| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Nurettin Alan ve Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ile 106 Milletvekilinin Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3737) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .06.2026 |
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Aslında ben de Sayın Bülbül'e benzer bir şey söyleyeceğim. Anayasa Mahkemesinin iptal kararında, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp taraflar hakkında ilk defa yeni hüküm kurmasına rağmen bu hükmün üst mahkeme tarafından denetlenmemesini hak arama özgürlüğüne ölçüsüz bir sınırlama olarak değerlendirdiğini biliyoruz; bu yönüyle kısmen temyiz yolu açıldığını söyleyebiliriz. Doğru çünkü bölge idare mahkemesi ilk derece kararını yalnızca denetlememekte, o kararını kaldırıp yeni bir hüküm kurmakta. Aslında özüne baktığınızda onunla uyumlu, sanki yeni bir hüküm onu kapsamıyormuş gibi bir dolaylı anlam çıkıyor ancak Anayasa Mahkemesinin getirmiş olduğu meseleyi tam karşılama değil de istisna getirerek yine temyiz hakkını daraltarak bunu sağlamış oluyorsunuz yani Anayasa Mahkemesinin dediği şeyi yapmıyorsunuz. İdare mahkemesinde tek hâkimli görülen davalara şimdi baktık, siz tek hâkimle görülen davaları da genişlettiniz, buna temyiz yoluna da artık gitmeyin diyorsunuz. Biraz önce itiraz yolu açık deyip 5'inci maddeyi açıkladınız ama burada da temyiz yolunu engelleyen bir şey getiriyorsunuz.
Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun'un hele ki ekonomik kriz bu kadar derinleşmişken; çiftçilerle ilgili, tarımla ilgili bu kadar yoğun bir kriz hâli bulunmuşken yine taşınmaz mal zilyetliği, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu -bunu tek tek söylemeyeceğim- bu meselelerin temyiz dışında bırakılması hâli. Burada temel sorun, bu uyuşmazlıklar yönüyle insan yaşamının, insan üzerindeki etkisinin sonuçlarının gözetilmeden teknik sınıflandırmaya gidilmesi; bir de 5'inci maddeyle bu teknik sınıflandırmanın daha da genişletilmesi. Biraz önce söyledik, tek hâkimli davalar önemsiz davalar değildir yani geçici görevlendirme, disiplin meselesi, kamu emekçilerinin ailelerinden uzaklaştırılması; özellikle uyarma cezası meselesinde sendikal faaliyet kapsamında verilen cezaları gözettiğimizde etki alanı oldukça geniş, bu nedenle tek hâkimle görülen davaların küçük olduğu anlamına gelmeyecek. Çünkü bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp ilk defa yeni bir hüküm vermesi hâlinde yurttaş bu konuda Danıştaya yani bir üst mahkemeye gitmeyecek, burada verilen karar yargı denetiminden geçmemiş olacak aslında. Burada, kırsal bölgelerdeki ekonomik değeri, toprakla kurulan ilişkiyi gözettiğimizde, tarım meselesindeki temel geçim kaynağının getirdiği toplumsal ilişki bizler açısından önemli. Tarla, mera, fiilen kullanılan taşınmazlarla ilgili mesele de bunun dışında kalacak bu nedenle. Yoksulun, çiftçinin, kırsalda yaşayan yurttaşın hakkını daha az önemli görmek ve bu konudaki kararı nihai olarak vermek anlamına gelecek.
İkamet izni biraz önce söylendi, ben tekrar etmeyeceğim. Gelen birisi için ne kadar önemli olduğu, yaşamsal olduğu, varlığını etkilediği konusunda; bilhassa özellikle işkence ve kötü muamele meselesini, geri gönderme merkezlerini düşündüğümüzde çok daha önemli bir etkisi olacak. O nedenle, yurttaş olmayanın hakkı küçüktür ya da belli alanlardaki meselelerde sınırlandırma meselesini kabul etmiyoruz. Danıştayın iş yükünden daha az değerli değildir bu ifade ettiğim meseleler.
O nedenle, Anayasa Mahkemesinin tam denetlenebilirlik iptal kararına uygun bir biçimde istisnasız geçirilmesini istiyoruz.