KOMİSYON KONUŞMASI

ELİF ESEN (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Başkanım.

Ben de hem size hem de kıymetli ekibinize ve elbette bu kurumun işleyişinde çok önemli olan değerli Başkanınıza çok teşekkür ediyorum.

Çok ön açıcı bilgiler ve işin teoride kalmayıp sahadan, uygulamalardan, işin gerçekliğinden süzülüp de gelen öneriler olması sebebiyle de çok kıymetli buluyorum. Teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum bu çalışmanızdan dolayı, çok başarılı bir çalışma. Raporu önümde, ayrıca inceleyeceğim ama sonundaki o öneriler kısmını çok kıymetli buluyorum.

Eylem planınız sanırım bize ulaşmadı değil mi? Eylem planınızı da merak ettim açıkçası. Hani bilmiyorum bize ulaşabiliyor mu onu sormak isterim.

Şimdi, aynı zamanda suça sürüklenen çocuklarla ilgili işleyen komisyonun da içinde üye olarak bulunduğum için çok kıymetli çalışmalar orada da devam ediyor, çok farklı tarafları dinliyoruz ve benim aynı zamanda cezaevi ziyaretlerim devam ediyor. Cezaevindeki hedef kitlem de kadınlar ve beraberlerinde kalan çocuklar fakat SSÇ'yle de bir cezaevi ziyaretimiz oldu, ben de sizin gibi olaylardan işin mahiyetinin daha kolay hissedilebileceğini düşündüğüm için birkaç örnek vermek istiyorum ve duyduğum şeyleri de buraya aktarmak istiyorum.

Mesela orada cezaevinde bir genç vardı, suçunu sorduğumuzda "Dijital." dedi. "Ne yaptın?" dedim böyle gülerek "Bir kurumu 'hack'lemişim." Yani farkında veya değil ama sizin az önce vurguladığınız bir şey önemliydi failler noktasında, kendini haklı görmesi. Aslında çok kötü bir şey yapıyor ama kendince haklı yani onun duygularını yönetmek, onun duygularını rehabilite etmek, sonrasındaki o suça yeniden bulaşmadan ya da birilerini mağdur edip öldürmeden hayatını devam ettirmesi ve toplumun da korunması açısından çok önemli. Suç nerede başlıyor, nerede bitiyor? Çocuklardan başlayarak biz yetişkinlere de özellikle faillere de... Bunların birçoğu eğitimsiz insanlar, mutlaka eğitimli de vardır içlerinde ama oranlar eğitim ve sosyoekonomik düzeyi düştükçe yani yoksulluk düştükçe, biraz daha geleneksel yapıların içinde ya da çok risk barındıran bölgelerde... Özellikle dediğiniz gibi Aile Bakanlığının çok önemli işlerinden biri olmalı risk haritalarıyla ilerlenmesi. Şu anda Aile Bakanlığı birkaç yıldır bunu uyguluyor risk haritalarıyla ilerleyerek mahallede ailelere ve bireylere dokunmak. Ben bunun da önemli olduğunu düşünüyorum.

Şimdi, bir de şu var: Yakın zamanda biz çok büyük bir MESEM'i ziyaret ettik SSÇ'yle. Bakın, oradan çok kritik birkaç geri dönüşü burada paylaşmak istiyorum. Mesela, oradaki öğrencilerle biz sohbet ettiğimizde -bir grup seçme öğrenci vardı yanımıza sohbete gelen, 15-20 kadar çocuktu- bu çocuklar bize şu bilgiyi verdiler: Kavga ve sataşmayı günlük olarak yaşadıklarını, laf atma, küfür, yan bakma ve kız konusunu kendi içlerinde sık sık mükerrer olaylarla yaşadıklarını, hatta bıçaklama vakalarının öğrenciler arasında sık olduğunu. Yani bu kadına yönelik şiddet artık kız çocuklarına kadar inmiş durumda.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - "Rutin" ifadesini kullandı yani "Okul önünde kız sebebiyle bıçaklama bizim rutinimiz." dedi.

ELİF ESEN (İstanbul) - Evet, bıçaklamanın rutin olduğunu söyledi. Teşekkür ediyorum kıymetli Vekilim.

Çok önemliydi, çok trajik gerçekten ve sorunlu çocuklar sorun olarak sorduğumuzda şöyle tanımlamışlar, ben hızlıca not almaya çalışmıştım: Arkadaş ortamını öncelikli görüyorlar, sosyal çevre yani bu kız çocukları ve kadınları paralel olarak masaya yatırdığımızda sosyal çevre, sosyal medyadan özenti -buna ben dizileri de dâhil ediyorum- cezaevine merak. Mesela çok ilginç bir şey değil mi? Cezaevi ortamını merak etmek, verdikleri cevaplardan biri buydu. Cezaevinin, neredeyse ve suçun, mafyanın, çetelerin bir kısım toplumsal kesimler için normalleştirildiği, bir kademe üstüne çıkıyorum kutsallaştırıldığı bir zamanı yaşamaya başladık, cezaevini merak; ailede ve arkadaş çevresinde zorbalama ve kolay para. Ben siyaset öncesi yapmış olduğum bu görevler öncesinde sivil toplumdaydım ve dezavantajlı çocukların topluma kazandırılmasına yönelik çalışmalarda bulunuyordum. Bundan yaklaşık on yıl kadar önce yani tam yıl veremeyeceğim ama yaklaşık bakın hani daha geriye götürüyorum olayı. 2 çocukta -"teenage" grubuydu bunlar yani şöyle 12-13 yaşlarında diye hatırlıyorum- 2 aynı cevabı almıştım ve aslında cevap seçenekleri arasında yer almayan cevaplardı bunlar. 2 farklı bağımsız zaman, bağımsız yer, bağımsız çocuklar bunlar; onlara şunu sormuştum, büyüdüğünde ne olmak istiyorsun? Çok klasik bir sorudur. Bana verdikleri cevap şuydu: Bakın bunun bir meslek tanımı yok, "Çok para kazandıran meslek." Yani o zaman eyvah demiştim yani bir meslek tanımı yok ve bunun içinde illegal yoldan kolay para kazanma da bu çocuğun önündeki bir seçenek demiştim.

Yine riskli bölgeler dedim. O çocuklardan biri çok riskli bir mahallede yaşadığını ve suça bulaşmaktan kendini zor koruduğunu ifade etti. Mahalle ismi verdi, ben burada vermeyeyim şu anda, dedi ki: "Mahalledeki arkadaşlarım cezaevi hayatını merak ediyorlar." 10 arkadaşından, çevresindeki 10 arkadaşından 8'inin cezaevine girdiğini ve bu 8 çocuktan da cezaevinde 2'sinin hayatını kaybettiğini söyledi. Çok acıydı yani hâlâ çok üzgünüm. "Sosyal medyadan daha çok bu özenti oluşuyor." dedi ve yine kendi ifadesiyle cezaevine girip çıkan çocukların bir kısmının "Ya tatil yaptık, çıktık." ifadesini ortaokul arkadaşlarına ifade ettiğini söyledi. Yani bir yangın yeri var. Başka bir mahalleden bahsetti, "Orada da çok var." dedi. O çocuk dedi ki: "Yaptırımlar caydırıcı değil. Uyuşturucu testi yapılması buna yönelik, denetimli serbestlik verdiler. Hani uyuşturucu kullanıyordu, test yaptılar, denetimli serbestlik verdiler, şimdi imzaya gidip geliyor." ve çocuk okulda polis talep etti. Talebin ne diye sorduğumuzda "Okulda polis." Peki dedik sen nasıl hani kendini dışarıda tutabildin? Bu çocuk meslek lisesi okuyor, dedi ki: "Yani bana sürekli, ilk önce sigarayla başlıyor. 'Sigara kullan, hadi kullan.' ve zorbalama var, aşağılama var, 'Sen kullanmıyorsun, sen işte nasıl bir gençsin, nasıl bir çocuksun.'" Ardından sigarayla beraber maddenin geldiği, madde kullanımına alıştırma ve madde kullanımına alıştırdıktan sonra da beraberinde o paranın işin içine girdiği ve bu çocuğun artık çetelerin, mafyaların bir unsuru hâline geldiği, potansiyeli hâline geldiğini görüyoruz. Şimdi neden çocuğu anlattım çünkü çocuklar yakın geleceğin yetişkinleri. Bunlar, bu çocuklar yetişkinler olarak hayata dâhil olacaklar. Bu çocukların daha ortaokulda, lisede kız arkadaş anlayışı bu şekilde ve sizin önerileriniz o kadar sağlam, o kadar yere basan öneriler ki gerçekten KEFEK olarak bize büyük bir sorumluluk, büyük bir vebal düştüğünü düşünüyorum. Bu sadece Bakanlığın karar vermesi ya da sadece KEFEK'in başka komisyonların kararıyla değil, Bakanlık bir şeyleri yapmak istese de bazen yani bu işleri bizler hepimiz artık az çok biliyoruz; iş Maliye Bakanlığına gittiğinde, iş bütçeye gittiğinde orada "Bizim buna bütçemiz yok." denildiğinde işte yani aslında biz de bir kısır döngüyü yaşıyoruz. Ama bu kısır döngüyü veballerle yaşıyoruz. Ben buradan iktidardaki arkadaşlarıma da çok rica ediyorum yani bu işe biz sadece siyaset olarak bakmayalım lütfen. Bu iş aslında hepimizin geleceği, bu bir gün kendi çocuklarımızın da başına gelebilir eğer hani toplumdaki çocukları teorik olarak görüyorsak. Yani ben bir can bile feda edilemez diyorum kadın konusunda da çocuk konusunda da. Buraya anne hassasiyetiyle, kız kardeş hassasiyetiyle bakmamız lazım ve sizin önerilerinizi adım adım hayata geçirebilecek kanun tekliflerini vermemiz ve ardından da bunlara bütçe oluşturulması için. Ben Aile Bakanlığındaki arkadaşlarımızın da çok samimi olduğunu düşünüyorum. Aile Bakanımızın da emeklerini, gayretlerini görüyorum yani medyadan yansıyor bunlar bize, görüyoruz samimiyeti. Şimdi burada bir samimiyet varsa o zaman bundan bütçeden kısmakla olmaz. "Valilere çok önemli görev düşüyor." dediniz. Bakın bir rol model Vali var, "Çankırı Valisi." dediniz. Öyleyse aslında hani hep söylüyoruz ya bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür. Bunun ilgili bağlantılarının doğru kurulup bir valinin böyle örnek bir tavrı varsa ve diğer valilere de bu rol model olacaksa, mentorluk yapacaksa valilerle ilgili İçişleri Bakanlığımızdan bizim ricada bulunmamız lazım. Diğer valilere de bu örnek vaka, örnek model anlatılsın ki hani 3 vali mi, 3 valiyle bir etap sonrasında yol alalım ama onlar da iyi örnekler olarak gösterilsin. Çok kıymetli paylaşımlarda bulundunuz, tekrar çok teşekkür ediyorum.

Ha son bir şey söylemek istiyorum Sayın Başkanım. Bu cezaevine gidip geliyorum dedim ya, oradaki kadınlarla olan iletişimimde de yine beni çok etkileyen bir şey. Bir kadın yanıma geldi, dedi ki, çocuğu da vardı yanında: "Ben buradan çıktığımda aynı sosyal ortama döneceğim, aynı yoksulluk şartlarına döneceğim ve benim iş bulmam çok önemli. Ben mesela bir evde -en kolay ulaşılabilir iş o olarak geliyor ona- temizlik işine gidebilir miyim sizce?" Şöyle bir durdum yani işte yani havada kalmamalıydı cevabım, bir yandan vicdanımla o anda saniyelik git geller yaşadım. Dedim ki bu kadına doğruyu söylemem lazım. Ben bu soruyu sana soruyorum dedim: Sen cezaevinden çıkan hiç tanımadığın bir kadını çocuklarının da olduğu mahremin olan bir eve temizliğe alır mıydın sen o kadının yerinde olsaydın? Şimdi böyle bir çıkmazımız da var. Öyleyse bu insanlar cezaevine girmeden, şiddet görmeden, ölmeden biz bu insanları, kadını, çocuğu korumayı planlıyorsak bunun bir de cezaevi sonrası, şiddet sonrası, konukevi sonrası, ŞÖNİM sonrası var. Sonrasındaki koruyucu, önleyici tedbirler de daha çok maddi imkânlara ve sosyal korumaya dayanan tedbirler. Bunun istihdam tarafı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Bilim ve Sanayi Bakanlığını ilgilendiren ayakları var. Lütfen rica ediyorum, bu zinciri doğru kurarak KEFEK olarak biz de bu işe müdahil olalım Sayın Başkan.

Teşekkür ederim, sağ olun.