| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .07.2026 |
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Zaten 12 ile 15'i farik mümeyyiz mi diye bir de tedbir uygulanacak diye hepsine uygulanmak zorunda. Fakat 15 sonrasında yeni bir uygulama getirdik yönlendirme tedbirleri. Yönlendirme tedbirini vermesi için zaten SİR almak zorunda. Böylece aslında 15-18'de de çok daha fazla SİR almasını temin edecek bir düzenleme yaptık.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Barolar Birliği, buyurun.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU ÜYESİ AV. MERİH MELTEM ANAYAROĞLU - Teşekkürler Başkan.
Şimdi, teklif gerekçesinde çok önemli bir tespit var, çok önemsiyoruz. Sosyal inceleme raporunun çocuğun suça yönelme nedenlerini ortaya koyduğu, kişisel sorumluluğunun değerlendirilmesine katkı sunduğu hatta koruyucu ve destekleyici tedbirlerin belirlenmesine hizmet ettiği teklifin gerekçesinde belirtiliyor, bu çok önemli. Şimdi, o zaman 15-18 yaş grubundaki çocukların bireysel değerlendirmeye de ihtiyacı yok mu gerçekten? Eğer suça sürüklenme sebeplerini de açıkça ortaya koyuyorsa ve biz de suçla mücadele edeceksek. Buradan yola çıkarak, kısacık, çok uzatmadan 2 şey söylemek istiyoruz. Çocuk Hakları Komitesinin yine 24 numaralı genel yorumunda diyor ki: "Çocuk hakkında verilecek adli kararların çocuğun ailesi, çevresi, gelişimsel durumu, eğitim hayatı, korunma ihtiyaçları ve bireysel koşulları dikkate alınmadan sağlıklı bir karar oluşturulamaz." Ardından, yine, Birleşmiş Milletler Pekin kuralları 16/1 diyor ki: "Karar vermeden önce çocuğun sosyal çevresi, aile yapısı, yaşam koşulları, suça sürüklenmesine etki eden nedenleri ortaya koyan sosyal inceleme raporunun hazırlanması çocuk adalet sisteminin temel güvencelerinden biri." Bu raporu düzenlettirdikten sonra zaten hani çocuk adalet sisteminde hep diyoruz ya cezalandıracaksak da bunu bireyselleştirelim yani o çocuğa özgü hâle getirelim. Dolayısıyla, sosyal inceleme raporu hâkimlere bu kararı verirken, yani çocuk hakkında bireyselleştirilmiş bir çözüm üretirken sosyal inceleme raporu tam da bunu sağlayacak. Bu nedenle, sadece 15 yaş altındaki çocuklarla sınırlandırdığımız zaman bireyselleştirilmiş çocuk adaletini hayata geçiremeyeceğimizi düşünüyoruz.
Son olarak da şunu söylemek istiyoruz: Sosyal inceleme raporunun yalnızca usulü bir formalite olarak değil çocuğun gelişimsel özelliklerini, aile ve sosyal çevresini, eğitim durumunu, korunma ihtiyaçlarını, suça sürüklenmesine etki eden bireysel faktörleri ortaya koyan karar verici makamlara, bireyselleştirilmiş değerlendirme yapmasına imkân sağlayan etkin bir araç olarak düzenlenmesi yani aslında kuvvetlendirilmesini istiyoruz. Çocuk adalet sistemi içindeki işlevini güçlendirecek düzenlemeler yapılmasını çok arzu ediyoruz, murat ediyoruz, öyle söyleyeyim.
Dolayısıyla, sosyal inceleme raporunun 18 yaşını doldurmamış tüm çocuklar bakımından zorunlu hâle getirilmesini önemle dikkatlere getiriyoruz.
Teşekkürler.