| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .05.2026 |
SEYDİ GÜLSOY (Osmaniye) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkanım, Plan ve Bütçe Komisyonumuzun kıymetli üyeleri, Sayın Bakan Yardımcım, kurumlarımızın saygıdeğer bürokratları, yöneticileri, basın mensupları; sizleri saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Sayın Burdur Milletvekilimiz Mustafa Oğuz, Sayın Hüseyin Altınsoy ve Sayın Ertuğrul Kocacık ile birlikte ilk imza sahibi olduğumuz kanun teklifimizin teklif sahibi olarak sunum yapıyorum.
Bu kanunumuzun ülkemizin ekonomik geleceği, yatırım iklimi, üretim gücü, ihracat kapasitesi, teknoloji ekosistemi ve uluslararası rekabet kabiliyeti bakımından son derece önemli olan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde söz almış bulunmaktayım.
Bu teklif Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu daha da güçlendirmeye, yatırımcı güvenini artırmaya, üretimi ve ihracatı desteklemeye, teknolojik girişimciliği büyütmeye, İstanbul Finans Merkezinin uluslararası cazibesini artırmaya ve ülkemize döviz girişini teşvik etmeye yönelik stratejik bir reform paketidir.
Dünya ekonomisi son yıllarda tarihi kırılmalar yaşamaktadır. Küresel salgınlarla başlayan süreç tedarik zincirinde ciddi sorunlar meydana getirmiş, ardında bölgesel savaşlar, enerji krizleri, yüksek enflasyon baskısı, ticaret savaşları, finansal dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimler dünya ekonomisinin istikrarını derinden etkilemiştir. Bugün artık hiçbir ülke yalnızca kendi sınırları içerisinde aldığı kararlarla ekonomik geleceğini güvence altına alamamaktadır. Sermaye hareketleri, teknolojik yatırımlar, nitelikli iş gücü, üretim ağları, finansal merkezler ve lojistik hatlar küresel rekabetin temel unsurları hâline gelmiştir. Böylesine zorlu ve belirsizliklerle dolu bir dönemde ülkemiz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü altyapısı, genç ve dinamik nüfusu, stratejik coğrafi konumu, üretim kapasitesi, gelişen savunma sanayisi, büyüyen ihracatı, çeşitlenen finansal araçları ve kararlı siyasi adresiyle bölgenin en güvenli ülkelerden biri olmuştur. Türkiye artık sadece Doğu ile Batı arasında bir köprü değil, Türkiye üretimin, ticaretin, finansmanın, teknolojinin, lojistiğin ve diplomatik etkileşimin merkezi hâline gelmiştir.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; kanun teklifimizin temel amaçlarından biri ülkemizin güncel ekonomik gelişmelere uyum sağlamasıdır. Ekonomi dinamik bir alandır. Küresel şartlar değiştikçe ülkenin hukuk ve vergi sistemlerinin de bu değişime uyumlu hâle getirilmesi gerekmektedir. Bu sermaye güvenli liman aramakta, bugün yatırımcı öngörülebilirlik aramakta, bugün nitelikli insan kaynağı kendisine güven veren; emeğini, uzmanını destekleyen ülkeleri tercih etmektedir. Bugün teknoloji girişimleri finansmana kolay erişebildikleri, bürokrasinin azaldığı, şirket kuruluş maliyetlerin düşürüldüğü ve büyüme aşamalarında destekledikleri ekosistemler gelişmektedir. İşte bu teklif, bütün bu alanlarda Türkiye'yi daha avantajlı bir konuma taşımayı hedeflemektedir.
Teklifimizin genel gerekçesinde de açıkça ortaya konulduğu üzere belirlenen ekonomik programın hedeflerine ulaşması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, büyümenin desteklenmesi, dış ticaret dengesinin iyileştirilmesi, ülkeye döviz girişinin artırılması, ekonomik istikrarın sürdürülmesi ve istihdam odaklarının genişletilmesi temel hedefler arasındadır. Bunlar Türkiye'nin son yirmi üç yılda elde ettiği kazanımlarının üzerine inşa edilen yeni bir ekonomik atılımın başlangıcıdır. AK PARTİ ve Cumhur İttifakı olarak da bizler Türkiye'yi altyapıdan ulaştırmaya, sağlıktan savunma sanayisine, enerjiden teknolojiye, ihracattan finansal piyasalara kadar her alanda büyüttük. Bugün geldiğimiz noktada artık bu hedeflerimiz yalnızca büyüyen bir ekonomi olarak değil, aynı zamanda yön veren, merkez olan, standart belirleyen, yatırım çeken ve teknoloji üreten bir ekonomi olmaktadır.
Kanun teklifimizin önemli başlığından biri, kamu borçlarının tecil ve taksitlendirmesine ilişkin düzenlemedir. Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle vergi ve diğer kamu borçlarının tecil işlemlerinde mükelleflerimize önemli kolaylıklar sağlıyoruz. Mevcut durumda otuz altı ay olan azami taksit süresini yetmiş iki aya çıkarıyoruz. Teminat aranmaksızın tecil edilecek borç tutarını ise 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltiyoruz. Bu düzenleme, borcunu ödemek isteyen ancak geçici ekonomik zorlukla karşılaşan vatandaşlarımızın ve işletmelerimizin yanında olduğumuzun anlamına gelmektedir. Devlet, alacağını tahsil ederken mükellefin ödeme kapasitesini de gözetmelidir. Bu durumda sisteme cezalandırıcı değil, kolaylaştırıcı; dışlayıcı değil, kazançlı bir yaklaşım ortaya koyuyoruz. Ekonomide esas olan, sürdürülebilirliktir; işletmelerimizin ayakta kalması, üretimin devam etmesi, istihdamın korunması ve kamu alacaklarının etkin şekilde tahsil edilmesiyle birlikte çelişen değil, birbirini tamamlayan hedeflerimizdir. Yetmiş iki aya çıkarılan taksit süresi ve 1 milyon liraya yükseltilen teminatsız tecil imkânı özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz açısından ciddi bir nefes alma olacaktır. Böylece, ödeme niyetinde olan mükelleflerimize daha uzun vadeli, daha makul ve daha uygulanabilir ödeme zemini oluşturulmaktadır.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; teklifimizin bir diğer önemli boyutu, Türkiye'ye yabancı kaynak girişini ve nitelikli yatırımcıların ülkemize yerleşmesini teşvik eden düzenlemelerdir. Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen düzenlemeyle son üç yıl Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışından elde ettikleri kazançları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutmaktayız. Ayrıca, bu kişiler bakımından veraset yoluyla mal intikallerinde verginin yüzde 1 oranında uygulanmasını öngörmekteyiz. Bu düzenleme dünyadaki benzer ülkeler, uygulamalar dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bugün birçok ülke nitelikli yatırımcıları, yüksek gelir grubundaki bireyleri, girişimcileri ve sermaye sahiplerini kendi ülkesine çekebilmek için çeşitli vergi avantajları sunmaktadır. Türkiye'nin de bu rekabette güçlü şekilde yer alması için bu düzenleme son derece önem arz etmektedir. Burada amaç, Türkiye'ye kalıcı döviz girişi sağlamak, uluslararası yatırımcıların ülkemizde yerleşmesini teşvik etmek, finansal derinliği artırmak ve Türkiye'yi bölgesel kararların alındığı bir merkez hâline getirmektir. Bu düzenleme, ülkemizin ekonomik canlılığını artıracak, finansal sisteme yeni kaynak girişini destekleyecek ve yatırım ortamını daha cazip hâle getirecektir.
Teklifimizin en önemli başlığından biri de nitelikli hizmet merkezleridir. İlgili yapacağımız düzenlemede bugün dünya ekonomisinde mal ihracatı kadar hizmet ihracatı da büyük önem taşımaktadır. Finansal danışmanlık, stratejik yönetim, teknoloji danışmanlığı yazılım, veri analitiği, bölgesel operasyon yönetimi ve kurumsal destek hizmetleri artık küresel ekonominin yüksek katma değerli alanlarındandır. Bu teklifte Türkiye'nin nitelikli hizmet ihracatını artırmak ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez olmasını sağlamak amacıyla "nitelikli hizmet merkezi" tanımı yapılmaktadır. En az 3 ülkede faaliyeti olan ve yıllık hasılatının önemli bir bölümünü yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerinin Türkiye'de nitelikli hizmet merkezi kurabilmesinin önü açılmaktadır. Bu merkezlerde istihdam edilecek nitelikli personel için de önemli vergi avantajı getirilmektedir. Nitelikli hizmet personeli ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna tutulmaktadır. İstanbul Finans Merkezi bünyesinde faaliyet gösterecek olan merkezde ise bu istisna tutarı 5 kata kadar uygulanacaktır. Mevcut asgari ücret istisnasıyla birlikte değerlendirildiğinde toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katı oranında önemli bir vergi avantajı sağlanmaktadır. Bu, Türkiye'nin nitelikli insan kaynağını cazip bir ülke hâline getirmesi demektir, uluslararası şirketlerin bölgesel operasyonlarını Türkiye'de yönetmesi demektir, yüksek katma değerli hizmetlerin ülkemizde üretilmesi demektir. Bu, gençlerimize daha nitelikli iş imkânları demektir. Bu düzenleme, Türkiye'yi hizmet ihracatında bir üst lige taşıyacak niteliktedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üretim ve ihracat bu teklifin ana omurgalarından biridir. Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında önemli indirimler sağlamaktayız. Yüzde 25 olarak uygulanan genel kurumlar vergisinde indirime gidilmektedir. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumların ihracat kazançlarında yüzde 9 oranında vergi uygulanacaktır. Bu oran, 16 puanlık bir indirim anlamına gelmektedir. Diğer ihracatçı kurumların kazançlarınaysa yüzde 14 oranında vergi uygulanması öngörülmektedir. Bu da 11 puanlık bir indirime tekabül eder. Bu düzenleme, ihracatçımızın küresel pazarlarda daha rekabetçi olmasını sağlayacaktır çünkü ihracat yalnızca bir satış faaliyeti değildir, ihracat, üretimdir, istihdamdır, teknolojidir, marka değeridir. İhracatçılarımıza sağlanan 16 puanlık vergi avantajı, üretimi ve ihracatı aynı anda teşvik eden stratejik bir tercihtir. Sadece al-sat ekonomisi değil üreten, imal eden, katma değer oluşturan, dünya pazarına mal satan bir ekonomik yapıyı destekliyoruz. Bu düzenleme, sanayicimizin rekabet gücünü artıracak, ihracatçımızın finansal kapasitesini güçlendirecek, işletmelerin yeni yatırım kararlarını olumlu yönde etkileyecek ve dış ticaret dengemizin iyileşmesine katkı sunacaktır. Türkiye'nin hedefi bellidir: Daha güçlü üretim, daha fazla ihracat, daha fazla istihdam, daha fazla katma değer.
Teklifimizin önemli düzenlemelerinden biri de transit ticaret ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik vergi indirimlerinin kapsamının genişletilmesidir. Transit ticaret, küresel ticarette merkez ülke olmanın en önemli araçlarından biridir. Yurt dışından alınan bir malın Türkiye'ye getirmeksizin başka bir ülkeye satılması yani transit ticaret faaliyeti ülkemizin ticari kabiliyetini ve uluslararası bağlantı gücünü artıran bir alandır. Bu teklifle, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarının transit ticaret faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara yönelik indirim oranı da yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarılmaktadır. İstanbul Finans Merkezi dışında fakat gösteren kurumlar içinse transit ticaret kazançlarının yüzde 95'i vergi dışı bırakılmaktadır. Ayrıca, nitelikli hizmet merkezleri için de benzer şekilde önemli kazanç indirimleri sağlanmaktadır. Burada temel hedefimiz, Türkiye'yi küresel ticaret yollarının ve finansal akışların merkezi hâline getirmektir. Transit ticarette güçlü olan ülkeler yalnızca mal hareketinde değil, finansmanda, sigortada, lojistikte, danışmanlıkta ve veri yönetiminde ticari organizasyon kabiliyetinde daha da büyük bir değer üretmektedir. Türkiye, coğrafi konumu, lojistik yapısı, limanları, hava yolu ağı, kara yolu bağlantıları ve büyüyen finansman sistemiyle bu alanda büyük bir potansiyel taşımaktadır. Bu potansiyeli değerlendirmek için vergi düzenlemelerini rekabetçi hâle getirmemiz gerekmektedir.
İstanbul Finans Merkezi, Türkiye'nin küresel finans mimarisinde en stratejik projelerden biridir. İstanbul, tarih boyunca tarihin, kültürün, medeniyetlerin ve sermaye hareketlerinin kesişim noktası olmuştur. Bugün biz bu tarihî mirası modern finansal yapısıyla birleştiriyoruz. İstanbul Finans Merkezi, hukuk altyapısı, vergi avantajlarıyla, finansal kuruluşlarla, uluslararası insan kaynakları, teknolojik yapılarıyla, stratejik vizyonumuzla Türkiye'nin, küresel finans merkezi olma iddiasını kurumsal karşılığıdır. Bu teklifle, İstanbul Finans Merkezi'nin küresel rekabet gücünü artıracak önemli düzenlemeler yapıyoruz. İstanbul Finans Merkezi'nin hizmet ihracat kazançlarına uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi indirimi süresini 2031'den 2047'ye kadar uzatıyoruz. Ayrıca, katılımcı finansal kuruluşların finansal harçlardan muafiyet süresini beş yıldan yirmi yıla çıkarılmaktadır. Bu düzenleme, uzun vadeli hukuki öngörülebilirlik sağlamaktadır. Bir yatırımcı, finansal kuruluş ve uluslararası bir şirket yatırım kararı alırken yalnızca bugünkü avantaja bakmaz, önündeki on yılı, yirmi yılı da öngörmesi gerekmektedir. Ayrıca, İstanbul Finans Merkezi bünyesinde istihdam edilen ve yurt dışı tecrübesi bulunan personele sağlanan gelir vergisi istisna kapsamı da genişletilmektedir. Mevcut durumda sadece finansal kuruluş çalışanlarına tanınan bazı haklar, tüm katılımcı kurum personeline yaygınlaştırılmakta, bu da İstanbul Finans Merkezi'nin uluslararası yetenek için daha cazip hâle gelmesini sağlayacaktır.
Teklifimizin bir diğer güçlü yönü, teknoloji girişimciliğine yönelik düzenlemelerdir. Bugün küresel rekabetin en belirleyici alanlarından biri teknolojidir. Teknoloji üreten, veriyi işleyen, yazılımı geliştiren, yapay zekâdan biyoteknolojiye, finansal teknolojiden savunma teknolojisine kadar yenilikçi alanda söz sahibi olan ülkeler geleceğin ekonomisinde öne çıkacaktır. Türkiye son yıllarda teknoloji girişimciliğinde önemli bir ivme yakalamış, teknoparklarımız, AR-GE merkezimiz, genç girişimcilerimiz, yazılımcılarımız, mühendislerimiz ve yatırımcılarımız sayesinde güçlü bir ekosistemi oluşturmuştur. Ancak bu ekosistemin daha da büyümesi için finansmana erişimin kolaylaşması, nitelikli personelin teşvik edilmesi, şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması ve girişimcilerin büyüme aşamasında desteklenmesi gerekmektedir. Görüşmekte olduğumuz kanun teklifimiz bu alanda önemli adımları içermektedir. Teknoloji şirketlerindeki çalışan personele verilen pay senetlerindeki vergi istisna sınırı yıllık brüt ücretinin 1 katından 2 katına çıkarılmaktadır. Bu düzenleme, teknoloji şirketlerinde çalışan nitelikli personelin şirketin bünyesine ortak olmasını kolaylaştıracaktır. Bir teknoloji girişiminin en önemli sermayesi çoğu zaman fikirdir, emektir, yazılımdır, mühendisliktir ve ekip ruhudur. Çalışanların pay senedi yoluyla şirkete ortak edilmesi hem aidiyeti artırırken hem de girişimin büyümesi motivasyonu güçlendirecektir. Ayrıca, Teknogirişim Rozeti sahibi halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürebilir borç sözleşmesi yoluyla yatırım alanları kolaylaştırılmaktadır. Bu mekanizma, girişim finansmanda dünyada yaygın olarak da kullanılmaktadır. Böylece yatırımcı ile girişimci arasında finansman ilişkisi daha esnek hâle gelecek, erken aşama teknoloji şirketlerinin sermayeye erişimi kolaylaşacaktır. Bu, dünyada dijital şirket statüsündeki girişimlerin kuruluşundan itibaren üç yıl boyunca oda kayıt ücreti ve aidatlarından muaf tutulması öngörülmektedir. Bu düzenleme, özellikle genç girişimcilerin şirket kuruluşunda ve erken ödenen maliyetleri azaltacaktır. Bu gençlerimizin fikirlerini büyütmesini istiyoruz. Biz, gençlerimizin dünyaya açılan teknoloji şirketleri kurmasını arzu ediyoruz. Bu teklif, teknolojik girişimcilerimize "Devlet senin yanında." diyen güçlü bir mesajımızdır.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; teklifimizin bir diğer boyutu, kayıt dışı kalmış varlıkların millî ekonomiye kazandırılmasına yönelik düzenlemedir. Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla gerçek veya tüzel kişilerin yurt dışında bulunan veya yurt içinde olup kanuni defter kaydında yer almayan varlıkların sisteme kazandırılmasını teşvik etmektedir. 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılacak bildirimlerde para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının millî ekonomiye dâhil edilmesini sağlayacaktır. Varlıkların devlet iç borçlanma senetleri veya kira sertifikaları gibi araçlarda tutulması süresine göre yüzde 0 ile yüzde 5 arasında değişen kademeli vergi oranı uygulanacaktır. Şartlara uyulması hâlinde bildirilen varlıklar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması öngörülmektedir.
Bu düzenlemenin temel amacı, atıl duran kaynakların ekonomiye kazandırılması, yastıkaltında, yurt dışında veya kayıt dışı bulunan kaynakların finansal sisteme dâhil edilmesi, yatırımı, üretimi, sermaye piyasalarını ve kamu finansmanını desteklemesidir. Burada önemli olan nokta şudur ki: Ekonomik kaynakların kayıt sistemine girmesi hem finansal derinliği artırır hem de vergiye gönüllü uyumu güçlendirir. Biz kayıt dışı alanı daraltırken aynı zamanda ekonomiye de yeni kaynak kazandıran, makul, dengeli, teşvik edici yaklaşım teklif ediyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu vesileyle, kanun teklifimizin ihracatçılarımıza, girişimcilerimize, yatırımcılarımıza ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere teklifin hazırlanmasında emeği geçen grubumuza, milletvekillerimize, bakanlıklarımıza, bürokratlarımıza ve vereceğiniz destek için Komisyon üyelerimize şimdiden teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.