KOMİSYON KONUŞMASI

ALİ BOZAN (Mersin) - Ben öncelikle herkesi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Bu itiraza konu dilekçeyle ilgili söz almadan önce Komisyonumuzun Başkanlık Divanına birkaç eleştirim olacak, onları ifade etmek isterim kayda geçmesi açısından.

Dilekçe Komisyonu cumhuriyet tarihinde yapılan bütün anayasalarda yer alan bir komisyon ve bugüne kadar 1921 Anayasası'ndan itibaren her zaman dilekçe hakkı Anayasa'yla güvence altına alınan bir hak. Dilekçe Komisyonumuzun bugüne kadar çok kıymetli çalışmaları oldu, kurulmuş alt komisyonları oldu ve hâlen çalışmaları devam eden alt komisyonlar var ama en azından ben bu yasama dönemi içerisinde Dilekçe Komisyonuna yapılan başvurular ve benim kendi yaptığım itirazlar ve itirazlar neticesinde Başkanlık Divanının bu itirazları Dilekçe Komisyonu Genel Kuruluna getirme takvimine baktığımda gerçekten ciddi anlamda bir eleştiri konusu. Çünkü bugüne kadar ben en az 500 Başkanlık Divanı kararına itirazda bulundum ama bu 500 Başkanlık Divanı kararının yaklaşık olarak sadece 120 tanesi Dilekçe Komisyonu Genel Kuruluna geldi ki, bu itirazlarım arasında mesela bir tanesi çok dikkat çekicidir; 1999 depreminden kaynaklı bir mağduriyet gerekçesiyle bir yurttaş Meclise başvurmuş, Dilekçe Komisyonuna başvurmuş ve vatandaşın 1999 yılından beridir mağduriyeti giderilmemiş ki zaten Komisyonumuzun yaptığı yazışmalardan da bu çok açık bir şekilde anlaşılıyor. Ben Dilekçe Komisyonuna yapılan başvuruların ve gerek Komisyon üyesi gerek Komisyon üyesi olmayan vekillerin yaptığı itirazların daha ivedi bir şekilde Komisyon Genel Kurulu gündemine alınması gerektiğini düşünüyorum. Bunu hem bir öneri hem bir eleştiri olarak ifade etmek isterim.

OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Pardon Ali Bey, hemen araya gireyim. İlk başta söyledim, bu 28'inci Yasama Döneminde Başkanlık Divanı olarak 29.644 dilekçeyi de incelemişiz.

ALİ BOZAN (Mersin) - Ona bir itirazım yok. O yüzden şunu söyledim...

OTURUM BAŞKANI AHMET SALİH DAL - Ve kurulan alt komisyonlarla beraber...

ALİ BOZAN (Mersin) - ...Komisyonumuzun kıymetli çalışmaları olduğunu söyledim, Komisyonumuzun şu an kurulmuş ve çalışmalarına devam eden ve çoğu konuda da gerçekten oy birliğiyle, fikir birliğiyle yürütülen çalışmaları da var, bunları özellikle ifade ettim ama benim eleştirim, bugüne kadar yaptığımız itirazların ivedilikle Genel Kurul gündemine getirilmemesi yönündeydi.

Şimdi eldeki itiraza dair ben şunu ifade edeyim, arkadaşlarımız zaten ifade ettiler: Şu anda Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep tren hattında bir yenilenme çalışması yapılıyor, yüksek hızlı tren çalışması var ama maalesef, çoğu zaman olduğu gibi memleketi Ankara'dan yönetme mantığıyla çizilmiş bir proje ve bu projenin Tarsus Günyurdu Mahallesi Atgirmez mevkisinde yaklaşık olarak 5 bin yurttaşın yaşadığı bölgede açık şekilde bir mağduriyete sebebiyet vereceği ortada. Öyle bir mağduriyet ki ben şöyle anlatayım: Mahalleler yolun bu tarafında, hemen 100 metre karşıya yürüyerek veya arabasıyla gidebilecekken bu projeyle buradan, bulunduğu mahalleden 5 kilometre öteye gidecek, 5 kilometre ötedeki hemzemin geçitten ya da üst geçitten ya da alt geçitten geçerek karşı tarafa geçmek zorunda kalacak. Projenin bu hâliyle devam etmesi hâlinde öğrencilerin okula gidiş gelişi zorlaşacak, işçilerin işe gidiş gelişi zorlaşacak ve bu mahallelerde yaşayan yaklaşık olarak 5 bin yurttaş âdeta izole edilecek. Her ne kadar bugüne kadar Ulaştırma Bakanlığının Komisyonumuza verdiği cevabi yazılarda açık şekilde "İnşaat çalışmaları sırasında bölge halkının olumsuz etkilenmemesi için gerekli önlemler alınacaktır." denilmişse de -ben hem bu mahallelerde yaşayan yurttaşlarla görüştüm hem de aynı zamanda Komisyonumuza başvuru yapan muhtarlarla görüştüm- projede herhangi bir somut değişiklik olmadığından ben Komisyonumuzca burada yerinde bir inceleme yapılması gerektiği kanaatindeyim ve bu doğrultuda verdiğimiz önergeye olumlu yönde oy kullanmanızı rica ediyorum.