| Komisyon Adı | : | SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU |
| Konu | : | Düzce Milletvekili Ercan Öztürk ve Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal ile 69 Milletvekilinin Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3566) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 02 .04.2026 |
AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) - Efendim, bu konuyla ilgili olarak, teklif sahibi arkadaşlarımızın bize bilgilendirme yapacaklarını umuyorum yani burada yaptığımız görüşmeler sırasında kendileri bize hem çok da desteklediğimiz bir yöntemle ilgili olarak bilgi sundular karekod ve SMS doğrulama yöntemiyle verilerin ortalığa saçılmadan toplanabilmesine dönük. Onlar bilgi verirlerse bu konuyla ilgili yani çocuklarımızın ve ailelerimizin verilerinin korunmasıyla ilgili, orada yapılabilecek düzenlemelerin ne olduğunu bize aktarırlarsa, o bilgiler üzerine konuşmayı daha uygun görüyorum Hocam.
BAŞKAN VEDAT BİLGİN - Çok teşekkür ediyorum.
Şimdi, bir de bir sosyal kuruluşun, Meta'nın söz talebi var.
Sezen Hanım, buyurun.
META TÜRKİYE VE AZERBAYCAN KAMU POLİTİKALARI DİREKTÖRÜ SEZEN YEŞİL - Sayın Başkanım, bu fırsat için çok teşekkür ediyoruz.
Değerli Komisyonumuzla bir arada olmaktan dolayı da gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Sezen Yeşil ismim, Meta'da Kamu Politikaları Direktörü olarak çalışıyorum. Bizler de buradaki kanun yapıcılarıyla aynı şeyi istiyoruz aslında; çocuklar ve gençler için güvenli ve pozitif bir çevrim içi dünya deneyimi. Hâlihazırda platformlarımızın 13 yaş altının kullanımına açık olmadığını belirtmek isteriz. BTK'nin 2022 yılından bu yana yaptığı konuya ilişkin ayrıntılı düzenlemelerle de uyum içinde, aslında 13 yaş üstü çocuklarımızın güvenli platform kullanımını sağlamak için geliştirdiğimiz 30'dan fazla araç bulunmaktadır; eksiklerimiz varsa daha fazlasını da yapmaya da hazırız. Örneğin, geçen yıl mayıs ayından itibaren devreye aldığımız 16 yaş altı kullanıcılar için "genç hesapları" dediğimiz hesap türüne otomatik olarak çocuklarımızı geçirmiş durumdayız. Bu hesap türü içinde anne-babalara daha fazla kontrol imkânı veren araçlar bulunmaktadır; örneğin, ekran süresi limiti getirilebilmektedir bir saat, otuz dakika vesaire gibi, gece on ile sabah yedi arasında bildirimler kapatılabilmektedir; takip etmedikleri kişilerin çocuklara DM'den mesaj atması engellenmektedir, hassas içerikler bu çocuklarımıza gösterilmemektedir ve bunlar gibi birçok önlemimiz bulunmaktadır. Bizler yaş temelli yasakların amaçlanan faydayı sağlamayabileceği gibi daha fazla zarara yol açma olasılığı olduğunu değerlendiriyoruz. Avustralya'da, malumlarınız, bu kanun geçti, iki üç aylık bir uygulama tecrübesi de oluştu, laboratuvar gibi oradan alınacak dersler olduğunu düşünüyoruz. Birinci ders, çocuklar VPN kullanarak yasakları kolayca aşmanın yollarını buldular ne yazık ki. Orada ruh sağlığı konusunda endişeler vardı; daha çok yeni, 6 bin çocuk arasında yapılan bir araştırmada ruh sağlığının çocuğun okuldaki durumu ve ailedeki durumuyla çok daha ilişkili olduğu ortaya konuldu. Ekran süresi bir sorun olarak görülüyordu fakat bu yasaktan sonra ekran süresi hiç azalmadı yani çocuklar bir anda sokakta oynamaya çıkmadılar. Ne oldu? Başka on-line App'leri kullanmaya başladılar, on-line ortamlarda kendileri için ne kadar güvenli olduğu belli olmayan başka App'ler kullanmaya başladılar. Bir araştırma bir çocuğun bir haftada 40'tan fazla App kullandığını, uygulama kullandığını göstermektedir, sosyal medya bu 40 tane App'ten sadece bir tanesidir. Çocuklar ayrıca "login"siz olarak kullanabilmekte ya da anne-babalarının telefonundan kendi yaşlarına uygun olmayan kullanım deneyimlerine maruz kalabilmektedirler. Bu nedenle, bizler yasaklar yerine çocuğun yaşına uygun on-line tecrübeli deneyimlerin sunulmasının öncelenmesinin daha faydalı olabileceğini, etkin olabileceğini değerlendiriyoruz naçizane. 5651 sayılı Kanun'daki yeni değişikliklerle hedeflenen amaçlara ulaşmak için güçlü yaş doğrulama mekanizmalarının kritik öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Meta ebeveynler ve kullanıcılar üzerindeki yükü azaltan çözümleri desteklemektedir. Bu çözümler kullanımı kolay, mahremiyeti, kişisel verilerin korunmasını gözeten ve sektör genelinde tüm ekosistem seviyesinde tutarlı biçimde çalışan çözümler olmalıdır. Çocukların yaşını belirlemek ve doğrulamak uygulama bazında, aplikasyon bazında bir zorunluluk hâline getirildiğinde pratikte bu aslında tüm kullanıcıların doğrulanmasını gerektirmektedir yani bu kanun çıktıktan sonra sadece çocukları ilgilendiren değil aslında tüm sosyal medya kullanıcılarını ilgilendiren bir düzenlemeyle karşı karşıya kalmış olacağız. Bu da kapsam içindeki her uygulama için ayrı ayrı doğrulama adımları anlamına gelmektedir. Tüm kullanıcılar için, özellikle de çocukların yaşını doğrulamak durumunda kalacak olan ebeveynler için uygulamada bir yük oluşturacaktır. Dediğimiz gibi ortalama olarak gençler haftada 40 uygulama kullanıyor ve sosyal medya kapsamında da zaten bildiğim kadar 20'den fazla uygulama var yani en çok bilinen uygulamalar Instagram, TikTok vesaire olsa da yerli uygulamamız da var biliyorsunuz Next Sosyal gibi ve Snapchat gibi daha birçok uygulamaların olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle, biz Meta olarak yaş doğrulamada asıl sorumluluğun her bir uygulamaya ayrı ayrı yüklenmesi yerine uygulama mağazası düzeyinde konumlandırıldığı ve tüm ekosistemin aslında düzenlenmeye çalışıldığı, çocuklar için güvenli hâle getirilmeye çalışıldığı bir uygulamayı öneriyoruz. Uygulama mağazası seviyesinde zorunlu yaş doğrulaması yinelenen uygulama bazlı kontrolleri tek bir yerden, tek bir evrensel doğrulamayla ikame ederek kullanıcın yaşlarının sadece bir kez doğrulanmasına olanak tanır ve gözetimi tek bir noktada daha net hâle getirir diye değerlendiriyoruz ve bu çözümün etkili olabilmesi için uygulama mağazalarının yaş doğrulama yapmasının kanunda açıkça zorunlu kılınması gerektiğini düşünüyoruz. Zira kanunda açık bir yasal zorunluluk yer almadığı sürece uygulama mağazalarının yaş doğrulamayı gönüllülük esasına dayanarak tutarlı bir biçimde uygulanmasının beklenemeyeceğini değerlendiriyoruz. 5651 sayılı Kanun'un da 2007 yılında yürürlüğe girmesinden bu yana, uygulama mağazalarının zaten yer sağlayıcı sıfatıyla, yetkili makamların kararları doğrultusunda uygulamaları mağazadan kaldırma gibi yükümlülükleri bulunmaktadır. Mevcut görevleri ve yükümlülüklerine ek olarak yaş doğrulama yükümlülüğünün de getirilmesi tek bir onay süreciyle ebeveynlerin işini kolaylaştıracaktır ve uygulamada tüm ekosistem yaklaşımını mümkün kılacaktır diye değerlendiriyoruz.
Önerimiz de şu şekilde: Yedinci fıkrada yükümlülük getirilen maddeye bir ekleme yapılarak "Uygulama mağazaları kullanıcıların yaş doğrulamasını gerçekleştirmek ve yaş bilgisini sosyal ağ sağlayıcılarına iletmekle yükümlüdür." şeklinde bir yeni yükümlülük eklenmesinin uygun olacağını değerlendiriyoruz.
Diğer bir önerimiz de uyum sürecine ilişkin. Altı ay sonra bu maddeler yürürlüğe girecek fakat ikincil düzenlemeyle yaş doğrulama yöntemleri konusunda ayrıca çalışma yapılacağını anlıyoruz kanunda çok açıkça yazmasa da. Bu çalışmaların, mesela, dört ay sürdüğü bir senaryoda çalışmalar sonlanacak ama bizim uyum için sadece iki ayımız kalacak gibi bir durumla karşılaşabiliriz ve bu, global şirketleri uyum için oldukça zorlayacak bir süredir. Dolayısıyla yürürlüğe girdikten sonra, yönetmeliklerle gerekli ayrıntılar belirlendikten sonra altı ay süre verilirse uyum anlamında daha pozitif olacaktır. Örneğin, Avustralya'da kanuna uyum için bir yıl süre verilmiştir. Bu konularda görüşlerimizi arz ederiz.
Saygılarımızla.