KOMİSYON KONUŞMASI

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Sayın Başkan, Değerli Komisyon üyelerimizi ve heyetimizi saygıyla selamlıyorum. Bizi izleyen basın mensuplarına da vatandaşlarımıza da konuyla ilgili bilgi vermek üzere açıklama yapacağım.

Şimdi, 19 maddeden oluşan yeni bir torba yasayla karşı karşıyayız. Bir kere, baştan söyleyelim, elbette ki biliyoruz, bu torba yasa günün sonunda, gece yarısına doğru AKP ve MHP oylarının oy çokluğu nedeniyle buradan geçecek ama bir amacımız var, eve gittiğinizde burada söylediğimiz şeyler yüzünden biraz sancı çekin, biraz canınız sıkılsın istiyoruz çünkü elbette söyleyeceğim doğru olan şeyler de var bunun içinde ama kamu yararına olmayan bir sürü şey var. Şimdi, birincisi, usul açısından baktığımızda, gerçekten de bunun kırk sekiz saat sürecine uyabilmek açısından bizim inceleyebilmemize olanak sağlayacak bir süre tanınmaması bir şeyi hızlıca ortadan kaçırmaya yönelik bir çaba gibi duruyor. Ama burada sizi suçlamıyorum tabii, teklif sahiplerini çünkü teklif sahiplerine de belli ki o saatlerde gelmiş bir yerlerden, saraydan dolayısıyla sunumu ve savunmayı teklif sahipleri yapıyorlar. Şimdi, başta teklif sahibi olarak Hüseyin Vekilim dedi ki "Doğal gazda abone sayısını 8 milyona çıkardık, gaz verdik. Tarım ve hayvancılığa 706 milyar destek verdik." vesaire; bir Hükûmet propagandası gibi kanun teklifinden önce bir açıklama yaptı. İyi de biz 8 milyon gaz abonesi yaptığınız kişiye değil, ulaşılmayan insanlara bakıyoruz. Benim Rize'de mesela daha birçoğu, yarısına yakın kısmı gaz sahibi olmadı bir. İki, tarım ve hayvancılıkta verdiğiniz destek 706 milyar TL, bu sizin söylediğiniz ama söylemediğinizi var; sizin ödeviniz bunun tam 5 mislini vermekti. Yani Anayasa'da gayrisafi millî hasıla içinde yüzde 1 vermeniz gereken payı siz daha 0.20 olarak ikame ettiğiniz. Dolayısıyla, bu rakamla da eksik kalmış oluyorsunuz. Ayrıca, ısınmada, barınmada, eğitimde, tarımda kendimizi şöyle diğer dünya ülkeleriyle bir mukayese edelim ya. OECD ve Avrupa ülkeleri genelinde bakıyoruz enflasyonda, gıda enflasyonunda birinciyiz. Ülkede son yıllarda aldığımız veriler hatta 200 ülke arasında dahi son 5 sırada olduğumuz bazı verilerle Genel Kurulda kayıtlara geçti.

Şimdi yanınızda İsa Mesih Şahin oturuyor. İsa Mesih Şahin'e 17 Temmuz 2024 tarihinde yaptığı bir açıklamayı hatırlatmak istiyorum. Hatırlayacaktır, bilecektir. Neydi o açıklama? "En düşük emekli aylığı ücreti, asgari ücret seviyesine gelmeli." Hâlâ "gelmeli" diye düşünüyor musun? Gelmeli mi hâlâ daha? "Evet" ya da "hayır" de bana.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Cevap vereceğiz, siz devam edin.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Peki.

CAVİT ARI (Antalya) - Orada oturuyor şimdi cevap veremez.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Şimdi, geçen sene öyleydi. Şimdi oraya gittiğiniz için bunu savunamıyorsunuz, haklısınız, ben bir şey demiyorum tabii.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Bu kanun teklifinde emeklilerle ilgili bir konu yoktur yani burada neyi...

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Kanun teklifinde emeklilikle ilgili... Zaten emeklilerle ilgili bir kaygınız o koltuğa geçtikten sonra olmamaya başladı.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Oluyor, oluyor Tahsin Bey, hep oluyor.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Bizim var kaygımız, bizim derdiniz var. Bizim bu emeklilere bin lira 2 bin lira gibi bir para verebilseniz bu bayram ikramiyesinde rahat edebilme ihtimallerini düşünüyoruz ve bunun için sizin bir günde ödediğiniz faiz miktarı kadar bir parayı -bin lira ediyor o, bin lira ediyor-,iki günlük faiz miktarınız 2 bin lira ediyor- emekliye bayram ikramiyesi olarak verseniz insanlar torunlarının cebine harçlık verir. Olmaz arkadaş, emekliyi düşünmüyoruz diye bir şey yok. Emekliyi düşünmek zorundasınız. Kaynak yok diye bir şey yok. 17 milyon emekli grup başkanınızın söylediği açıklamayla bir hüsrana uğradı, bu olacak bir şey değildir.

Şimdi, çiftçiyle ilgili başka bir şey daha söyleyeyim. Prim ve sigorta borcu olan çiftçiye ne diyorsunuz biliyor musunuz? Borcunu ödemek için sana yüzde 30 faizle yeniden kredi vereyim ama borcunu öde. Yahu, çiftçinin buna ihtiyacı yok. Çiftçi, var olan vergi borçlarının faizlerinin silinmesini, asıllarının yapılandırılmasına ihtiyacı var. Bununla ilgili bir şey söylüyor musunuz? Yok. Ne oluyor? Ziraat Bankasına çiftçi faiz ödüyor, Ziraat Bankası, kârda birinciliği ilan ediyor. Ziraat Bankasına çiftçinin ödediği faizle Ziraat Bankası kârda rekor ilan etti 2025 yılında, olmaz böyle bir şey. 2025'te zarar gören çiftçilerin vergi ve prim borçları normalde silinmelidir ve bunlara maliyet yöntemleriyle belirlenecek fiyat politikası oluşturulmalı, üretim planlaması yapılmalı. Bir koruma kalkanı oluşturulmadığı sürece sizin burada yaptığınız bu tür çalışmaların hiçbir kıymetiharbiyesi yok.

Kripto Varlıkları Yasası ilk bu Meclise geldiği zaman yani buraya Plan ve Bütçe Komisyonuna geldiği zaman vergilendirilmesi gerektiğini ben dillendirmiştim, biz dillendirmiştik Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak. O zaman "Yok." dediniz, şimdi diyorsunuz ki: Gelsin. Gelsin, bak, bunu doğru buluyoruz on binde 3 komisyon vergisi alınması doğrudur, buna bir itirazımız yoktur ama özelleştirme yoluyla SGK'nin, üniversitelerin vesairenin özellikle mülkiyetlerine yani satışına yol açacak bu düzenleme ve aynı zamanda da...

Bakın, başka bir şey daha var: SGK primleriyle ilgili çalışanın üzerinde yüzde 1'lik yük var, işverenin üzerinde yüzde 2'lik yük var, devletin üzerinde yüzde 1'lik yük var. Şimdi bir de burada tutturmuşsunuz, diyorsunuz ki: Devletin üzerindeki yükün tamamen kaldırılabilmesi ya da 2 katına çıkartılabilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanına yetki verelim. Yahu, yorulmadınız mı? Cumhurbaşkanı, bu yükü, bu kadar yükü taşıyamaz arkadaş. Bunu kendisi mi istiyor, siz mi hakikaten teklif edip düşünüyorsunuz yani? Kanunla yazılabilecek bir sürü bir şey varken niçin her şeyi Cumhurbaşkanının yetkisine dayandıran bir sisteme geçiyoruz. Bu, Türkiye'yi zora götüren bir şeydir.

Arkadaşlar, biz şunu istiyoruz yahu: Ya, artık gerçekten AK PARTİ'nin getirdiği teklifte milletin yararına olacak böyle bir şey olsun, bizde bir kabul edelim istiyoruz yani gerçekten yorulduk ya. Bizim verdiğimiz önergeler sürekli reddediliyor, sizin verdikleriniz sayısal çoğunlukla sürekli geçiyor ve bu hâl bir döngü hâlinde uzun yıllardır sürüyor, böyle sürüyor. Böyle ülke yönetilmez. Bu yürüdüğü sürece işte kötü ekonomi politikaları yüzünden ülkenin geldiği duruma bakın yani dünyanın en borçlu ülkesi, faizi en yüksek ülkesi. O ağır ekonomik enflasyonu düşürme koşullarının etkisi garip gureba vatandaşın üzerine yıkıldı, kaldı ve şimdi de yeni vergilerle yeni yükler getirmeye çalışıyorsunuz.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Tahsin Ağabey, sizin dediğinizi getiriyoruz.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Bizim dediğimizi getirmekte geç kaldınız. Biz o zaman şunu söyledik, bakın biz o zaman şunu söyledik, dedik ki...

ORHAN YEGİN (Ankara) - O zaman niye getirmediniz bu kanunu yaparken niye açıklamadınız?

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Açıklamasını biz yaptık onun, açıklamasını yaptık.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Niye getirmediniz o zaman?

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ya, pırlantaya vergi koyun diye ağzımda tüy bitti.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Şimdi Cumhurbaşkanlığı bir tasarruf genelgesi yayımladı, Cumhurbaşkanlığı yayımladığı tasarruf genelgesine önce kendisi katılmadı, olmaz.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Çabuk unutuyorsunuz, silginiz kaleminizden önce bitiyor sizin.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Arkadaş, şimdi gelelim şu 6 Şubat depremleriyle ilgili biraz kendinize çıkardığınız prim meselesine. Bir, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların sorumluluğu devlet mekanizması ve bunu yürüten iktidardır, onlara aittir. Burada yapılan imar afları, burada ortaya konulan denetimsizlik ve takipsizlik meselesi yüzünden ortaya çıkan bu yıkım can kaybı ve mal kaybına neden olmuşsa bunun sorumluluğu sizdedir arkadaşlar. Ben bir inşaat mühendisi olarak çok net söylüyorum: Bu yıkımdaki zinciri pekâlâ bulabilirim. Bakın, iddialı bir şey söyleyeceğim, Çevre ve Şehircilik Bakanı özellikle duysun: Türkiye'de yapılmış olan binalara verilmiş zemin etüt raporlarının yüzde 5'i hatalıdır. Bu, Meclis kayıtlarına özellikle geçsin istiyorum ve buyursun Çevre ve Şehircilik Bakanıyla bir komisyon kuralım ve herhangi bir ilçede üstelik de iskânlı, ruhsatlı herhangi bir yerde denetim yapalım. Böylesine takipsizliği olan bir yerdeki yıkımlardan vatandaşı sorumlu tutuyorsunuz, vatandaşın kendi parasıyla yaptığı bina yıkıldı diye ve vatandaştan topladığınız parayla onların evini yaptığınızda yüzde 75 indirim yapacağım, sana burayı bilmem ne... Niye? Çünkü seçim ekonomisi politikası para lazım size. Biz, iki yıl evvel 2023'teydi zannediyorum, size bir önerge verdik -neredeyse bütün partilerin teklifiydi bu- dedik ki: Arkadaşlar, bu deprem konutlarından para alınmadan bu işi yapalım. "Yok." dediniz. Şimdi açık senetler, işte yok tarihi belli olmayan bilmem bir sürü imzalar aldınız vatandaştan şimdi de seçim yaklaşıyor diye yüzde 75'ini peşin öde silelim. Olmaz böyle bir şey. Bunlar doğru şeyler değil. Bu, deprem üzerinden propaganda ya da politika ya da bir çıkar sağlama meselesi hâline getirilemez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN YEGİN (Ankara) - Ne münasebat!

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Lütfen tamamlayalım.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Vatandaş memnun Tahsin Ağabey, vatandaş ziyadesiyle memnun. Ben deprem bölgesinin bir evladıyım.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Daha yeni bölgeden geldik, yapma!

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Beraber gidelim.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Biz söylediğimizde "Vatandaş memnun." Vatandaş memnuniyetini sandıkta gösterir, sandıkta belli olacak o cevap.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Ben sizi Osmaniye'ye davet edeyim.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Daha yeni geldik bölgeden, 6 şubat öncesinde oradaydık ya!

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Dolayısıyla benim size tavsiyem...

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Ben İlhami Ağabey ile sizi Osmaniye'de misafir edeyim.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - İsa Mesih Şahin, şimdi bak oraya geçtin, güçlü olman lazım. Şimdi yapman gereken şey AK PARTİ içinde bu söylediğin şeyin peşinde dur, en düşük emekli aylığını asgari ücret seviyesine getirmek için çaba göster, bu kabul edilmezse de oturma orada.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Öyle bir teklif yok ki.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Kimde yok? Sen yapacaksın onu.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Öyle bir teklif yok şu an.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Daha evvel yapıyordun muhalefet sıralarındayken yapıyordun, şimdi de yap istiyoruz işte, söylediğimiz şey budur.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Eyvallah.

Kanun teklifini konuşalım yani.

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Komisyonu saygıyla selamlıyorum.