| Komisyon Adı | : | MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 11 .06.2026 |
METİN İLHAN (Kırşehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Silahlı Kuvvetleri personeli uzun süredir özlük haklarının iyileştirilmesini, ekonomik kayıplarının giderilmesini ve çalışma koşullarının günün ihtiyaçlarına uygun şekilde düzenlenmesini sabırla beklemektedir ancak teklif incelendiğinde maaş, tazminat, sosyal haklar ve çalışma koşullarına ilişkin teklifin temel sorunlara çözüm üretmekten uzak olduğu görülmektedir. Bu hâliyle teklif TSK personelinin yıllardır dile getirdiği beklentileri karşılamaktan uzaktır. Teklifin içeriğine baktığımızda 1'inci ve 2'nci maddelerde Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına eğitim gören tabipler ile dış kaynaktan temin edilen tabip subaylara yükümlülük sürelerini tamamlamadan ayrılmaları hâlinde uzun süre hekimlik yapamama yaptırımı öngörülmektedir.
Değerli milletvekilleri, askerî sağlık sisteminde yaşanan sorunların temelinde yıllar içinde yapılan yapısal değişiklikler bulunmaktadır. GATA başta olmak üzere askerî sağlık kurumlarının kapatılması ya da yapısının değiştirilmesi TSK'nin sağlık alanındaki kurumsal hafızasını zayıflatmıştır. Eğitim, araştırma ve uzmanlaşma birikimiyle birlikte oluşan bu sistem personel yetiştirme kapasitesi açısından da önemli bir boşluk yaratmıştır. Bugün yaşanan hekim açığı da büyük ölçüde bu sürecin sonucudur. Buna rağmen sorunların kaynağına yönelik yapısal çözümler üretmek yerine hekimler üzerinde yeni yasaklar ve yaptırımlar getirilmesi tercih edilmektedir oysa Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri açıktır. Çalışma hakkı ve kamu hizmetine girme hakkına getirilen sınırlamalar ölçülü ve demokratik toplum gereklerine uygun olmalıdır. Tazminatın ötesine geçen meslek icra yasağı bu dengeyi bozmakta ve orantısız bir müdahale niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla, bu düzenleme temel hak ve özgürlüklerin ölçüsüz biçimde sınıflandırılmasına yol açtığı için Anayasa’nın 13'üncü maddesine, çalışma hakkı ve çalışma hürriyetini zedelediği için 48'inci ve 49'uncu maddelerine, kamu görevlilerine eşitlik ve liyakat esaslarını zayıflattığı için de 70'inci maddesine açıkça aykırıdır. Bu nedenlerle, hekim açığı cezalandırıcı düzenlemelerle değil özlük haklarının iyileştirilmesi, çalışma koşullarının cazip hâle getirilmesi ve askerî sağlık sisteminin yeniden güçlendirilmesiyle çözülmelidir.
Ayrıca, GATA ve diğer askerî hastanelerimizin kapatılmasının üzerinden on yıl geçmesine rağmen askerî sağlık sistemi hâlâ yeniden tam olarak tesis edilememiş, sorunlar ise her geçen gün büyümüştür. Stratejik konumu ve çevresinde devam eden çatışmalar dikkate alındığında güçlü bir orduya sahip olmasına rağmen etkin bir askerî sağlık sisteminden yoksun olan ülkemiz açısından bu durum ciddi riskler barındırmaktadır, bu sorunu artık görmezden gelemeyiz.
Öte yandan, TSK personelinin yıllardır bekleyen sosyal özlük ve ekonomik sorunları hâlen devam etmektedir. Emekli subaylarımızın tazminat mağduriyetleri bir türlü giderilememiştir. Makam ve görev tazminatından yararlanamayan binbaşıların sorunları sürmektedir. 2000, 2001 ve 2002 yıllarında göreve başlayan astsubaylar ile astsubaylıktan subaylığa geçen personelin borçlanma ve hizmet zammı kaynaklı mağduriyetleri çözülememiştir. Ek gösterge ve emeklilik haklarına ilişkin talepler de karşılık bulamamıştır. En önemlisi, terörle mücadelede yaralanmasına rağmen gazi sayılmayan kahramanlarımızın durumu hâlâ çözüm beklemektedir. Bu konunun siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir vicdani sorumluluk olduğunu özellikle belirtmek isterim.
Son olarak, askerî okulların kapatılması, TSK'nin kurumsal yapısında yapılan değişiklikler kurumun köklü geleneksel yapısını zayıflatmıştır. Kurallar, teamüller ve liyakat esasına dayalı kurumsal düzen zaman içinde zarar görmüştür. Türk Silahlı Kuvvetlerinin tarihsel birikimi dikkate alındığında bu yapının siyasi etkilerden uzak, tamamen liyakat ve profesyonellik esasına göre yeniden tesis edilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde hem personel motivasyonu hem de kurumsal işleyiş açısından sorunların derinleşmesi kaçınılmaz olur.
Teşekkür ederim Başkanım.