| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .03.2026 |
AYHAN BARUT (Adana) - Sayın Başkan, Değerli Komisyon üyeleri, kıymetli katılımcılar; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Yine, maalesef, aynı bildik tablo, aynı manzara; Tarım Komisyonuna yangından mal kaçırır gibi torba yasayı getirip buraya dayatmak. Yine "ben yaptım oldu" "ben bilirim" edasıyla, hiçbir demokratik kitle örgütüne, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına sorulmadan bir kanun teklifi geldi ve biz şimdi bu kanun teklifinin üzerine konuşuyoruz.
Şu anda ülke tarımı ve çiftçisi kan ağlıyor, halkımız ise uyguna tüketemediği için feryat figan ediyor; aslında burada bunları konuşmamız gerekiyordu. Ne acıdır ki tarım ve çiftçilerin sorunları çözülmediği gibi her geçen gün daha da büyüyor bu sorunlar. Dolayısıyla, halkımızın da çilesi artarak devam ediyor.
Bugün, burada hem bitkisel üretimde hem de hayvansal üretimde derinleşen sorunların konuşulması lazım ancak tabii ki iktidar yine -biraz önce de söylediğim gibi- bildiği gibi kulağının üstüne yatıyor, gözünü kapatıyor ve sesini duyurmaya çalışan halkımızın hâlini anlayan bir tavır içerisinde maalesef bulunmuyor.
Daha yeni ramazan ayından çıktık. Bu arada, geçmiş Ramazan Bayramı'nız mübarek olsun. Seçim bölgelerimizde yüzlerce insanla temas hâlindeydik, hepsini gezdik hem bayramlaşma hem de sorunlarını dinleme bağlamında. Sorunlarını da dinledik, gördük ki çiftçisinden esnafına, emeklisinden işçisine hiç kimse hâlinden memnun değil. Daha vahimi de herkes artık bu iktidarın çözüm üretemeyeceğine inanmış durumda çünkü halkımız özellikle son yıllarda artan sorunlarla boğuşur durumda ve maalesef sorunlarının da çözülmediğini görüyorlar.
Buradan iktidarı uyarıyoruz: Bir an önce halkımızın, esnafımızın, çiftçimizin bugün yaşadıkları sorunlarının çözümü noktasında önemli kararlar alıp önemli adımlar atmaları gerekmektedir.
Tarımda yangın artarak devam ediyor, bugünlerde İran'a yönelik Amerika'nın ve İsrail'in emperyalist ve siyonist saldırıları bu krizi daha da büyüttü. Bunlara çare bulması gereken iktidar maalesef ülkemizdeki ekonomik yangını daha çok büyütüyor.
Bugün ülkemizde iklim krizi, kuraklık krizi, zirai don krizi, su taşkınları, sıcaklık gibi birçok sorun zaten çiftçiyi vurmuş durumda. Hürmüz Boğazı'ndan da kaynaklı olarak ülkemizin, ülkemiz tarımının temel girdileri olan mazot ve gübre gibi girdiler maalesef sıkıntılı bir dönem geçiriyor. Şu anda çiftçimizin kullanmış olduğu en temel girdilerin başında olan mazot maalesef 80 liraya dayandı, gübrenin ise tonu 35 bin liraya dayandı.
Değerli arkadaşlar, bundan, çok değil, daha beş yıl önce mazotun litresi 6 liraydı, bugün 80 lira oldu; gübrenin tonu 3 bin liraydı, 35 bin lira oldu. Şimdi, bu fiyatlarla ve aynı zamanda mal arzı da olmayan, sıkıntı çeken çiftçi nasıl tarım yapacak, nasıl ekim yapacak? Ve üstelik de şu anda ekim döneminin geldiği, çiftçiliğin başladığı bir dönemde, bu fiyatlarla, bırakın çiftçinin tarım yapmasını, traktörünü çalıştırmaya dahi gücü yetmez değerli arkadaşlar. İşte, burada, iktidarın, borca batmış çiftçimizin yanında durup bu mazottaki ÖTV ve KDV'yi tamamen kaldırılması gerekmektedir değerli arkadaşlar ama maalesef, şu anda 80 liradan üretici mazot almak durumunda kalıyor. Bu, kabul edilebilir bir durum değil. Tarım serbest piyasanın acımasız rekabetine terk edilemez. Tarım mutlak suretle çok önemli ve stratejik bir sektördür, kollanmaya ve korunmaya, desteklenmeye muhtaç bir sektördür. Tarım tüm sektörlerin anası konumundadır, eğer siz tarım sektörünü krizden çıkarmazsanız diğer sektörlerin de krizden çıkma şansı maalesef yoktur. Göreceli olarak krizden çıkan sektörler, tarım sektörünün devamı hâlinde, o sektörler de tekrar aynı krizi yaşayacaktır değerli arkadaşlar. Bunu mutlak surette değerlendirmemiz gerekiyor.
Değerli arkadaşlar, kanun teklifinde 29 madde var, bunların biraz, kısmen özetini çıkardık, birazdan arkadaşlarımız da kanun teklifi üzerine... Önergelerimizi verdik. Dolayısıyla, kısaca onları da değerlendirmek istiyorum.
Şimdi, burada Atatürk Orman Çiftliği'nin çiftlik sınırlarıyla sınırlı olan bina ve arazi vergisi muafiyeti bütün gayrimenkuller için genişletiliyor. Yani buranın içerisinde, Atatürk Orman Çiftliği'nin içerisinde 3 tane de özel -restorandı değil mi arkadaşlar- restoranın olduğunu biliyoruz, bu muafiyet bunları kapsıyor mu değerli arkadaşlar? Yine, bir maddede Devlet Su İşlerine can ve mal güvenliğine yönelik tehditlere karşı önlem alınması ve yetkilerin de yerel yönetimlere devredilmesi konusunda geçmiş dönemlerde olduğu gibi... Yine, iktidarın 31 Mart seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin çoğunlukta olmasından kaynaklı birtakım sıkıntılı konuların yerel belediyelere devredilip maalesef halk ile belediyelerimizin karşı karşıya getirilmesi çalışmalarının olduğunu da burada görüyoruz.
Veteriner hekimlerle ilgili cezai ve idari düzenlemeler yapılırken ne Veteriner Hekimler Odasına sorulmuş ne de Veteriner Hekimler Derneğine bu konunun sorulmaması, meslek ve akademik kurullarına da danışılmamasına itiraz ediyoruz değerli arkadaşlar. Veteriner hekimler için uygulanacak disiplin cezaları düzenleniyor. Burada meslekten geçici veya sürekli men edilen veteriner hekimlerin mesleklerini icra etmeleri hâlinde uygulanan para cezalarına kadar, artırılan cezalara kadar maddeler var. Bunların yeniden gözden geçirilmesini istiyoruz.
Yine, 2/B'yle, bu biliyorsunuz, orman vasfını yitirmiş arazilerin... Tamam, doğrudur, orman vasfını yitirmiş arazilerin vatandaşa kazandırılmasının dışında orman vasfını yitirmeyen arazilerin de talanının önünü açmamak gerekiyor. Dolayısıyla, bunun da tekrar incelenmesi ve yeniden -tekliflerimizde de var- gözden geçirilmesi gerekiyor.
Kuraklık, iklim krizi, susuzluk, yetersiz yağışlar eşliğinde suya dair krizler büyürken, Devlet Su İşlerinin -biraz önce de söylediğim gibi- sorunlara karşı ciddi bir şekilde altyapı yatırımlarına ağırlık vermesi gerekirken maalesef burada kısıtlı bir destek olduğunu görüyoruz. Devlet Su İşleri oldukça önemli bir kurumdur, Devlet Su İşlerinin altyapısını güçlendirmek çiftçiye, bugün içerisinde bulunduğu bir gram suya hasret olduğumuz günlerin kuraklık dönemlerinde... İşte, burada Devlet Su İşlerinin altyapısını güçlendirip göreve yani desteğe tabi olması lazım. Dolayısıyla değerli arkadaşlar, bugün, burada, bu kanun teklifiyle ilgili görüşeceğimiz konularda diğer arkadaşlarımızla birlikte bütün maddelerde önergelerimiz var, onları da önergelerde tek tek konuşacağız.
Şunu söylemek istiyorum: Biz, AKP'nin dayatma kanununa ve toplum yararına, çiftçi, esnaf yararına olmayan bu kanun teklifine karşıyız. Dolayısıyla bugün, buradaki, konuşmamız gereken gerçek sorunların dışında bu tür, buradaki sorunlar, bu düzenlemeyi getirip... Dolayısıyla bu düzenlemenin yetersiz olduğunu ve bu kanun teklifinin çekilmesini, bugün, burada, çiftçinin, esnafın sorunlarının, özellikle tarımın içerisinde bulunan, yaşadığı şu sorunlarla ilgili yeni bir düzenleme, yeni bir kanun teklifinin getirilmesini talep ediyorum.
Şimdilik söyleyeceklerim bunlar.
Teşekkür ediyorum.