| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .05.2026 |
YILDIZ KONAL SÜSLÜ (İstanbul) - Saygıdeğer Başkanım, sayın vekillerim; öncelikle bu adaletli ve bu kadar hassas bir usulle Komisyon yönettiğiniz için hassaten teşekkür ediyorum.
2 konudan dolayı söz aldım: Hem Akran Zorbalığı Komisyon Başkanı olarak hem de bir psikolog ve aile terapisti olarak, özelde de yaz terapisti olarak süreci biraz mesleki olarak görebildiğim için bunları paylaşmak istiyorum.
Suat Bey çok önemli konulardan bahsetti. Aslında biz Suat Bey'le aynı hocanın bir yerde öğrencileriyiz. ODTÜ'de ben aile terapistliği eğitimi alırken, o psikoloji okurken Hürol Hocamız vardı -burada olursa o da biliyor- çok güzel bir sözü vardı, hayatımıza da felsefe olmuş "Gerekçeler, yanlışları doğru yapmaz." Eğer bir yanlış varsa onu çözmezsek gerekçelerimiz ne olursa olsun yanlışın kaybını telafi edemiyoruz, o yüzden bu çok önemli ve hassas bir felsefedir. Geçen hafta basında çok yer aldık. O yüzden burada da hassaten teşekkür edip arkasından da temennilerimi iletmek istiyorum. Herkes bu Komisyonda hassasiyetten bahsetti, samimiyetten bahsetti. Her şeyin ötesinde "Çocuklarımızı nasıl korur ve mutlu ederiz."in ortak derdimiz olduğu konusunda anlaştık. Bu komisyonların çok önemli olduğunu düşünüyorum çünkü geçen hafta beni en çok mutlu eden şeylerden biri akran zorbalığında Cumhuriyet Halk Partisinden Nurhayat Hanım, DEM PARTİ'den Ali Bey vardı, Milliyetçi Hareket Partimizden Mehmet Ağabeyimiz vardı ve emin olun, bütün partilerin ortak, hiç şerh düşmeden aldığı bir karardı akran zorbalığının raporu. Her aşamasında paylaştık, beraber süreci yönettik ve mesele o parti, bu parti değildi, mesele akran zorbalığını nereye getirebiliriz, nasıl önleriz, kısmıydı. Hassaten, burada yoklar ama, hepsine teşekkürlerimi iletiyorum.
Ne işe yaradı bu birliktelik ve uyum? Örneğin biz daha raporumuzun, geçen hafta hani ön kabulünü sağladık, haftaya da sunacağız inşallah. İnşallah Türkiye Büyük Millet Meclisindeki tüm vekillerimize de küçük bir cep kitapçık hazırlayarak süreci yönetmek açısından da bilgilendirmeye çalışacağız ama Komisyondaki uyum ve hassasiyet Saygıdeğer Başkanım, bizim daha dinlerken kurumlara bazı onların -tırnak içerisinde- "Bize verdiğiniz ödevler." dedi, önerilerimiz oldu ve İstanbul'da başlamıştı bir çocuğun Küçükçekmece'de uğradığı akran zorbalığına annesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonuna başvurusuyla olduğu için biz İstanbul'u başladığı yer... Ünlü bir düşünür der ya "Kazanacaklarını kaybettiğiniz yerdedir." Biz de oradan başladık ve Sayın Millî Eğitim Bakanımıza sunduğumuz "Kavramlar anlamları değiştirir." felsefesiyle "akran zorbalığı" kavramında "zorbalık" kavramının prim yaptığı, bir anlam ve isim yakaladığı, çocuklar arasında da bunun bir güç ve etiket olduğu algısı yerine "nezaket" kavramıyla değiştirilmesini söyledik ve şu an bir yönetmelikle bütün okullarımıza bu talimat gitti, ilk pilot uygulamayı da İstanbul'da akran nezaket eğitimleriyle başladık. Ben özellikle gittim ve bununla ilgili olarak videolar, bunlarla ilgili belki şarkılar ve eğitimlerle bu çalışma hayat bulmaya başladı. Bu, daha Komisyon raporumuz bitmeden hayat bulan bir güzellik oldu.
İkincisi: Bilgi Teknoloji İletişim Başkanlığımızı dinlediğimizde bir eksik fark edildi Komisyon çıktısı olarak. Ülkemizin bir akran nezaket ölçeği yokmuş ve Komisyonumuzun ricasıyla şu an 81 ilimizde akran nezaket ölçeği geliştiriliyor ve bir çıktı olarak, ülkemize bir katkı olarak kazanılacak ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız -aslında, Suat beyin az önce söylediği- sosyal çalışmacıları da devreye sokarak "Bu çocuklar arasındaki sorun çözme becerileri ve iletişim teknikleri açısından eğitimler yapılabilir mi?" teklifimiz hayat bulacak eylül ayı itibarıyla. Bunları niye paylaştım? Buradaki uyum, buradaki gerçekten o oluşturacağımız samimiyetteki üst birliktelik daha bir Alt Komisyon olan Akran Zorbalığında bu kadar olumlu şeye imza attı. En iyi dönüşü şuydu: Bütün basında farklı görüşleri de olsa çıkan haberlerin tümünde tek bir uyum vardı. Akran zorbalığından akran nezaketine giderken tüm partilerin ortak mutabakatıyla rapor onaylandı. Ülkemizin bu pozitif algıya çok ihtiyacı var. Bazı konular vardır. Farklı olduğumuz için, tabii ki, düşüncelerimiz, önerilerimiz, bakış açımız, eleştirilerimiz farklı olacak ama bazı şeyler, çocuklar gibi, aileler gibi kırmızı çizgilerimizde hepimiz ortak bir bakış ve ittifakla yol alabilirsek, o basındaki haberlerin dönüşleri daha iyi oldu. "Bütün partiler mi kabul etti? Herkesin mi ortak kararıydı?" dönüşleri bizim için çok daha kıymetliydi. Bu konu da böyle kırmızı çizgi olan bir konu. İnşallah, kendi adıma hem mesleki hem de Akran Zorbalığı Komisyonunun getirdiği tecrübelerle katkı sağlayabilirim umudundayım. Ama hassaten gerçekten ben de burada herkesin ortak bir samimiyetle yol aldığını görüyorum. Şimdiden hepinize teşekkür ediyorum.
Akran Zorbalığı Raporu'nda gördüğümüz bu uyum ve geri dönüşler anlamında yapıcı, iyileştirici dönüşlerin bu Komisyonda da -Saygıdeğer Başkanımızın söylediği gibi- çocuklarımıza bu işin sonunda ne bıraktık, neyi iyileştirdik, neyi dönüştürdük belki de kısmında imzalarımızın olması, herhâlde milletvekilinde bize düşecek olan şey de bir gün herkes bu görevleri bırakacak. "Ama ülkemize ve çocuklarımıza ne bıraktık?" dediğimizde bu Komisyonun altında imzamızın olması. Onun için hassaten teşekkür ediyorum.
Sağ olun Başkanım.