| Komisyon Adı | : | SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU |
| Konu | : | Gazze'deki katliam sürecinde ortaya çıkan sağlık sorunları, insani dram ve yardım politikaları hakkında görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 29 .07.2026 |
PELİN YILIK (Çankırı) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Ben de öncelikle bu gündemle bir toplantı organize ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Kendi komisyonumuz açısından da çok değerli katkılar yapabileceğimiz bir konu başlığı olduğunu düşünüyorum. Tabii, savaşlar bir toplum sağlığı problemi. Savaşlarla birlikte altyapı sorunları, bulaşıcı hastalıklar, kronik hastalık tedavilerinin aksaması, beslenme bozuklukları ve arkasından en nihayetinde gelen ruh sağlığı problemleri geliyor. Sağlık çok boyutlu ele alınması gereken bir konu. Özellikle Orta Doğu'da barışın ve güvenliğin tesis edilmediği sürece, sağlığın en önemli gündem maddesi ve en büyük problemlerden bir tanesi olduğunu görüyoruz. İsrail bir terör devleti, orada Filistin'e uyguladığı sistemli katliam ve soykırım, tabii, arkasından hemen sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Bu durumlarda en çok etkilenenler kadınlar, kız çocukları, çocuklar, yaşlılar dolayısıyla onlar için de özel bir gündem maddesiyle çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Tabii, sağlık çalışanlarının desteklenmesinden, onların çalışma koşullarından ve güvenliğinden hiç bahsedemiyorum çünkü öyle bir ortam ve imkân maalesef şu an için söz konusu değil. Tabii, bir de bu konuyu gündeme aldığımızı, bu çalışmanın ya da bu konuşmanın bir somut çıktısının olması gerektiğini düşünüyorum. Burada, uluslararası toplumun daha fazla dikkatini çekmek, bu konuda bir aksiyon almak da çok önemli. Ben aynı zamanda Avrupa Konseyi milletvekiliyim ve orada bulunduğum sürece de göçmen hakları konusunda çalışıyorum. Geçtiğimiz haziran ayının sonunda 2666 karar sayısıyla bir raporum kanunlaştı, bu da Göçmenlerin ve Mültecilerin Sağlığa Erişimi konu başlığıydı. Her ne kadar engellerle karşılaşsam da ve çok ciddi tartışmalara sebep olsa da sağlığın en temel insan hakkı olduğunu da Avrupa Konseyi böylece kabul etmiş oldu. Avrupa Konseyinde de Türkiye kurucu üye ve dolayısıyla orada acil işler müzakeresi gündemiyle de çok çağrı yaptık ve Filistin'deki insani durumu çokça tartıştık. Birazcık konu artık sınırından çıkmaya başladığı için Avrupa'yı da rahatsız etmeye başladı ve bu durumda da Filistin'in yanında bir tutum almaya başladılar. Dolayısıyla onları da aktive edebileceğimizi düşünüyorum. Özellikle Avrupa Konseyi Komisyonuyla görüştüğümüzde de orada bu konuda yine uluslararası katılımlı bir toplantı organize edilebilir ve bu konuda uzmanların da katılıp sunumları gerçekleştirdiği uluslararası katılımlı bir boyutta organize edilen bu toplantının da faydası olacağını düşünüyorum. Bunu geçmiş dönemde yaptık ama işin boyutunu artıran bir aşamaya da taşınabileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla sağlığa erişimin en temel insan hakkı olduğundan yola çıkarak, özellikle Orta Doğu'da sürecin durulmadığı müddetçe sağlığın en temel problem olarak önümüzde olduğunun da hepimiz farkındayız. Ben, bu Komisyonun da bu manada çok nitelikli çalışmalar üretebileceğini düşünüyorum. Bölgeye bir ziyaret, bilinçli bir ekiple orada bir inisiyatif almak olabilir. Yine, uluslararası toplumun ciddi şekilde ilgisini uyandıracak çalışmaların öncülüğünü yapmak olabilir. Onu, tabii, kendi içimizde tartışırız ama şimdilik paylaşmak istediklerim bunlar.
Teşekkür ediyorum.