KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN YEGİN (Ankara) - Şimdi, 6'ncı maddedeki mesele şu: "Rant" "şu kadar sermaye" "peşkeş" kavramları oldu, özeti şu: Biz bu mükelleflerin hepsini basit usulde vergiye tabi tutmuşuz, sonra 2026 Ocağından itibaren "Bundan sonra gerçek usulde vergiye tabi olacaksınız, buna tabi olacaksınız." demişiz. Basit usulde vergiye tabi iken bunlar plakalarını sattıkları zaman, araçlarını, bu haklarını sattıkları zaman, alım satım arasındaki farktan bir vergi ödemiyorlardı, böyle bir şey yoktu ama gerçek usule geçince bu durum ortaya çıktı yani taksilerini sattıkları zaman aradaki oluşacak farktan vergi ödeme zorunluluğu ortaya çıktı. Biz yaptık bunu, Ocak 2026'dan itibaren gerçek usulde beyan...

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Büyükşehirlerde değil mi?

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hayır, 30 büyükşehrin 30 bini aşan nüfusunun olduğu yerlerde biz taksicilere dedik ki: "Artık basit usul değil, gerçek usulde vergilendirmeye tabi olacaksınız."

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Zaten taksicilere yapmak için diğerlerine de yaptık.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Basitten gerçek usule geçince de dün basitteyken taksisini sattığında herhangi bir farktan dolayı vergi ödemeyecek mükellef, şimdi, sırf bu sisteme geçtiği için vergi ödemek zorunda kalıyor. Dolayısıyla, biz, burada, bu maddeyle, basit usulden gerçek usule geçen mükelleflere, bu kanunun çıktığı tarihten önce mükellef olan, araç sahibi olan mükelleflere araçlarını sattıkları zaman daha önceki gibi bir vergi doğmaması için haklarını aslında teslim ediyoruz geriye. Olaya böyle bakıyoruz biz yani bizim meseleye yaklaşımımız bu. Ve bu kanun çıktıktan sonra, bundan sonra taksi alacak birisi de şunu bilecek: "Ben bugün taksiyi aldım, yarın sattım, aradaki farkın vergisini ödeyeceğim." Bunu bilerek alacak. Şimdi, şöyle düşünün: Konut sahibisiniz, konut sahiplerine beş yıl konutunu elde tuttuğu zaman, beş yıl sonra konutunu sattığında oluşan marjdan vergi almıyor devlet. Siz dört buçuk yıl konut sahibisiniz, altı ayınız kalmış, üç ayınız kalmış, bir ayınız kalmış beş yılı tamamlamaya. Burada bir kanun çıkarılıyor, "Bundan sonra konut satışlarından da aradaki makastan vergimi alırım." diyor Gelir İdaresi. Bunun gibi düşünün. Burada bu düzenlemeyle o hakkı, bizim yaptığımız bir düzenlemeden dolayı mahrum olduğu bir hakkı yeniden o kişiye, kişilere iade ediyoruz. Durum bu.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Oluç...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, bu konudaki görüşlerimi geneli üzerine yaptığım konuşmada ifade etmiştim. Bu yapılan açıklamalar benim görüşümü değiştirmeme neden olmadı Orhan Bey.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Hikâye bu ama.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Tabii.

Buradaki mesele zaten şu: Vergi adaletini tartışıyoruz ve sizin ile bizim aramızdaki fark, bizim iddiamız, sizin vergi adaletini sağlamak doğrultusunda önlemler almadığınız.

ORHAN YEGİN (Ankara) - O zandasınız.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Evet, bunu söylüyoruz. Bu yeni bir şey değil bizim söylediğimiz. Burada bir örneğini daha görüyoruz diye ben bunları konuştum, anlattım.

Şimdi, ben doğma büyüme İstanbulluyum; bana İstanbul'daki taksi plakalarının "Sadece 1 kişinin 1 plakası var, başka plakası yok 1 kişinin." meselesini kimse anlatamaz. Bakın, doğma büyüme İstanbulluyum diyorum.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Resmî olarak yok.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Resmî ya da gayriresmî. Ben diyorum ki: İstanbul'da 1 kişiye ait olan çok sayıda plaka ve bu 1 kişi de çok kişi; var, gerçektir bu, İstanbullu herkes bunu bilir.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Ama hukuken yok.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Hukuktan bahsetmiyoruz her zaman, fiilî bir gerçeklikten bahsediyoruz, fiilî bir durumdan bahsediyoruz.

ERHAN USTA (Samsun) - Daha kötü ya, daha kötü yani hukuken yoksa, fiilen varsa daha kötü.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Yani bunu daha fazla burada konuşmayalım ama ben bunu samimi olarak söylüyorum: Ben bir İstanbulluyum doğma büyüme, bana hiç kimse bunu anlatamaz diyorum. Çok örnek bulurum; gideriz İstanbul'a, dolaşmaya başlarız mahalle mahalle, ben size teker teker o mahallelerdeki o isimleri bile veririm. O kadar net söylüyorum. Anlatabiliyor muyum? Ama bunu şimdi tartışmıyoruz, konu şu anda bu değil, başka bir şey.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Aynı aileden...