KOMİSYON KONUŞMASI

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Tabii, konu aslında bayağı tartışıldı ama değişen dünyada artık görüyoruz ki kendi komşularımızla iyi ilişkiler kuramazsak, kulağımızı komşularda dönen olaylara kabartmazsak, çevremizde gelişen olaylara kabartmazsak bakıyoruz ki zaman içerisinde bunlar bizim aleyhimize dönebiliyor. Komşularla iyi ilişkiler geliştirmek, onlarla ilişkilerimizi daha yukarıya doğru taşımak çok kıymetli ve çok değerli. Bu çerçevede, sağlık gibi tüm insanlığı ilgilendiren bir konuda yapılan böyle bir yatırımın elbette önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tip yatırımların özellikle komşu bir ülkemizle yapılıyor olması ve çok ciddi badireler atlatmış, orada birçok mağdur olmuş insanların tedavi edilmesiyle ilgili ve önümüzdeki dönemde ilişkilerimizi uluslararası anlamda ve bölgesel anlamda daha da iyi bir noktaya taşıyacak bu tip yatırımların yapılması gerçekten önemli.

Tabii, burada sağlıkla ilgili yapılan bir yatırım dahi olsa bunun mutlaka ve mutlaka iyi analiz edilmesi, ülkemizin kendi yaptığı bir yatırım olduğu için bütçelendirilmesinin falan tartışılması çok önemli. Suriye'ye yapılan bu yatırımın önümüzdeki dönemde elbette ilişkilerimize olumlu yönde yansıma ihtimali çok yüksek. Elbette sorulan bazı sorular çok doğru, o sorulara da Bakanlığımızın gerekli ve ilgili cevabı vereceğini düşünüyorum.

Bunun yanında, ülkemizin sağlık altyapısıyla ilgili eleştiriler geldi vekilimizden. Şunu çok net bir şekilde söyleyebiliriz: Bugün tüm dünyada baktığımız zaman sağlık altyapısı ve sağlık hizmetleri bakımından Türkiye dünyanın en önde gelen ülkelerin başında geliyor. Özellikle hastaneleşme durumu ve sonrasında bir hastanın tedavi edilmesiyle alakalı bütün yatırımlar, tedavi edilmesi ve bu süreçlerin yönetilmesiyle alakalı gerçekten çok başarılı bir tablo var ortada ama zaman zaman problemler olmuyor mu? Elbette olabilir, her alanda olabilir ama doğruyu görmek, altını çizmek çok önemli ve kıymetli. Böyle baktığımız zaman Türkiye'nin sağlık altyapısına, açıkçası bugün işlemiyor olduğunu söylemek, çalışmıyor olduğunu söylemek en hafif tabirle haksızlık diye düşünüyorum. Sorunları dile getirmek önemli olduğu kadar yapılan hizmetlerin takdir edilmesinin de önemli olduğunu düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum Kıymetli Başkanım, verdiğiniz bilgiler de bugün kıymetliydi. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Sağ olun.

BAŞKAN FUAT OKTAY - Teşekkür ediyorum.

Buyurun Sayın Kulaklıkaya.

DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI MUSA KULAKLIKAYA - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Genel olarak Suriye'yle, Suriye'nin içinden geçtiği bu süreçte ülkemizin ilişkilerinin çerçevesini özetlemek istersek; öncelikle Suriye'deki istikrar, gerek güvenlik açısından gerekse Suriye'nin yeniden devlet olarak dünya ulusları içerisinde haklı yerini alması, dünyayla entegre olması, bölgeyle entegre olması açısından Suriye'ye dün de olduğu gibi bugün de desteğimiz devam ediyor. Tabii, en yakın komşusu olarak, artı, ülkemizde barındırdığımız mültecileri de dikkate aldığımızda bu sorumluluğumuz tartışılmaz. Suriye'nin güvenliği doğrudan bizim güvenliğimizi etkileyen bir unsur, ondan dolayı da hem Suriye'yle güvenlik iş birliğimiz hem de Suriye'nin komşularıyla olabilecek güvenlik iş birliklerinde desteğimiz devam ediyor.

Diğer taraftan, Suriye'nin bu devletleşme sürecinde gerek kamu hizmetlerindeki altyapının yoksa oluşturulması, varsa güçlendirilmesi konusunda hem ikili ilişkiler bağlamında Türkiye olarak katkı sağlamaya hem de diğer dost ve kardeş ülkeleri ve uluslararası toplumu bu konuda rol almaya, katkı sağlamaya davet ediyoruz. Bu sadece bizim yakın olduğumuz, yakın coğrafyada olduğumuz ülkelerle sınırlı değil. Bunun içerisinde, başta Amerika'nın koyduğu "sanctions"ların, tedbirlerin kaldırılması olmak üzere, Avrupa Birliğinin dikkatini buraya çekmek, yine diğer Avrupa ülkelerinin buraya dikkatini çekmek, Orta Doğu ülkelerinin daha çok ilgi göstermesini sağlama konusunda da Türkiye olarak çabalarımız devam ediyor.

Tabii, bu ilişkiler içerisinde Suriye bir taraftan bizimle ilişkilerini sürdürürken, diğer taraftan dünyayla, bütün dünyayla entegre olmaya çalışırken, bu ülkelerle olan ikili ilişkilerin de hani bazen bizim tezlerimizle ters düştüğünü düşüneceğimiz görüntülere tanık olabiliriz ama biz gerekli telkinlerimizi, rahatsız olduğumuz hususlar olduğu zaman nerelerden rahatsız olduğumuzu, niye rahatsız olduğumuzu açık yüreklilikle dile getiriyoruz. Ama neticede bağımsız, "sovereign" bir ülke olması hasebiyle de onların yerine geçip karar verecek durumda da değiliz.

Kıbrıs konusunda da Kıbrıs'ta verdiği görüntüyle alakalı arkadaşlarımdan not istedim, yetişirse paylaşacağım ama ayrıca size yazılı olarak da iletebilirim. Fakat Kuzey Kıbrıs'la ilişkiler konusunda, sadece Suriye'yle değil, biz bütün ülkelerle, Kuzey Kıbrıs'la ilişkilerin geliştirilmesi konusunda, iş birliği yaptığımız ülkelere her zaman telkinlerde bulunuyoruz. Söylediğiniz Güney Kıbrıs'la ilgili ilişkiler bağlamında son dönemde bazı Türk cumhuriyetleriyle de sıkıntılar yaşadık. AB'ye olan angajmanları nedeniyle böyle bir ilişkiye girdiklerini, bazılarının büyükelçilik açtığına tanık olduk. Bu olaylar olabilecek olaylar ama iyi yönetmesini bilmemiz lazım. Rahatsızlığımızı dile getirmekle birlikte bunun nasıl bir denge politikasıyla dengeye kavuşacağı konusunda da bu ülkelere yardımcı olmamız gerekiyor. Bunu da hem Dışişleri Bakanlığı olarak biz hem de ilgili diğer bakanlıklarla birlikte gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Diğer başka sorular varsa, Sağlık Bakanlığımızın cevaplandıracağı teknik sorular, ben onu da kendisine bırakıyorum.