KOMİSYON KONUŞMASI

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Ben, bir kez daha, bütün hazırunu, bütün Komisyon üyelerini, Komisyon üyesi olmayan ama toplantımıza katılan milletvekili arkadaşlarımızı, sivil toplumdan katılan değerli arkadaşları, Barolar Birliğini, yine barolardan gelen temsilciler varsa kurumlardan varsa bütün arkadaşları selamlıyorum, hoş geldiniz diyorum.

Geneli üzerinde söz kurmadım. Normalde, biliyorsunuz, geneli üzerinde bugüne kadar bütün yargı paketlerinde söz kurmuştuk ama arkadaşlarımız oldukça doyurucu ve hakikaten neden bu paket geri çekilmeli, uzun uzun anlattı. O yüzden tekrardan geneli üzerine söz kurmaya ihtiyaç duymadık ama 1'inci madde üzerinde söz kurarken biraz bazı şeyleri hatırlatmak gerekiyor. Bir kere, en başta şunu da söylemek gerekiyor: İktidarı yani iktidar vekillerini hatta bu kanun teklifinde imzası olan milletvekillerini ben hakikaten cesaretleri için tebrik ediyorum çünkü "Bugüne kadar biz toplumun yönetimi noktasında hiçbir şey yapamadık, biz toplumu yönetemiyoruz, biz ülkeyi yönetemiyoruz, biz beceriksiziz, biz hakikaten yirmi yıldan fazla bir süreçtir demokratik toplumu inşa edemedik, çocukların şiddete bulaşmasının, şiddete eğilmesinin önüne geçme yönündeki politikaları geliştiremedik, onarıcı çocuk adalet sistemini hayata geçiremedik, o yüzden biz de çocukları cezalandırma yoluna gitmeyi tercih ettik."in itirafı olmuş. Bu yüzden, ben gerçekten de bu kanun teklifine imza atan ve bizleri apar topar buraya getiren iktidar milletvekillerini cesaretleri için tebrik ediyorum ama yani bunu sormaları lazım. Bir de hani bir kişi bile yok muydu, gerçekten bu Komisyonun, iktidarın içerisinde tek bir kişi bile? "Ya, biz ne yapıyoruz, bu yasayı toplumun önünü nasıl getiririz? Bu kadar, yirmi yıldır yöneten biziz, yirmi yıldan fazla yöneten biziz, bu kadar şeyin içerisinde gelip çocukların şiddete yönelmesinin önüne geçecek politikaları üretemediğimizin itirafını nasıl gerçekleştireceğiz?" diye hakikaten hiç mi kimse söylemedi? Bunu çok merak ediyorum yani bu sorunun cevabını arıyorum. Ama öyle ki burada gördüğümüz, sabahtan beri burada az çok hissettiğimiz, aldığımız yine irade kırılması ya da iradenin yok sayılması; tamamen bir dayatmayla bu Komisyonun toplatıldığını çok net bir şekilde gördük. Bu yönüyle de kınıyorum, bu yasanın getirilmiş olması bir çözüm değil, bu yasa bir sonuca götürmeyecek. Çocukların cezalandırılmasından ziyade yapılması gereken, acaba çocukları şiddete yönlendiren sebepleri ortadan kaldıracak politikaları gerçekleştirebilir miydik, bunun üzerinde durmak gerekirdi; demek ki yapılamıyor, bu başarılamıyor.

Bakın, işte, maalesef her şeye bir karşı olma hâlinden söz ediyoruz. İşte bunu da yine bugün burada konuşurken arkadaşlarımız ya da değerli milletvekilleri söz alırken bir milletvekilimizin bir müdahalesi olmuştu, tefecilikten bahsetmişti Halil Bey. Tefecilik yapan birinin çocuğuna yönelik olarak bir değerlendirmede bulunmuştu ama o tefeciliğin ortaya çıkış nedenini ortadan kaldıracak, o psikolojiyi, o sosyal durumu, o siyasal durumu, o politik durumu ortadan kaldıracak tek bir cümle kullanmadı; sadece cezayı artıralım gibi cezalandırmayı ortaya koyan bir yaklaşımla maalesef yaklaştı, zihinsel bir sorun vardı. Yani gerçekten de biz devletin ciddi manada bir dönüşüm ihtiyacından bahsederken biraz az çok bundan bahsediyoruz. Bu noktada da ben dikkate alınır diye düşünüyorum.

Yine, teklif sahiplerinden Sayın Başkanın bir değerlendirmesi olmuştu, vahşice cinayet işleyen çocuklara yönelik yani "Vahşice cinayet işleyen bir çocuğa yönelik bir yaptırımda bulunmayalım mı?" gibi bir değerlendirmesi vardı. Başkanım, açmak isterseniz açın, ben onun üzerinden ifade edeyim.