok sorumuza "ticari sır" diye ya da geçiştirilecek bir şekilde cevap veriyorsunuz. Bugün, gelinen noktada Varlık Fonu ne yazık ki bünyesindeki şirketlere varlık yerine darlık getirdi, yokluk getirdi.

Varlık Fonunun KİT'ler için nasıl yokluk fonuna dönüştüğünü birkaç örnekle açıklayayım. Bakın, değerli arkadaşlar, aralarında PTT, TÜRKSAT, BOTAŞ, TÜRKŞEKER gibi Varlık Fonuna devredilen kurumların da olduğu 102 KİT'ten 34'ü 2024 yılında toplamda 168 milyar 554 milyon 122 bin TL zarar etti. Özellikle BOTAŞ 44 milyar 960 milyon 594 bin lira zararıyla ilk sırada. Varlık Fonunun amiral şirketlerinden, alanında tekel olan BOTAŞ yıllardır zarar ediyor. 2024 yılı zararı eski parayla 45 katrilyona dayanıyor ve Varlık Fonu bunu maalesef seyrediyor. Çok büyük düşünen Cumhurbaşkanımızın bu konuda hiçbir açıklaması yok, büyük düşündüğü belli çünkü yandaşlarını zengin etmekle meşgul.

Yine, Varlık Fonu şirketlerinden Türkiye Şeker Fabrikalarının 2024 yıl zararı 11 milyar 681 milyon liraya ulaştı. TÜRKŞEKER çaya atılan şeker gibi eriyor, Varlık Fonu bunu gene seyrediyor. Yine, Varlık Fonu şirketlerinden TÜRKSAT'ın 2024 yılı zararı 1 milyar liraya ulaştı. PTT'den örnek verelim: Yüz seksen beş yıllık köklü geçmişe sahip olan PTT, çok ilginçtir ki Varlık Fonuna devredildiği günden bu yana zarar ediyor. Türkiye'nin önemli kurumlarından biri olan ve Türkiye genelinde yaygın şubeleriyle önemli imkânlara sahip bir kurum olan PTT üst üste altı yıldır zarar ediyor. 2019 yılında 1 milyar 218 milyon, 2020 yılında 740 milyon, 2021 yılında 387 milyon, 2022 yılında 259 milyon, 2023 yılında 2 milyar 388 milyon, 2024 yılında 3 milyar 613 milyon TL zarar eden PTT'nin son beş yıldaki zararı 8 milyar 605 milyon TL'ye ulaştı. Mali yapısı bozulan PTT'nin kullandığı kredilerden dolayı sadece 2024 yılında ödediği faiz ise 950 milyon 986 bin lira oldu. Hani Varlık Fonu şirketlere fayda sağlayacaktı; hani mali yapıları güçlenecekti. Varlık Fonu Bakanlar Kurulu kararıyla kendilerine devredilen şirketlere tamamen yokluk getirdi, darlığa düşürdü. Varlık, sadece şirketin adında kaldı.

Sonuç olarak Türkiye Varlık Fonu tam ve etkin biçimde denetlenmeli, tüm işlemleri kamuoyuna açık ve hesap verilebilir hâle getirilmelidir. Milletin malı, millet adına ve milletin gözü önünde yönetilmeli. Aksi hâlde, Türkiye Varlık Fonu, ekonomik istikrarın değil belirsizliğin ve güvensizliğin sembolü olmaya devam edecektir, PTT örneğinde olduğu gibi bünyesindeki kurum ve kuruluşları batma noktasına getirecektir. Az önce Orhan Erdem Vekilimiz söyledi yani Varlık Fonunu büyük düşünen Cumhurbaşkanı, maalesef yokluk fonu hâline getirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Biz, buradan sesleniyoruz: Emekliye, işçiye, çiftçiye para bulamayan bu iktidar maalesef yandaşlara aktarıyor ki bu Varlık Fonundaki kıymetli kurumlarımız maalesef hem zarar ediyor hem de faiz sarmalı içerisinde can çekişiyor, buna bir son verin.