KOMİSYON KONUŞMASI

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Sayın Başkanım, çok değerli arkadaşlar; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, burada çok sınırlı bir meseleyle ilgili bir düzenleme getiriyoruz, 233'üncü madde kapsamında düzenlemeyi ortaya koyuyoruz. Kasten adam öldürme suçu ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarına ilişkin aileye dikkat ve özen yükümlülüğünü getiriyoruz. Tabii, zaten hâlihazırda ceza kanunlarımızda bu hüküm düzenlenmiş durumda ama biz, olayın vahametine göre bir artırım ortaya koyuyoruz. Somut olaylardan hareket ettiğimizde, en son Maraş'ta yaşadığımız hadisede, ailenin üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğine net bir şekilde şahitlik ettik. Yani maalesef, orada meydana gelen hadisedeki çocuğumuzun -"çocuğumuzun" demek durumundayız elbette ki- geçirmiş olduğu safhalarda, aile üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmiş olsaydı, psikolojik olarak çocuğun rahatsızlıklarının üzerine gidilse, gerekli tedaviler yerine getirilseydi, hatta, yine kanunda getirdiğimiz silahla ilgili düzenlemeye ilişkin de gerekli özen ve dikkat yükümlülüğü yerine getirilmiş olsaydı, belki bu sonuçla karşılaşmayacaktık. Ailelerin birtakım saiklerle; ileride çocuklar damgalanmasın, töhmet altına düşmesin diye aslında yapmaları gereken işleri yerine getirmemeleri sebebiyle çocukların suça sürüklendiğini net bir şekilde şahitlik ediyoruz. Dolayısıyla, burada toplumsal barışı koruma anlamında da bir düzenleme getiriyoruz yani aile, çocuğuna karşı, daha doğrusu, çocuğuyla ilgili dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmez ve bu da hâkim tespitiyle, takdiriyle, neticesi itibarıyla tespit edilirse ailenin üzerinde bir hukuki sorumluluk, aileye bir hukuki sorumluluk yüklüyoruz. Aslında daha önce de bu mesele -kanunlarımız da var fakat- şikâyet şartına bağlıydı biliyorsunuz. Şikâyet söz konusu olursa ailenin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle cezalandırılması söz konusuydu. Biz burada şikâyet şartını ortadan kaldırıyoruz yani Aile Bakanlığının şikâyeti, kişilerin şikâyeti söz konusu olmadan da savcının değerlendirmesiyle bir sorumluluğu aileye yüklüyoruz. Buradaki meseleyi çok genelleştirmemek gerektiğini söylüyoruz. Özellikle çok spesifik ve net; 233'üncü maddede ifade ettiğimiz, adam öldürme suçunda, neticesi itibarıyla ağırlaşmış kasten yaralama suçunda ailenin; çocuğun gelişimi itibarıyla üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklı suçun işlendiğine kanaat getirirse hâkim, burada bir cezalandırma söz konusu olabilecek. Burada özellikle sınırladık. Elbette ki çekinceleri anlıyoruz yani üstadın ifade ettiği, sayın milletvekillerimizin ifade ettiği çekinceler bizim tarafımızda da var fakat bazı ailelerin özellikle somut olaylarda çok kayıtsız kaldıklarını meseleye, çocuklarıyla ilgilenmediklerine, çocukları başıboş bıraktıklarına, çocuklara karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediklerine net bir şekilde müşahede ettik. Burada, ailelere bir sorumluluk yüklenilmesi zorunlu ve bu sorumluluğu ceza hukuku anlamında bir kaideye bağlamadığınız takdirde bunların yerine getirilmediğini de görüyorsunuz. Dolayısıyla, "En azından çocuğu suça sürükleyen faktörleri azaltabiliriz." düşüncesiyle belki, önleyici bir tedbir olarak da görebilirsiniz bunu. Böyle bir düzenleme getirmeyi uygun bulduk. Tabii, bunu tartışacağız yani gerekli değerlendirmeler yapılacak ama amacımız yani kanun koyucunun amacı burada tam da anlattığım meseledir.