| Komisyon Adı | : | (10/1912,3375,3376,3377,3378,3379) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .02.2026 |
RUKİYE TOY (Sivas) - Hâlâ cevap alamadığımı düşünüyorum, şimdi "özgürlüğünden yoksun bırakılmış çocuklar" ifadenizin... Yani bir şeyin tezinin olması ya da bilimsel, akademik çalışmanızın olması o ifadenin de doğru olduğu anlamına gelmez Hocam. Sizin gibi yüzlerce, binlerce akademik çalışma yapan insanlar var, bu, bunun cevabı olamaz. Mesela, biraz önce Behice Hocam da söylemişti, "suça sürüklenen çocuklar" ifadesini bile tartışıyoruz değil mi bugün? Bu ifadeye de ben gerçekten biraz daha dikkatli çalışmanızı tavsiye edeceğim. Kadına Yönelik Şiddet Komisyonundaydım ben aynı zamanda, o ifadeyi bile keşke yeni bir söylem bulsak da değiştirsek demiştim çünkü kadına yönelik şiddet, sürekli sanki kadına, evet, şiddet olabilir, normalleştiriyor bu cümle. O yüzden hocam da söyledi, gerçekten kavramlar çok önemli. Buradaki bu kavramınız ve biraz önce yine çocukların devlete güveni elbette ki önemli ama Selcan Hocamın da söylemek istediği: Buradaki ifadelerde nasıl devlete güveni, çocukların önemliyse mağdur ailelerin de güveni... Yani Hocam, burada böyle çok romantizm, böyle şey konuşmaya gerek yok, gerçekçi ve keskin konuşmanız lazım. Bir çocuk suç işlediğinde bunun ciddi manada bir karşılığının olduğunu bilmeli, çocuk da bilmeli ailesi de bilmeli. Hatta ben o kadar böyle keskin gelebilir ama çocuk şunu düşünmeli, "Ben müebbet alırsam ne yaparım?" (Gürültüler)
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - İşte düşünmüyor.
RUKİYE TOY (Sivas) - Yok, yok, bu cezayı aldığında düşünecek.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yetişkinin kemoterapisi ile çocuğa verilen kemoterapi aynı olabilir mi?
RUKİYE TOY (Sivas) - Hocam şöyle, çocuk derken size herhâlde 6, 7, 8... Öyle değil,14-15 yaşında bir çocuk kendi aralarında şunu konuşabiliyorlar: "Biz burada..." (Gürültüler)
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sanki biz cezasızlığı falan savunmuyoruz, o ayrı bir şey ama ceza vererek... Bilimsel verilerle ortaya koyuyorlar, onu diyorum.
RUKİYE TOY (Sivas) - Hah, onu düzeltelim.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Şimdi, Başkanım, bizim ceza sistemimizde topluma yeniden kazandırma var, birlikte yaşama var, o yüzden rehabilitasyonlara önemli diyoruz.
RUKİYE TOY (Sivas) - Ben anlatayım da Vekilim. Tabii ki, o ayrı bir şey.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Aslında bu konuda bir mutabakat sağlandı.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yok, öyle konuşmamız mutabakat...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Evet, evet, suçun mağduriyetine göre yaptırımların değişmesi, infazda değişimler...
RUKİYE TOY (Sivas) - Mesela aynı şeyleri söylüyoruz aslında, önlemek, rehabilitasyon, eğitim, annenin eğitimi, babanın eğitimi; hepsi tamam zaten, o konuda bir şey yok ama sonrasında sanki böyle bu çocuklara sürekli bir mağdur, anneye babaya sürekli bir mağdur sıfatı yüklemek doğru değil.
Bana gelen bir şeyden bahsedeyim size, bu Komisyonda olduğumu bildikleri için bir gardiyanın annesi mesela bir mesaj gönderdi bana, diyor ki: "Çocuklar kendi aralarında şunu konuşabiliyorlar, işte bununla övünüyorlar, 'Ben yattım, sen ne kadar yattın, çıktın?' diye. Bununla övünebiliyorlar, tabii ki rehabilitasyon, o ayrı bir şey ama bir toplumun bazı gerçeklerini de net ortaya koyuyor.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Evet, siyah-beyaz yok, gri var bu işte gerçekten.
RUKİYE TOY (Sivas) - Evet, aynı dediğiniz gibi.
O yüzden ben sadece "bilimsel" dediğiniz için onun altını çizmek istedim, teşekkür ediyorum.
TÜRKİYE ÇOCUKLARA YENİDEN ÖZGÜRLÜK VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELMİN CANSU DEMİR - Sayın Başkanım, bir soruya çok kısa...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Çok kısa bir cevap bekliyorum çünkü gerçekten kifayetimüzakere diyeceğimiz noktaya geldik.
TÜRKİYE ÇOCUKLARA YENİDEN ÖZGÜRLÜK VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELMİN CANSU DEMİR - Tekrar fırsat vermiş oldunuz, teşekkür ederim.
Romantizm olarak tanımladığınız şey uluslararası insan hakları standartları...
RUKİYE TOY (Sivas) - Hocam sürekli onu örnek vermeyin, siz kendi cevabınızı söyleyin, biz uluslararası çocuk sözleşmelerini de biliyoruz, uluslararasında neler yapıldığını da biliyoruz.
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Şöyle bir şey, "özgürlüğünden yoksun bırakılmış çocuk" deyince sanki bir şey gibi algılanıyor yani bir çocuk tutsak alınmış, hiçbir suç işlememiş...
RUKİYE TOY (Sivas) - Ve bunu bizim ülkemiz adına başka yerlerde zaman sanki böyle bir şey var gibi...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Orada terminoloji bana da ilginç geldi yani sanki çocuk durup dururken yolda gidiyordu, özgürlüğünden alıkonuldu; böyle bir algı oluşuyor.
TÜRKİYE ÇOCUKLARA YENİDEN ÖZGÜRLÜK VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELMİN CANSU DEMİR - Hemen ifade edebilir miyim Sayın Başkanım, Sayın Vekilim? "Romantizm" olarak tanımladığınız husus uluslararası insan hakları belgelerinde aynen böyle tanımlanan...
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Nasıl tanımlanıyor?
TÜRKİYE ÇOCUKLARA YENİDEN ÖZGÜRLÜK VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELMİN CANSU DEMİR - "Özgürlüğünden yoksun bırakılmış çocuk" olarak tanımlanıyor hapishanedeki çocuk.
RUKİYE TOY (Sivas) - Bunu kimler için kullanıyor, tüm çocuklar için mi?
TÜRKİYE ÇOCUKLARA YENİDEN ÖZGÜRLÜK VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELMİN CANSU DEMİR - Hapishanedeki çocuk için.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Yani bir şey söyleyeyim: Ahmet Minguzzi'nin katiline "özgürlüğünden yoksun bırakılmış çocuk" diyemem ben, isterse uluslararası şeyde yazsın bana ne.
TÜRKİYE ÇOCUKLARA YENİDEN ÖZGÜRLÜK VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELMİN CANSU DEMİR - Peki, ben hukukçuyum, ben böyle ifade edebiliyorum, Komisyonunuzun takdiridir.
BAŞKAN MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT - Fakat bu terminolojiyi biz şeyde kullanmıyoruz, "suça sürüklenen çocuk" diyoruz.
TÜRKİYE ÇOCUKLARA YENİDEN ÖZGÜRLÜK VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SELMİN CANSU DEMİR - Bununla ilgili de zaten çalışmak gerekiyor.