KOMİSYON KONUŞMASI

CEVAHİR ASUMAN YAZMACI (Şanlıurfa) - Çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri, kıymetli Bakan Yardımcım, Bakanlığımızın çok değerli bürokratları; öncelikle hepinizin Miraç Kandili'ni kutluyorum.

Bugün görüşmekte olduğumuz düzenlemeyle Hazineye ait tarım arazileri ile 2B alanlarında bulunan taşınmazların satışına ilişkin olarak gerek başvuru süresinin gerekse taksitli satışlarda yükümlülüklerini yerine getiremeyen vatandaşlarımız için tanınan sürenin 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uzatılması öngörülüyor. Bu düzenleme teknik bir tarih değişikliğinden ibaret değil. Düzenleme şehircilik, mülkiyet, planlama ve sosyal denge açısından son derece yerinde ve sahadan gelen çok güçlü bir ihtiyacın sonucudur. Ben bu kapsamda Şanlıurfa'mızın Ceylanpınar ilçesine ilişkin çok somut, çok ağır ve uzun yıllardır çözülmemiş bir mülkiyet sorununu Komisyonumuzun dikkatine sunmak istiyorum. Ceylanpınar 1950'li yıllarda ismi daha önce Devlet Üretme Çiftliği ve şu anda TİGEM olan Devlet Üretme Çiftliği'nin kurulmasıyla birlikte yoğun göç almış, kontrolsüz gelişim neticesinde de yerleşim alanları büyük ölçüde Hazine taşınmazları üzerinde oluşmuştur. Bugün gelinen noktada ilçenin nüfusu 100 binin üzerinde ve yerleşimin önemli bölümü tapusuz. Bu imar ve şehircilik açısından son derece sağlıksız bir tabloya işaret ediyor. 2015 yılında 4706 sayılı Kanun'la eklenen geçici 18'inci maddeyle bu soruna çözüm getirilmek istenmiş, hak sahipliği tanınmış ve başvuru süresi öngörülmüş ancak sahadaki sosyoekonomik şartlar nedeniyle bu düzenleme amacına tam olarak ulaşamadı. Toplam 7.258 taşınmaza hak sahipliği verilmişti. Bu taşınmazlardan 5.185'inin satış işlemleri devam etmekte, 1.100 taşınmazın satış işlemi de gerçekleştirilmiştir. Bugün, bu satış işlemleri sonrasında bunların 2.073'ü için başvuru süresi kaçırılmıştı ve yaklaşık 30 bin vatandaşımız fiilen kullandığı taşınmaz için mülkiyet hakkı elde edemedi. Bu tablo sadece bireysel bir mülkiyet sorunu değildir. Bu tablo doğrudan doğruya imar, altyapı, yatırım ve kamu hizmetleri üretimini kilitleyen bir sorun. Tapu olmadığı için ruhsatlı ve planlı yapılaşma yapılamıyor, yeni konut alanları üretilemiyor, elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerinde ciddi problemler yaşanıyor, devletin barınma ve sosyal destek mekanizmaları işletilemiyordu. Taşınmaz devirleri kayıt dışı yürüyor, şehircilik düzeni bozuluyor, dolayısıyla kamu zararı oluşuyor. En önemlisi, tapu güvencesi olmadığı için yatırım gelmiyor, işsizlik de kronikleşiyor.

Bayındırlık ve imar perspektifinden baktığımızda da mesele çok net: Mülkiyet netleşmeden imar olmaz, mülkiyet netleşmeden kentsel dönüşüm olmaz, mülkiyet netleşmeden altyapı, üstyapı ve kamu yatırımları sağlıklı ilerleyemez. İşte bu nedenle başvuru ve ödeme sürelerinin 31 Temmuz 2026'ya kadar uzatılması Ceylânpınar ilçemiz özelinde sadece bireysel mağduriyetleri gidermeyecek, aynı zamanda ilçenin önündeki imar, planlama ve yatırım kilidini de açacak. Bu düzenleme hayata geçtiğinde binlerce parsel hukuki statü kazanacak, planlı şehirleşmenin önü açılacak, kamu yatırımları için sağlıklı alan üretilebilecek, sosyal destek mekanizmaları işler hâle gelecek, devlet hem hukuki hem mali açıdan kazanacak.

Bu yönüyle söz konusu düzenleme Komisyonumuzun ilgi alanına giren imar düzeni, şehirleşme ve kamu yararı bakımından son derece isabetlidir. Özellikle Ceylânpınar'daki somut tablo dikkate alınarak süre uzatımına ilişkin bu kanun teklifinin Komisyonumuzca desteklenmesini ben önemli buluyor, katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum.