| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .07.2026 |
ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de hepinizi selamlıyorum.
Urfa özelinde birkaç şey söyleyeceğim. Gerçekten, bireysel silahlanma üst düzeyde yani bunlar ruhsatlı olur, ruhsatsız olur... Burada bizim vekillerimiz de var, diğer parti mensubu vekiller de var. Yani kurumsal olarak bir devlet sistemi nasıl bu kadar silah dağıtır? Ruhsatlar nasıl alınıyor, girin toplumun içinde konuşun, nasıl alındığını tespit edebilirsiniz. Militarizm âdeta bir cazibe merkezi hâline gelmiş. Vekilimiz de söyledi, "mafya" derseniz, "zor gücü" dersiniz, "yeni nesil çetecilik" dersiniz, farklı şeyler derseniz çok had safhada bizim bölgemizde, Maraş'ı çok bilmiyorum ama Urfa'da, Urfa özelinde bunun önüne geçmemiz gerekiyor.
Sayın Başkanım, herkesin belinde, herkesin bagajında silah var, âdeta teşvik ediliyor. Silah varsa patlar. Maalesef Urfa'da bu oldu ama tahribatı Kahramanmaraş'taki gibi olmadı. Maraş'ta çok sayıda öğrenci, 9 öğrenci yaşamını yitirdi. Bir de canavar mı, çocuk canavar mı, vahşi mi, şu mu, bu mu... Çocuk yani böyle eğitilmiş, bu eğitim sisteminde böyle eğitilmiş, silah eline geçmiş ve bu cinayetleri işlemiş. Şimdi, burada duygu tatmininden ziyade bence Millî Eğitim politikalarında köklü değişikliklere de ihtiyaç var. İnsan hakları dersleri mi yerleştirilir oraya, insana önem veren, farklılıklara önem veren, insana değer veren, eğitime, bilime değer veren... Eğitim sistemini daha çok öncelemeliyiz. Bilmiyorum ama onun dışındaki duyguların ben çok çözümleyici olacağını düşünmüyorum. Urfa başlangıçtı, sonra Maraş'ta oldu, umarım bu burada durur ama bu yeni nesil cinayetler ya da bu Amerikanvari anlayış eğer bir trend kazanırsa...
Tabii ki televizyonların işlediği tarz da problemli, arkadaşlar bahsetti, âdeta bu akşam dizilerinde, filmlerinde... Şimdi, biz bunu söylerken basın özgürlüğü ölçüsünü de iyi korumamız lazım. Bunu eleştirirken o dizilerin, filmlerin öğrencilerin üzerindeki etkisini, çocukların üzerindeki etkisini belirtirken, bunu yapayım derken de basın özgürlüğünü de sınırlamamak lazım. TRT daha geliştirici programlar yapabilir, RTÜK bu noktada daha aktif hareket edebilir, bunları yapabilir.
Yarın bahsettiğiniz bu dijital platformlar gelecek, o dijital platformların bir kısmını ben de takip ediyorum yani şiddetsiz bir film, bir dizi neredeyse yok, elbette ki vardır ama maalesef şiddet merkezde, militarizm merkezde. Bizim biraz da coğrafyamız buna uygun, bunu da görmek lazım. Zor gücü biraz kutsanıyor, zor gücünün kutsandığı bir durum da söz konusu. Şu anda ben burada şunu söyleyeyim: Ben sekiz yıldır milletvekiliyim, silaha öyle çok bir hevesim de yok, birkaç kere başvuru yaptım, başvurularımız olumsuz oldu ki bunda da problem yok, böyle daha iyi ama bir polis memuru nasıl silah koleksiyonu kurabilir? Ya da herhangi sivil de olabilir. Şu an belki bu işin merkezinde olan çocuğun babası polis ama Urfa'daki çocuğun ailesi polis değil, başka bir sektörde de çalışan olabilirdi ailesi ama kolluk gücünün denetimi iyi yapılmalıdır, bazı meslek gruplarının denetimi çok iyi yapılmalıdır, yapmayınca âdeta silah koleksiyonu... Bilmiyorum ama arkadaşlar daha geniş bir koleksiyonun olduğunu söylediler, okula 5-6 silahla gitmesi... Bilmiyorum, ben ilerleyen aşamada umarım diğer bölgelerde, diğer şehirlerde, diğer okullarda bunun önü alınır çünkü kolaydan güç elde etme, kolaydan zenginleşme, bir anda yürüme bu ilkokulda başlıyor, ortaokul, lise, böyle devam ediyor.
Biz köklü eğitim politikalarıyla bazı şeyleri değiştirebiliriz, demokrasimizi güçlendirebiliriz, farklı fikirlere önem verebiliriz, bunlar okulda eğitim olarak verilebilir. Orada eğitim politikaları nasıldır diye Avrupa'dan yararlanılabilir ki Amerika'nın hâli çok da yararlanacak bir durumda değil, negatif bir durumda ama Avrupa'da şu an bunlar çok yaşanmıyor. Almanya, Fransa, Avrupa'nın bazı küçük ülkeleri, İskandinavya...
BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Yok, onlarda daha fazla, İskandinav ülkelerinde az, Avrupa'da daha fazla.
ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Yani daha fazla ama bir noktada bir bilgi alışverişinde bulunulabilir.
Sayın Başkanım, burası bir trende doğru gidebilir. Burada bence duygudan ziyade... Tabii ki duygusalız. Yani aileler nasıl mutlu olabilir? Tabii ki Komisyonun takip etmesi -Sayın Bakanı dinledim- milletvekillerinin ilgilenmesi, iktidar partisinin ilgilenmesi çok önemlidir ama evlatlarını yitiren aileler mutlu olmaktan ziyade belki Meclisin bu durumla ilgilenmesinden mutlu olabilirler, budur yani, çok da mutlu olacaklarını zannetmiyorum.
9 öğrencimiz, 1 öğretmeniz yani 10 insanımız yaşamını yitirdi. Ailelerine başsağlığı diliyoruz. Bir daha bu tür olayların referans olmaması, kötü örnek teşkil etmemesi için biz de parti olarak ne gerekiyorsa hazırız ama biraz daha partilerüstü, tüm bölgeyi, ülkenin tüm şehirlerini ilgilendiren eğitim politikalarının gözden geçirilmesi lazım. Yani babanın birinci dereceden yargılanması, annenin ikinci dereceden yargılanması belki bu olay için biraz duyguyu tatmin edebilir ama sorununun çözümüne hizmet eder mi? Bu noktada ben sorunun çözümüne çok hizmet vereceğini zannetmiyorum. Bu Komisyonun daha geniş kapsamlı çalışması gerekiyor. İlerleyen dönemde daha geniş bir raporla Meclisi bilgilendirirlerse biz de kendi bölgemizde elimizden gelen katkıları yapmaya hazırız.
Tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum, emeklerinden dolayı da başarılar diliyorum.