| Komisyon Adı | : | İÇİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 04 .06.2026 |
ONUR DÜŞÜNMEZ (Hakkari) - Teşekkür ederim, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle Kızılay Başkanımıza ve gönüllülerine buradan bir teşekkürü de yinelemiş olalım.
Bizler değişiklik önergelerinden önce böyle bir teklif vermiştik ve en büyük itirazımız Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun işlevsel olmasıydı. Bu vesileyle hem Anayasa'ya aykırı bulduğumuz noktaları hem de geneli üzerine bir söz kurayım ki daha fazla zaman almayalım ilerleyen aşamalarda.
Şimdi, bizim itirazımız aslında Kızılayın gönüllü yaptığı işlere değil Kızılay isminin holdingleşme, şirketleşme üzerinden anılması; buna yönelik itirazlarımız var. Sonuçta bu ticari bir faaliyet alanına indirgenmesi... Sayın Başkanın ve sizlerin de takdiriyle, siz de söylediniz bir Kızılay derneği ve bir de Kızılay iştirakleri ayrımı var. Murat Bey'in orada yaptığı itiraz çok yerinde. Bizce de eğer münhasır bir kanun ortaya koyuyorsak, Kızılay Kanunu diye bir kanun ortaya çıkacaksa onun çerçevesinin de tam belirgin olması lazım yani o kanuna bakan herkes Kızılayın işlevini, amacını, kapsamını -nasıl ki 1'inci maddede gördüysek- Kızılay derneğinin de buna yönelik iş ve işlemlerini olduğu gibi öğrenebilmeli. Bu yönüyle Anayasa’nın belirlilik ilkesinin bu kanuna yansıtılması gerekiyor. Yine, hukuki bir şeyin, yetkinin devri, özellikle afet ve acil müdahale durumlarındaki müdahale kapasitesi ve anayasal sınırları aşan bazı düzenlemeler gereğiyle 2'nci maddenin de özenli bir şekilde, dikkatle değerlendirilmesi lazım. Ayrıca, bizim şeffaflık ve hesap verilebilirlik üzerine bu Gümrük Kanunu'na ilişkin itirazlarımız vardı, o da şu anki verdiğiniz önergelerle daha doğrusu...
BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Onu birazdan getirirler mi bilmiyorum size ama biraz daha katı hâle getirdik yani biraz önce önerdiğimizden bir cümle daha katı hâle getirdik.
ONUR DÜŞÜNMEZ (Hakkari) - Sonradan vereceğiniz önergelerle onları katı hâle getiriyorsunuz, itirazlarımız buna yönelikti. Daha fazla Kızılayın holdingleşmesinin önüne nasıl geçebilirizin, bunun itirazını yapmak üzere biz Anayasa'ya aykırılık iddiasında bulunmuştuk. Şimdi, bizim en büyük çekincemiz bu kanun kapsamında aslında SGK'den alınacak SBYS protokolüne... KVKK ile BSYBS durumu, şimdi o sistem bütün kurumlarla paylaşılmıyorken Kızılayla paylaşılmış olacak, bu da kimin hangi yardımları aldığı, nasıl yardımlarda bulunulduğunun görünmesi açısından önemli bir şey ama aynı zamanda bu yetkinin bütün hayır kurumlarına, bütün diğer kurum ve kuruluşlara ve diğer kamu yararlı kuruluşlara, özellikle belediyelerle de paylaşılması çok daha önemli bir hâl alıyor. Bu durumda biz şu itirazımızı dile getirelim: Özellikle seçim dönemlerinde bunun militanlaşma şeklinde sadece bugün işlevseldir diye demiyorum, önümüzdeki yıllarda başka hükûmetlerde, başka dönemlerde de bu, bu şekliyle kullanılabilir. İnsanların yardım alma durumları onların siyasi tercihlerine bağlı bir şekilde yürütülüyor, ne yazık ki ülkemizde de böyle olan bir sürü kurum var. Bunu sadece hükûmet yapıyor ya da sadece hükûmet yapacak ya da sadece mevcut Hükûmet yapıyor anlamında söylemiyorum. Şimdi, bizler, bazı belediyeler, bazı diğer durumlar, örneğin ben Hakkâri'den bir örnek vereyim. İŞKUR tamamen liyakat esasını bir kenara bırakmış, talep edenler esasını bir kenara bırakmış, sadece üyeleri üzerinden yürüyen bir mekanizmaya dönüşmüş durumda. Bunun yine Kızılay yardımlarına da yansıması Kızılayın o hepimizin olma hâli, o hepimizin işte yardımına koşacak, ilk müdahale edecek gönüllü bağı düşüncesinin zedelenmesine yol açacaktır; o itirazımız var.
İkinci kısım kaynaktan kesme. Örneğin Çapa Tıp Fakültesi şu an bile kendisini döndüremiyor seviyede iken ilk kaynaktan kesme olarak ele alınması kan paralarının onları inanılmaz bir şekilde o kamu hizmetini işlevsiz hâle getirecek derecede sıkıntıya, zora sokacak düşüncemiz vardı ama yine verdiğiniz önergede, daha doğrusu vereceğiniz önergede -henüz önergelere geçmedik- bunun öncelikli olmayacağını iletmiştiniz, bu itirazlarımızı biz dile getirelim, bu çekincelerimizi söylemiş olalım.
Diğer türlü evet, bir kanuna ihtiyaç var, bir kanuna bağlanması gerekiyor ama çerçevesini daha netleştirip hem dernek hem iştirakler, şirketler kısmını aynı çatı altında bütünleşik bir kanunla ortaya koymamız daha doğru olur düşüncesindeyiz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.