KOMİSYON KONUŞMASI

HASAN ARSLAN (Afyonkarahisar) - Teşekkürler Sayın Başkanım.

Kıymetli Hocalarım, çok teşekkür ediyorum ayrıntılı sunumlarınız için.

Ben önce Galip Hocama soracağım. Bakanlıkça uygulanmadığını söylediğiniz programın size göre uygulanmama sebebi nedir, bu konuda bir şey söyleyebilir misiniz? Sanırım sınıf rehberlik programı, ismini zikretmemiştiniz ama.

Diğer konu, sizin sunumumuzdan dolayı, dersi biten öğretmenlerin mesaisini bitirmesi konusunu dile getirdiniz. Bana da çok mantıklı geldi Kıymetli Hocam, öğretmen arkadaşlarımızın öğrencilere zimmetlenmesi ve PDR uzmanlarına, yaklaşık 250 ya da 300 kişiye ya da 500 kişiye 1 düşen PDR uzmanlarına nitelikli şekilde olayların yansıması çok mantıklı geldi bana aslında; ben bunun için özellikle teşekkür ederim.

Yine, Hilmi Bey, radikalleşmeyle ilgili bir uzmanlık biriminin olmadığından bahsettiniz. "Dijital istihbarat ve erken uyarı sisteminin kurulması gerekiyor." demiştiniz. Acaba -örnek almak adına soruyorum- yurt dışında bazı ülkelerde, başka ülkelerde böyle bir program var mı, çalışma var mı; bunu sormak istedim.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Buyurun Hocam.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ GAZİ EĞİTİM FAKÜLTESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. GALİP YÜKSEL - Evet, teşekkür ediyorum ben de Sayın Milletvekilimize.

Tabii, biz o programa Covid öncesi başladık, yaklaşık iki yılda tamamladık, çok büyük emekler verdik; oldukça önemli olduğunu düşündüğümüz bir program. Okul öncesinden lise öğrencilerine kadar dört ayrı kademe için hazırladık. Covid süreci girdiği için program o dönem tanıtılamadı -benim kişisel görüşüm- ondan sonraki dönemde de Millî Eğitim Bakanları değiştiği için -idari ve bürokratik yapıyı siz daha iyi biliyorsunuz- bir önceki yetkilinin ya da bakanın yaptığını çok sahiplenmiyor bakanlıklar. Bu anlamda öğretmenlere ve yöneticilere tanıtımının yapılmadığını düşünüyorum ben, tanıtımı yapılmadığı için de çok özel ilgisi yoksa öğretmenin bu programı kullanmıyor. Okul yöneticilerinin de aynı şekilde yani bir rehberlik anlayışına sahip olmadıkları için büyük bir kısmı, böyle bir konuda sorun çıkmazdan önce geliştirici, önleyici müdahalelere gerek duymuyorlar diye cevaplandırayım ben bu sorunu.

Bir diğer konu da 10 öğrenciye 1 öğretmen; bu illa rehber öğretmen ya da psikolojik danışman olmaz, zaten sayısal olarak mümkün değil ama bu tür şeyler pilot olarak denenebilir aslında ve o öğretmen, o çocuk, örneğin liseden mezun oluncaya kadar da tayin istemeyecek o okuldan, o grup mezun olduğu zaman tayin hakkı varsa bunu işletebilir.

Diğeri de evet, okullara öğrenciyi gönderiyoruz fakat öğretmenlerin de bunun bir profesyonel meslek olduğunu bilmesi lazım. Yani "Dersimi yaptım, hemen eve gideyim." Çocuk o zaman kime kalıyor; kim o çocuğu görecek, kim dikkate alacak? Ya servis şoförünün kontrolünde ya da diğer yerlerde... Bu tür konularda biraz bilgilendirme, farkındalık, görevi hatırlatma gibi uygulamalar yapılabilir diye düşünüyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Buyurun Hilmi Hocam.

TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. HİLMİ DEMİR - Ben de çok kısa cevap vereceğim.

Evet, var, özellikle 2010'dan itibaren aslında yurt dışında radikalleşmeyle ilgili çok ciddi programlar, bölümler, yapılar var. Biz de bu konuda özellikle YÖK bazında olsun, başka kurumlarda olsun çok mücadele ettik Türkiye'de olması için ama şu ana kadar başaramadık.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Tam ifade neydi Hocam? Yani ne konuda uzman, istihbarati olarak mı, dijital...

TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. HİLMİ DEMİR - Hayır, o ayrı bir şey. Bizde zaten biliyorsunuz, Cumhurbaşkanlığında da yeni bir yapı kuruldu, yine, siber istihbaratımız var; o ayrı bir şey ama buradaki temel sorun şu: Radikalleşme uzmanı, radikalleşme programları lazım bize. Yani bunu doğrudan bir program olarak açıyorlar. Radikalleşme programı -biraz önce söylediğim gibi- hem bireylerin hem grupların nasıl radikalleştiğine hem de bunlarla nasıl önleme yapılacağına ilişkin programlar ve eğitimler veriyor, uzmanlarını yetiştiriyor. İngiltere'de, Amerika'da, Batı'da, hatta şöyle söyleyeyim, Suudi Arabistan'da bile var; bunun reklamını yapıyor sık sık Muhammed bin Selman. Hepsinde var bu programlar, çok ciddi destek alıyorlar, fon alıyorlar; biz de görüşüyoruz onlarla ama Türkiye'de böyle bir program yok, böyle bir bilim dalı da yok, böyle bir bölüm de yok, enstitü de yok; tek dernek var, o da bana ait zaten.