KOMİSYON KONUŞMASI

TAHSİN BECAN (Yalova) - Sayın Bakanım, Değerli Komisyon üyeleri; önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, hepinizin bildiği gibi, çok kritik bir Komisyonda görev oluyoruz. Bütün komisyonlarımız önemli ama bizim Komisyonumuz da Türkiye'nin bekası açısından hepimizin değer verdiği, doğrularda birleştiğimiz bir Komisyon. Ben bu vesileyle görevde olan tüm arkadaşlarımızın emeği tekrar teşekkür ediyorum.

BAŞKAN HULUSİ AKAR - Sağ olun, teşekkür ediyoruz, sağ olun.

TAHSİN BECAN (Yalova) - Çoğu doğrularda tabii ki beraberiz. Biraz önce Özgür Başkanımızın da söylediği gibi, hepimizin muhalefet söylemi, muhalefet demek bile bize burada ters geliyor.

BAŞKAN HULUSİ AKAR - Doğru.

TAHSİN BECAN (Yalova) - Çünkü savunma sanayimizin hepimizin en ileri seviyede, en doğru şekilde olmasını gönülden istiyoruz, bu tartışılacak bir konu değil zaten.

Evet, biraz önce arkadaşlarımız da bahsetti. Silahlı Kuvvetlerimizde yıllarını verip fakat bir müddet sonra ayrılmak isteyenlere maalesef maddi cezalar veyahut da daha sonra "Görev yapamazsın." müeyyidelerini çok doğru bulmuyoruz. Ha, bu demek değil ki hiçbir zaman bu tür müeyyide olmasın. Bugün sivil hayata baktığımız zaman iş dünyasında bile maaşından memnun olmayanın maaşını 2 misli yapsanız o zaten çalışmayacaksa çalışmıyor ve ondan da randıman almanız mümkün değil. Kaldı ki sivildeki iş dünyası ile savunma sanayimize ya da Silahlı Kuvvetlerimizi kıyaslamak mümkün değil. Burada şartları tabii olgunlaştırırken belki başka performans raporları da sergilemek lazım ki orada çalışanlar en mutlu şekilde, isteyerek, severek, gönülden Türk Silahlı Kuvvetlerine hizmet verebilsin. Onun için şartlarını en iyi şekle getirmek için ne gerekiyorsa yapmamız gerektiğine inanıyoruz.

Onun dışında, biraz önce bazı arkadaşlarımız da söyledi, askerî hastaneler bizim için çok önemli, kapatılan askerî okullar da. Bugün Güven Endeksi'mize baktığımızda yıllardır halkın en çok güvendiği kurum askerî kurumlar ve hâlâ da öyle, bu da bizi mutlu ediyor. Bu Güven Endeksi'nin olduğu yerde askerî okulları kapatmayı biz doğru bulmuyoruz. Orada belli bir disiplininle okuyan, yetişen arkadaşlar daha sonra belki işte askerî hastanelerde görev alacaklar. Kaldı ki askerî hastanelerimizi bizim daha da çok geliştirmemiz gerekir. Bugün baktığımız zaman ateş çemberinin ortasındayız Türkiye olarak. Allah korusun bir savaş durumunda sahra hastanelerinde görev alan -tabii ki sivilden giden doktorlarımız da var ama- bir askerî hastaneden oraya acilen sevkiyatın daha kolay, daha düzenli, daha disiplinli olacağına inanıyoruz. Onun için, bunları bir an önce eski hâline getirip daha da geliştirmek için hem okul anlamında hem hastane anlamında ne gerekiyorsa gereğinin

yapılmasını istiyoruz.

Diğer anlamda, şehit ve gazi yakınlarımız... Arkadaşlar söyledi, uzun uzun tekrar etmek istemiyorum. Emekli astsubaylar ve emekli binbaşıların gerçekten özlük haklarında bazı düzeltmelerin yapılması lazım ve bazı arkadaşlarımız, dediğiniz gibi, savaşta veya başka bir olayda yaralanmış, hâlâ "gazi" ünvanını alamamış yani bunları bu kadar ince eleyip sık dokumaya gerek yok. Türkiye Cumhuriyeti, güçlü bir ülkeyiz, güçlü bir devletiz. Yani nüfusun kaçta kaçı ki bunlar, bunları bu kadar zor durumda bırakmayı doğru bulmuyorum ben. Biz ticaretten gelen insanlar olduğumuz için ciromuzun binde 1'i, bunun hesabını yapmaya bence gerek yok. Askerî personele biraz daha farklı davranmayı, farklı gözle bakmayı doğru buluyorum.

Evet, genelde söyleyeceğim bunlar, diğer arkadaşlara da zaman kalsın.

Teşekkür ediyorum, sağ olun.