KOMİSYON KONUŞMASI

RUKİYE TOY (Sivas) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Şimdi, tabii, hocalarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Özellikle suçların önlenmesi ve rehabilitasyon dönemleriyle ilgili gerçekten çok güzel bilgiler vardılar, çok teşekkür ediyorum.

Sesim biraz kısık, sesim geliyor mu bilmiyorum ama kusura bakmayın.

Şimdi, vakıfla ilgili Selmin Hanım'ın söylemleriyle ilgili kafamıza takılan, anlamlandıramadığımız ifadeler var. Biraz önce Sayın Vekilimiz Gülşen Hanım'ın bence söylemek istediği de aslında tam olarak buydu. Mesela, ifadelerinizde sürekli "özgürlüğünden yoksun bırakılmış çocuklar" ifadesini kullandınız; burada özgürlüğünden yoksun bırakılmış mı, yoksa suça sürüklenmiş çocukları mı kastediyorsunuz? Bunu öğrenmek istiyorum. Mesela, çocukların devlete güveninin zedelendiğine dair bir ifadede bulundunuz. Bu ifade de biraz değişik geldi bana çünkü oradaki mağdurların devlete güveni ne olacak? Diyelim ki Minguzzi'nin ailesisiniz ve ne yaparsınız? O çocuğun en ağır cezaya çarptırılmasını istersiniz değil mi? Dolayısıyla Adalet Bakanlığımız da yirmi dört yıla yakın bir ceza verdi yani en yüksek düzeyden cezasını vermiş oldu. Dolayısıyla, kullandığımız ifadeler belki sizin biraz daha yanlış anlaşılmanıza vesile olmuş olabilir diye düşünüyorum yani çok böyle iyimser bir tablo, pembe bir tablo çizmeye çalışıyorsunuz; çocuklar açısından baktığımızda durum keşke öyle olsa ama maalesef değil yani. Dolayısıyla, burada birkaç ifadeniz daha var. Hükümlü kadrosundan işe alımlar oluyor, biliyorsunuz yani bir kişi cezaevinden çıktıktan sonra kurumlarımızda hükümlü kadrosunda çalışabiliyorlar terörle iltisaklı suçlular hariç. Dolayısıyla, burada da devletin bakmadığı, sahip çıkmadığı, ilgilenmediği, başı boş kaldığı düşüncesi de doğru değil.

Cezaevlerine herhâlde gitmişsinizdir avukat olduğunuz için, o karamsar tabloyu neye göre çizdiğinizi bilemiyorum. Cezaevlerimizde hem örgün eğitim hem yaygın eğitim hem uzaktan eğitim, rehabilitasyon çalışmaları, halk eğitim merkezlerimizin el beceri kursları, bunların olduğunu biliyor olmanız lazım diye düşünüyorum.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O yüzden mi acaba suç işliyorlar? Dışarıdan daha iyi(!)

RUKİYE TOY (Sivas) - Yani şimdi hocam, buna bir şey yapamayız, toplum dediğimiz şey böyle...

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Lütfen Vekilimizi bölmeyelim, ne olur.

ÜMMÜGÜLŞEN ÖZTÜRK (İstanbul) - Var olan şeye de "Yok." demek yanlış, Vekil Hanımın söylediği o.

BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Vekilimizi bölmeyelim, devam edin.

RUKİYE TOY (Sivas) - Hocam, içerisinde yani rehabilite olanlar da vardır. Tabii, yetişkinlere yönelik birinci ve ikinci kademe okuma yazma kursları, yaygın eğitim çalışmaları, örgün eğitim çalışmaları, uzaktan eğitim çalışmaları, manevi rehberlik çalışmaları, kütüphane çalışmaları, mesleki eğitim çalışmaları, sosyal ve kültürel faaliyetler yapılmakta cezaevlerimizde. Fakat bu şu anlama gelmez: Bir topluma hitap ediyorsunuz, bir toplumu eğitiyorsunuz, içerisinde rehabilite olanlar ve gerçekten sosyal hayata çıktıklarında pişman olup normal hayatlarını sürdürenler e tabii ki aralarında yine de aynı suçu işleyenler olacaktır. Bu genel bir şey olmaz hocam, onu demek istiyorum sayın vekilim. Dolayısıyla, biraz belki kullandığınız ifadelerin daha gerçekçi olmasını bekleyebiliriz, biraz toplumdan uzak yorumlar gibi geldi.

Teşekkür ediyorum.

Yani, bu arada, tabii, Adalet Bakanlığımızı da misafir edeceğiz, dinleyeceğiz onları da mutlaka, bu konularla ilgili bize daha detaylı bilgiler vereceklerdir ama buraya gelmeden önce biraz daha araştırmanızı öneririm.

Teşekkür ediyorum.