| Komisyon Adı | : | DİJİTAL MECRALAR KOMİSYONU |
| Konu | : | İzmir Milletvekili Ahmet Tuncay Özkan'ın, Komisyonun çalışma usul ve esasları konusundaki endişelerine ilişkin açıklaması |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .04.2026 |
AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) - Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Komisyonumuzun çalışma usul ve esasları konusunda ciddi endişelerimiz var. Biz bu Komisyonu sizin başkanlığınızdan önce de yöneten bir başkanla birlikte çalıştık. Başkanın yönetim esas ve usulleri; Komisyon üyeleriyle gündemi paylaşmak, gelecek konuklar hakkında bilgi vermek, bizim katkımızı istemek şeklinde gelişirdi. Siz üç tane somut ve büyük hata yaptınız.
Bunlardan birincisi, Sağlık Komisyonuna giden yasa teklifini burada görüşmüşüz gibi göstererek oraya bildirdiniz. Komisyona gelen tarihle yani Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen tarihle sizin Komisyondan gönderdiğiniz yazı tarihi arasında herhangi bir toplantımız yoktur. Yapmadığımız bir toplantıyı yapılmış gibi gösterdiniz; bu yanlıştır. Bugüne kadar olan uygulamalarımızda biz böyle bir şey yaşamadık.
İkincisi, Komisyona davet edeceğiniz kişilerle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsü olarak benimle ya da başka bir arkadaşımla bilgilendirme, bizim fikrimizi alma, bu konuyla ilgili olarak bizim tarafımızın da vereceği isimlerin olup olmadığı -belki de sizin davet edeceğiniz isimleri biz de söylerdik- konusunda herhangi bir bilgi verme gereği hissetmediniz, bu konuyu bizimle paylaşmadınız. Gönderdiğiniz davetiye metni burada. Ben bu davet metnini alınca "Başkanlık Sunuşları, Sosyal Medya, Dijital Oyunlar ve Çocuklar Üzerindeki Etkileri" diye bir başlık gördüm. Dedim ki bunu kimlerle konuşacağız, nasıl bir gündem oluşturacağız, içini nasıl dolduracağız? Arkadaşlarım arkadaşlarınızı aradılar, ikinci üçüncü aramadan sonra Adile Aşkım Kurt, Yavuz Samur, Orhan Koçak, Hatice Ferhan Odabaşı'yla Komisyonda bir toplantı gerçekleştireceğimizi öğrendik; sizlersiniz herhâlde. Hoş geldiniz, saygı duyuyoruz. Sizinle ilgili bu konuşmalarımızın hiçbir bağlı bölümü yoktur; bu, usulle ilgili bir şeydir. Siz bunu bizden sakladınız, bizimle müzakere etmediniz; bu, çok yanlış bir tutumdur.
Üçüncüsü de efendim, Komisyonu böyle yönetemezsiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyonların nasıl yönetileceğine dair bir İç Tüzük var. O İç Tüzük'te, komisyon üyelerinin haberi olmadan, bilgisi olmadan ve komisyonda yanlış yaparak bir yönetim anlayışını bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Biz, saygıyla ve sevgiyle, buraya katılan bütün arkadaşlarımıza hürmetle, Komisyon kurulduğu günden bugüne kadar bütün katkımızı sunmak istedik ve bu konuda siz gelene kadar, siz Komisyon Başkanlığını devralana kadar uyumlu bir çalışma gösterdik. Size de siz devraldığınız andan itibaren, bu Komisyonu uyumlu bir şekilde yönetmeniz konusunda gereken saygıyı, sevgiyi ve kolaylığı gösterdik ancak bugünden itibaren yazılı olanın dışında herhangi bir kural tanımadığınıza göre yazılı olanla ilerleyeceğiz. O nedenle sizin toplantınızı, bugün bize bildirmediğiniz gündem içeriği ve dolulukla ilgili toplantınızı kabul etmiyoruz. Bu toplantıyı bizimle konuşmadan gerçekleştiremezsiniz. Biz her zaman açık olduk, her zaman teşvik eden olduk ve bu sorunların burada görüş birliği içerisinde, oy birliğiyle geçmesini sağladık. Biz burada dezenformasyon yasasını bile birlikte çıkardık ancak sizin tutumunuz, bundan sonra oluşabilecek herhangi bir yasada zarar verici niteliktedir; bizim bunu kabul etmemiz mümkün değildir.
Size tekrar sormak isterim: Siz yasa teklifinin Meclise geldiği günle, yasa teklifinin Bakanlıktan Meclise geldiği günle, sizin "Evet, görüştük, görüşümüz budur." diye Sağlık Komisyonuna gönderdiğiniz görüş arasında herhangi bir toplantı yaptık mı? Böyle bir toplantı yok, böyle bir davet yok.
BAŞKAN NAZIM ELMAS - Öyle bir yazımız var mı?
AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) - Var efendim.
Olmayan bir toplantıyı nasıl oldu da yapılmış gibi gösterdiniz? Bunu bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi hukukun üstünlüğüne dayanır, halkın egemenliğini gösterir. Biz bunları zedeleyecek en küçük bir tutumu benimsemeyiz ve burada -size tekrar bir kart olarak masaya bırakıyorum- buna uyduğunuz takdirde, bize değer verdiğiniz takdirde, bu tür şeyler yapmadığınız takdirde birlikte çalışmaya ve üretmeye varız, yoksa size muhalefet ederiz.