| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .03.2026 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Evet, Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Öncelikle sizlerle bir konuyu paylaşmak istiyorum. Burada, bizler, biliyorsunuz saat 11.00'de başladık bu toplantıya ve derdimiz, buradaki çalışma sistemimiz, doğruyu nasıl yapabiliriz ve STK'lerin görüşlerini alarak onların dertlerine nasıl çözüm olabiliriz. Ben bu bağlamda Veteriner Hekimleri Birliği temsilcisine üzüldüm. Tesadüfen ben de dışarı çıkmıştım. Yani "Ben Başkan olsaydım, söz vermezdim bu kadar." Bu cümle... Biz muhalefet olarak sabahlara kadar, biliyorsunuz, sizler de hatırlarsınız, saatlerce burada mücadele ettik, hiç de gocunmadık ve derdimiz doğruları göstermek. Geçen dönem de burada yine mücadeleler yaptık, yapmaya devam edeceğiz; bizim işimiz doğruyu göstermek. Ha, arkadaşlar STK temsilcisi olarak buraya geldilerse ve rahatsızlarsa bir şey diyemiyorum ama biz, onların haklarını savunmak için ben Genel Kuruldan apar topar buraya geldim; oraya gidiyoruz, buraya geliyoruz. Biz, halkımızın vermiş olduğu görevi layıkıyla yapmak için mücadele yapıyoruz.
Diğer bir konu da ben yokken Sayın Baykan... Herhâlde arkadaşlarım cevap vermişler. Bizim kişilerle sorunumuz yok Sayın Baykan, sistemle ilgili sıkıntımız var ve sistemde de bir sorun varsa bunu da dile getirmek boynumuzun borcu. Benim açık yürekli olduğumu biliyorsunuz, aklımın arkasında ne varsa dilimden de aynı şey çıkar.
Şimdi, ben öncelikle Murat Arslan Hocama ve değerli İsmail Bey'e de teşekkür ediyorum; bizlere veteriner hekimlerin sorunlarıyla ilgili hakikaten güzel, doyurucu bilgiler verdi. İstanbul Veteriner Hekimler Odasına gönderilen, şu anda elimde de Sayın Erdinç Orhan imzalı bir not da geldi değişikliklerle ilgili. Geçen dönemde Anayasa Mahkemesi bunu iptal ettiğinde sizin hakkınızı ben Meclis kürsüsünden dile getirmiştim değerli temsilci arkadaşım ve bu hekimlerin bu kanundan dolayı doğan haklarının boşa düştüğünü dile getiren milletvekili bendim ve hiç de gocunmadım, devam edeceğim söylemeye de. Burada da kanunla ilgili bize birçok şeyler göndermişler ve dediğim gibi, inşallah, burada bunlar göz ardı edilmeden şey almıştır. Yalnız az önceki 11'inci madde oylanırken ben geç kaldım; orada bir değişiklik yapılabilirdi, bir ilave daha yaparsak daha iyi olacaktı ama inşallah onu Genel Kurulda yaparız.
AYHAN BARUT (Adana) - Bir değişiklik yapıldı.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - O ilave yapılacaktı bu ücretlerle ilgili, cezalarla ilgili. Yani bölgelere göre de veteriner hekimlerin almış olduğu ücretler Birlik tarafından belirlenebilir. Edirne'deki bir veteriner hekimin, Kars'taki bir veteriner hekimin o işlerle ilgili fiyat politikası belirlenirken Birlik bir fiyat belirler ama o bölgelere göre yapılırsa, ona göre de olursa daha hoş olur diye düşünüyorum.
Sevgili Komisyon üyesi arkadaşlarımız, veteriner hekimlerin -sabahki toplantıda da dile getirdim- özlük haklarıyla ilgili sıkıntılarımız var. Bunları bizim bir an evvel çözmemiz gerekiyor. 41'inci maddenin acilen geçmesi gerekiyordu, en az üç yıldan beri bu sorunlar devam ediyordu. İşte, bir de Anayasa Mahkemesinin o bozmasıyla beraber bugün o sorunları çözmek için mücadele veriyoruz ama buradaki bu madde, veteriner hekimlerle ilgili maddeler ne güzel gelmişken keşke veteriner hekimlerin o diğer haklarını da buradaki bir maddeye ekleseydi Sayın Adem Korkmaz ve arkadaşları, çok daha iyi olur diye düşünüyordum. "Nedir bunlar?" derseniz... BAĞ-KUR emeklisi olan veteriner hekimlerin sayısı 50 binin üzerinde. Emekli maaşlarının düzenlenmesi ve kamu emekli maaşlarıyla dengelenmesi gerekiyor; kamudaki veteriner hekimlerin aldığı maaşlar ile bu özel veterinerlerin BAĞ-KUR'daki emekli maaşları arasında uçurum var. Yine, ek göstergelerin ve yıpranma paylarının sistemli bir şekilde uygulanması gerekiyor.
En önemlisi de Covid'i geçirdik, Covid döneminde Almanya'daki aşı merkezinin başında veteriner hekim vardı; ismini hatırlayamıyorum şu anda ama veteriner hekim vardı ve veteriner hekim arkadaşlar sayesinde, Covid aşısının bulunmasında en büyük emek... Onlar çünkü hayvanlarda kullanıyorlardı Covid'den dolayı aşılarını ve yine veteriner hekimler buldu Türkiye'de de. Bu bağlamda, biz veteriner hekimlere acaba gerekli desteği sağlıyor muyuz? Maalesef değil. Onları sağlık sınıfında cezalandırıyoruz ama haklarına geldiği zaman da sağlık sınıfı olarak kabul etmiyoruz. Neden o zaman sağlık sınıfında yer verilmemesine rağmen iş yine vergi almaya geldiğinde sağlık sınıfından vergi alıyorsunuz? Ama özlük haklarına geldiği zaman "Siz sağlık kesiminde değilsiniz." Arkadaşlar, bu düzenlemeyi yapalım, çok mu zor? İşte, bak, hemen bir madde ekleyelim burada veya Genel Kurulda bir çalışalım, Genel Kurulda madde ihdas edelim; Bakanlık temsilcilerimiz burada, onlarla beraber bunu bir an evvel çözelim.
Yine "Mesleki gelişimin önünün açılması ve güncel gelişmelere odaklanabilmesi için meslekte on beş yılını dolduran herkese pasaport verdik, veriyoruz." Ya, veterinerlere yeşil pasaport verseniz ne olur? Bir de onlara verelim. Bu kadar zor mu?
Yine, bakınız, geldiğimiz noktada, sabah "şap" demiştim, ona düzeltme: Çiçek hastalığıyla ilgili Tekirdağ Hayrabolu'da ölümler oldu ve ilaçtan dolayı sıkıntımız oldu. Sayın Bakan Yardımcımız da daha sonra döndü, takip ediyorlar. İnşallah böyle yanlışlara bir daha sebebiyet verilmez.
Ama geldiğimiz noktada diğer bir konu da... Sayın Ebubekir Bakanım buradayken ben Genel Kurula kadar gittim, döndüm, DSİ bitmiş ama DSİ'yle ilgili sizin de iştigal alanınızda olan bir konuyu ifade etmek istiyorum. Geçmiş dönemlerde Ergene Nehri'nin temizlenmesi, derin deşarjı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığındaydı. Çevre, Şehircilik Bakanlığından temsilci varsa -bilmiyorum, şu anda burada, içeride var mı- maalesef uzun bir süreçten itibaren Ergene Nehri temizlenmedi, temizlenemedi, kaynaklar heba edildi ve geldiğimiz süre içerisinde de geçen yıl itibarıyla Tarım Bakanlığına Ergene Nehri'nin temizlenmesi nakledildi. Çevre Bakanlığından alındı, asıl sorumlusu olan DSİ'ye veya Tarım ve Orman Bakanlığına Ergene Nehri'nin temizlenmesi yetkisi verildi. Ha, ödenek var mı, tartışılır. Biz bunu söylemeye devam edeceğiz. Ergene'de benim vatandaşlarım ve Trakya'da... Çeltik sahaları dedik ya az önce, çeltik sahaları... O çeltik sahalarını sulayan su Ergene'nin o simsiyah suyu ve orada derin deşarj maalesef olmadı, arıtmalar gerçekleşmedi ama inşallah, inşallah, inşallah olur Sayın Bakanım, derdimiz üzüm yemek. Ama şu var: Kaynaklar boşa harcandıysa da bunun hesabını sormak da bizlerin asli görevi. Sizler de milletvekilliği yaptınız, sizler de bizlerle beraber aynı görevi üstlendiniz ama gelinen noktada 2011'de "şafak operasyonu" dendi, "Ergene Nehri çocuk oyuncağı." dendi; yıl 2026 arkadaşlar. Tam on beş yıl geçmiş Sayın Baykan ama ortada bir şey yok maalesef.
MEHMET BAYKAN (Konya) - Benim vekil olmamı beklemiş...
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Evet, işte on beş yıl geçmiş ama Ergene'yle ilgili sıkıntımız da şu anda büyük. Siz yokken -raporlara bakarsanız, tutanaklara- Meriç Nehri'yle ilgili bir önerimi paylaştım -belki sizler de bilirsiniz- Meriç Nehri'ndeki suyu kanallarla Tekirdağ'a doğru veya değişik yerlere getirip, onları depolama alanlarında tutup sanayinin ihtiyaçlarını ve sulamanın ihtiyaçlarını karşılayabileceğimiz konusunda sizlerden Trakya'ya destek bekliyoruz diyorum.
Ama en önemlisi de bu ülkenin gıda güvenliğinde ziraat mühendisleri, veteriner hekimler, tarım, gıda mühendisleri gibi arkadaşlarımızın özlük haklarının sağlanması konusunda Komisyona görev düşüyor arkadaşlar. Ben bir ziraat mühendisiyim. Ziraat mühendislerinin, veteriner hekimlerimizin, orman mühendislerimizin ve gıda mühendislerimizin, teknikerlerimizin, su ürünleri mühendislerimizin hakkını da bizim unutmamamız lazım. Bunlar ülkenin gıda güvenliğinin güvencesi. Bunlara ne yapsak azdır diyorum ama gelin, gereken mücadeleyi hep beraber verelim yol yakınken, Genel Kurula bu kanun geldiğinde madde ihdas ederek bu sorunu çözelim diyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Sayın Özcan, teşekkür ediyorum.
Sizin bu konuşmanızdan çok etkilenmiş Birlik Başkanı Ali Bey. Ali Başkan da bir iki kelam etmek ister.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Tabii, tabii, lütfen buyursun.
BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Buyurun.
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANI ALİ EROĞLU - Saygıdeğer Başkan, değerli hazırun; Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ayrıca burada bulunmaktan, özellikle veteriner hekimlikle ilgili önemli bir konuyu burada mütalaa etmekten son derece mutlu olduğumuzu da ifade etmek isterim.
Hukuk Danışmanımız ve Farmakoloji-Toksikoloji Profesörü Sayın Hocamız, Genel Sekreterimizle birlikte buraya iştirak ettik.
Efendim, Türk Veteriner Hekimleri Birliği kendisine bağlı 72 odayla hizmetlerine devam ediyor. Bizim yaptığımız çalışma da, 41'le ilgili yapılan çalışma da yaklaşık -dün başlamadı- bir yıldan beri gündemde. Burada, huzurlarınızda bir kez daha Bakanlık yetkililerine, Sayın Bakan Yardımcımıza ve Bakanlık bürokratlarına da teşekkür ediyorum. Uzun zamandan beri de Meclisin gündeminde.
Eğer müsaade ederseniz Sayın Başkanım...
BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Çok uzun olmasın lütfen.
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANI ALİ EROĞLU - Efendim, sadece Birliğimizin statüsünü ifade etmek istiyorum.
BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Ama çok kısa olsun lütfen.
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANI ALİ EROĞLU - 6343 sayılı Kanun'a, veteriner hizmetleriyle ilgili, veteriner hekimlik mesleğinin icrasıyla ilgili kanuna göre kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüyüz. Yaptığımız bütün çalışmaları, biraz önce Sayın Vekilimizin dile getirdiği gibi, sadece İstanbul değil 72 odamız -yaklaşık 5 lokal derneğimiz ve 35 ihtisas derneği var veteriner hekimlikle ilgili- ve sahadaki arkadaşlarımızla istişareler sonucunda Sayın Bakanlığımıza konu, 41'inci madde arz edilmiştir. Biraz önce Sayın Vekilimizin ifade ettiği diğer konularla ilgili de çalışmalarımıza, sağlıkta şiddet, sağlık meslek grubu, fiilî hizmet gibi daha başka çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icra eden bütün veteriner hekimlerin katıldığı Türk Veteriner Hekimleri Birliği veteriner hekimler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı korumak, veteriner hekimliğin kamu ve kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluştur.
Birlik aşağıda yazılı mesleki hizmetleri yapmakla mükelleftir: Veteriner hekimliği mesleğinin memleket menfaatlerine en faydalı şekilde tatbikini sağlamak; azalarının maddi ve manevi hak ve menfaatlerini hak ve memleket menfaatleriyle telif eder mahiyette korumak; memleket hayvancılığının geliştirilmesiyle ilgili, alakalı bütün meselelerde resmî makamlarla temas ederek ilmî istişareler yapmak ve bu makamata görüş ve kanaatlerini bir rapor hâlinde sunmak.
Bunu şunun için arz ettim: Türk Veteriner Hekimleri Birliği ülkemizde 47 bine yakın veteriner hekimi temsil eden en üst çatı kuruluşudur. Bunun bünyesinde yani mesleğin bünyesinde çeşitli derneklerimiz de vardır. Burada konu olan 41'inci madde uzun zaman yapılan istişareler sonucunda Bakanlığımıza; Bakanlığımızın bürokratlarıyla, Hukuk Genel Müdürlüğüyle ve Sayın Bakan Yardımcımızla yapılan görüşmeler sonucunda buraya kadar gelmiştir.
Ben Sayın Hocamıza, Sayın Başkanımıza böyle bir fırsat verdiği için teşekkür ediyorum efendim.
Hayırlara vesile olur inşallah.