KOMİSYON KONUŞMASI

KONUR ALP KOÇAK (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz defaatle, birçok fırsatta hem Genel Kurulda hem Komisyon toplantılarında, şehit yakınlarımız için, gazilerimiz için atılacak her türlü müspet adımı destekleyeceğimizi ilan ettik dolayısıyla onların mali sosyal haklarının geliştirilmesine ilişkin maddeler ihtiva eden bu kanun teklifinin de desteklenmesi gerektiğini düşünüyor, destekleyeceğimizi söylüyoruz. Tabii, bununla birlikte bazı ilave düzenlemelerin yapılabileceğini de not etmek istiyoruz. Bu kanun teklifini yaklaşık iki yıldır üstün gayretle hazırladığınızı, hazırlamak için çok yoğun mesai harcadığınızı bizzat bilen birisi olarak da öncelikle bu emeklerinizden dolayı başta size ve Komisyonumuzun diğer üyelerine teşekkür ediyorum.

Birkaç hususu dikkate getirmek isterim teklifle ilgili. Mesela daha önceki Komisyon toplantımızda da dile getirmiştim, gerçi orada Sayın Bayraktutan yoktu, bu toplantıları kaçırdınız. Mesela onların birisinde bir hususu dile getirmiştim, şuydu: Biz burada terörle mücadele kapsamındaki yaralanmalardan bahsediyoruz, mesela geçici 20'nci maddede ancak biliyoruz ki Meclisin aldığı kararla yurt dışına gönderilen Libya olsun, Somali olsun, başka ülkelere gönderilen askerlerimiz de var, Azerbaycan gibi. Bu ülkelerde görev icra ederken yaralanmalar söz konusu olduğunda bu askerlerimizin durumunu da dikkate almamız gerekiyor dolayısıyla belki geçici 20'nci maddenin başlangıç kısmında, ilk cümlesinde, Cumhurbaşkanlığı tezkereleri uyarınca Mecliste alınan kararlar kapsamında yurt dışında yürütülen askerî faaliyetleri de eklemek düşünülebilir. Ayrıca, 15 Temmuz gazileri için biliyorsunuz alınan bir karar vardı, bir kanun maddesiyle. Faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillerin yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik ünvanı verilir hükmü geçiyor o kanunda. Belki bu geçici 20'nci madde içerisinde de yine yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik ünvanı verilir ibaresini taşıyan bir değişiklik yapılabilir kanaatindeyim. Bir de bir milletvekilimiz dile getirdi, başvuruların hangi sürede tamamlanacağına dair bir hüküm yok. Ben daha önceki çalışmalarda hatırlıyorum, bu konuda bir yıllık süre öngörülüyordu. Belki yine, yapılacak başvuruların en geç bir yıl içerisinde tamamlanır şeklinde bir ifade eklenebileceği kanaatindeyiz. Bir de ben hazır burada başka kurumların temsilcilerini de bulmuşken bir hususa daha dikkat çekmek isterim, şu var: Mevzuat aynı, kanun aynı ancak farklı kurumların bakışı, yorumlayışı, anlayışı farklı olabiliyor. Bizim Konya'da şehit olduğu için şehitliğe defnettiğimiz bir askerimiz vardı, ailesine aylık bağlandı, herkes şehidin arkasından acısını çekti ama bir yandan da devletin şefkatini yaşadılar. İki yıl sonra Sosyal Güvenlik Kurumu dedi ki: "Yok, sen aslında şehit değilmişsin. Şimdi, askerî şehitlikten, yattığı yerden kaldıracak değiliz, tamam, o orada kalsın ama ödediğimiz maaşları geri alalım." dediler. SGK o parayı faiziyle geri almaya kalktı. Böyle bir durum var. Dolayısıyla uygulamadaki bu çarpıklığın giderilmesi hususunu dikkate getirmek istiyorum çünkü biz burada hangi kanunu koyarsak koyalım uygulamada farklı sonuçlar ortaya çıkabiliyor, farklı kurumlar farklı işlere tevessül edebiliyor. Şöyle, bir örnek daha vereyim: Yine, Konya'da bir gazi öğretmenimiz var, 93 yılında Şırnak'ta görevi esnasında okulun müdürü iken okulda çalışan 4 öğretmenle birlikte bir terör saldırısına maruz kalıyorlar. 4 öğretmen şehit, kendisi 10 kurşun yemiş 3 tanesi kafasına olmak üzere, hayatta kalmış "20 santim mesafeden keleşle kafama sıktılar." diyen bir öğretmen. Kendisi de sosyal medyada arattığınızda çok kolaylıkla bulabileceğiniz bir isim, Cemal Ünlü Hocamız...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN HULUSİ AKAR - Teşekkür ediyoruz.

KONUR ALP KOÇAK (Konya) - Onunla ilgili şu durumu söyleyeyim, SGK temsilcisi arkadaşımız not eder belki: Şimdi, yüzde 58 malul dolayısıyla normal, şu anki mevzuatımıza göre bir aylık bağlanması, bir tazminat alması mümkün. Bunun için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunduğu zaman aldığı cevapta "Sizin böyle bir hakkınız yoktur." şeklinde. Oysa bu kanun teklifinde de göstergelerini artırıyoruz, o göstergeler kapsamında birinci derecede sayılıp o kapsamda değerlendirilip maaş bağlanması gerekirken Cemal Hocamıza verilen cevap "Sizin böyle bir hakkınız yoktur." şeklinde. Bu uygulamanın...