KOMİSYON KONUŞMASI

NAİL ÇİLER (Kocaeli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok değerli Bakanım, milletvekillerimiz, kıymetli bürokratlar; ben de hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Bütçenin sunumunun hazırlanmasında emeği geçen herkese özellikle teşekkür etmek istiyorum.

Bakanı dinlerken -ben sanayinin başkentinde Kocaeli'nde, Gebze'de yaşıyorum- dedim ki: Eyvah, biz uçmuşuz, haberimiz yok, neredeyse aya götürecek Bakan bizi ring seferleriyle.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Aya da gittik.

SÜLEYMAN ŞAHAN (Yozgat) - Aya da gittik zaten, sizin haberiniz yok.

NAİL ÇİLER (Kocaeli) - Bakın, değerli konuklar, 2023 yılında ihracat rakamlarında bizim hedefimiz neydi? 500 milyar dolardı.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sokağa çıktığınız yok ki.

NAİL ÇİLER (Kocaeli) - Siz 2025'te 273 milyar dolarda kaldınız Sayın Bakanım, gerçekleri de görün. Kapanan fabrikaların sayısını biliyoruz. Krediye erişimin ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Emeklilerin geçim sıkıntısını...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Açılanların sayılarını aldınız mı?

NAİL ÇİLER (Kocaeli) - Lütfen dinleyin, sonra cevap verin.

Emeklilerin geçim sıkıntısının ne durumda olduğunu herkes... Öğrenciler barınma sorunu yaşıyor. İşsizlik rakamları aldı başını gidiyor. Kapanan iş yerlerinin sayısı artıyor. Bir ya da iki günle emekliliği kaçıran vatandaşlar var. Kademeli emekliliği daha çözemediniz. Ha, bazı sektörlerde iş çok, son zamanlarda yeni nesil bir iş kolu hayatımıza girdi; fon sektörü, aldı başını gidiyor. Yani fonu konuşmuşken acaba diyorum ki: Türkiye'de bu fon bazı seçkinlerin işi oldu herhâlde, acaba fon vurgunun siyasi ayağı var mıdır, yok mudur? Onu özellikle sormak istiyorum bir siyasetçi olarak. Sorumlular hesap verecek mi? Ayrıca, soruşturma hangi kurumlar ve isimlere ulaşacak? Toplum bunu sizden özellikle bekliyor.

Şimdi, sunumda bir şey söylediniz... Endüstri bölgelerini biz de savunuyoruz Sayın Bakanım, OSB'leri biz de savunuyoruz. Ben 4 dönem oda başkanlığı yaptım. Siz bu yıl içinde 7 tane endüstri bölgesi ilan ettiğini söylediniz; çok güzel. Acaba endüstri bölgeleri ilan edilirken ilan edildiği yerin, o kentin turizm ya da yaşam yerlerine bakılıyor mu? Kocaeli Kartepe Kocaeli'nin incisi, Marmara'daki turizmin başkentlerinden biri. Getirdiniz Yıldızlar Holdinge şehrin göbeğinde haddehane kurduruyorsunuz, endüstri bölgesi ilan ettiniz; bu, doğru mu, değil mi? 10 Kasımda da mahkemesi var çünkü biz dava açmıştık. Bunların bir gözden geçirilmesi istiyorum.

Sayın Bakanım, önceden tırlar fabrikalara yük almaya gelirdi, şimdi tırlar fabrikaları yurt dışına taşımak için geliyor, gerçekçi olmak lazım. Evet, siz kendi alanınızda başarılısınız, ben takdir ediyorum, bunu biliyorum ama bu gerçeği de görmek lazım. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçesine baktığımız zaman ayrılan kaynaklarla değil, bu kaynakların ne kadarının üretime ve teknolojiye sağladığı katkıya da bakmak lazım. Bizim yüksek teknolojiler üretmemiz gerekiyor ancak TÜİK verilerine göre 2026'nın ilk sekiz ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatımız içindeki payı yalnızca yüzde 3,6 düzeyinde.

Diğer yandan, özellikle KOBİ'leri ayakta tutmamız gerekiyor ancak KOBİ'lerin bankalara olan borcunu biliyor musunuz? 7 trilyon 800 milyara dayandı. 269 bin KOBİ'nin borcu takibe düşmüş durumda. Bütçe içinde KOBİ İstihdamı Koruma Desteği 2.500 TL'den 3.500 TL'ye çıkıyor; 1.000 liralık bir artış var arkadaşlar, bu komik değil mi?

KOBİ'lerin geliştirilmesi gerekir. Bu kapsamda KOBİ sayısı 2025 yılında 57.437 iken 2027 hedefiniz 54.000 KOBİ'nin desteklenmesidir; neden? Artması gerekirdi, madem iş hacmi artıyor, değil mi; artması gerekiyordu.

269 bin KOBİ'nin borcu takibe düşmüş ancak sizin destekleriniz ortada. Ekonominin temel direği bu KOBİ'lerimiz değil mi? Ancak krediye erişim çok çok zor, politika faizleri düşüyor fakat ticari kredi faizleri düşmüyor; bunu da Maliye Bakanına sormak lazım.

Türkiye'nin önceliği, enflasyonu düşürürken üretimin, yatırımın ve ihracatın sürekliliğini sağlamaktır. Fiyat istikrarı ise sürdürülebilir kalkınmanın vazgeçilmez koşuludur. Bu süreçte üretim kapasitesinin zayıflaması gelecekteki büyüme imkânını sınırlar. Ekonomi politikasının başarısını enflasyondaki düşüşle birlikte sanayinin yatırım, teknoloji geliştirme ve nitelikli istihdam oluşturma gücü üzerinden değerlendirmeliyiz. Sanayici açısından sorun, artan maliyetlerin satış fiyatlarına yansıtılmamasıdır. Talebin yavaşlaması, tahsilat sürelerinin uzaması kâr marjlarını daraltmaktadır. İşletmeler daha fazla işletme sermayesine ihtiyaç duyarken bu kaynağı daha yüksek maliyetle şu anda temin etmektedir çünkü faizler çok yüksek. Bu durum üretimi sürdürmeyi zorlaştırırken yeni yatırımların da ertelenmesine neden olmaktadır. Buradaki temel risk, geçici talep yavaşlamasının kalıcı kapasite kaybına dönüşmesidir. Makinelerin elden çıkarılması, yetişmiş çalışanların kaybedilmesi, ihracat pazarından çekilmenin yol açtığı kayıplar talep canlandığında kolayca telafi edilemez. Üretim kapasitesinin ve tedarik zincirinin korunması bu nedenle önem taşımaktadır. Sanayi göstergeleri de bu riske işaret etmektedir. Ağustos 2026'da sanayi üretimi yıllık yüzde 1,5, imalat sanayi üretimi yüzde 2,5 azalmıştır. Aylık gerilemeler sırasıyla 1 ve 1,6'dır. Eylül ayında imalat endeksine yani satın alma yöneticileri endeksine göre 47,9 ile 50 eşiğinin altında kalması ve izlenen 10 sektörün 9'unda üretimin yavaşlaması sanayideki zayıflamanın geniş bir tabana yayıldığını göstermektedir. Bu da ekonomideki daralmanın olduğunun göstergesidir. Siparişler azalırsa, biliyorsunuz, istihdamdaki mevcutlar da azalıyor.

Türkiye ekonomisi 2025'te yüzde 3,7 büyürken hane halkı tüketimi yüzde 4,2 artmıştır. Kalıcı refah için tüketim artışının üretken yatırımlarla desteklenmesi gerekir. Sanayi üretiminin sürdürülebilir olması, finansmana erişimi üretimin devamlılığı açısından çok önemli ve belirleyicidir.

KOBİ'lerde sorun yüksek faizle sınırlı değildir; teminat yetersizliği, kredi limitleri ve kısa vadeler ekonomik açıdan vurgulanabilir. Bir diğer sorun da kur ile üretim maliyetleri arasındaki ilişkidir. Yurt içindeki birim maliyetlerinin kurum ve dış pazar fiyatlarının üzerinde yükselmesi ihracatçının döviz cinsinden maliyetini artırmaktadır. Üretken yatırımların finansmanı güçlendirilmeli, KOBİ'lerin teknolojiye ve dış pazarlara erişimi kolaylaştırılmalıdır. Unutmayalım ki tacirin, tüccarın, sanayicinin geleceği ön görebildiği, yatırım kararını güvenle alabildiği, emeğin karşılığının daha yüksek katma değerle büyüdüğü bir ekonomik yapı sürdürülebilir ekonominin ve kalıcı refahın temelidir.

Sayın Bakanım, bir diğer konu da nadir toprak elementleri. Bugün size sıradan bir madencilik meselesinden değil, Türkiye'nin önümüzdeki elli yılını, ekonomik bağımsızlığını ve küresel güç iddiasını doğrudan ilgilendiren stratejik bir konudan bahsetmek istiyorum. Ne petrol ne su ne toprak; nadir toprak elementleri. 21'inci yüzyılda ülkelerin gücü, teknolojinin hammaddesine kimin sahip olduğu ve onu kimin işleyebildiği ölçüdeki 6'ncı duyu organı -hepimizin kullandığı- akıllı telefonlardan, elektrikli araçlardan savunma sanayisine, füze sistemlerinden radar teknolojilerine, yapay zekâ altyapılarına kadar çok kritik teknolojilerin arkasında bu elementler var. Teknolojinin, dünyanın kaderini değiştirecek olan, nadir toprak elementleri. Eskişehir Beylikova'da ortaya çıkarılan 694 milyon tonluk kaynak Türkiye için tarihî bir fırsat olmalıdır. Madeni bulmak elbette ki başarıdır; onu işlemek, saflaştırmak, teknolojiye dönüştürmek ve katma değerini Türkiye'de bırakmak gerçek başarıdır. Mesele yalnızca bir maden sahası değildir, asıl olan teknoloji üretmek, nitelikli istihdam yaratmak, dışa bağımlılığı azaltmak ve gelecek nesillere güçlü bir ülke bırakmaktır.

Değerli arkadaşlar, bizim millî bir markamız vardı; Togg -biz de destekliyoruz- hem yerli hem millî. TOGG'un aynı zamanda benim bölgemde AR-GE merkezi var, binden fazla mühendis çalışıyor. Ancak Sayın Bakanım, cevap vermeniz gereken birkaç soru var: 2024'te BYD'ye teşvik verildi, 100 bin araç gümrüksüz getirecekti bu ülkeye, getirdiği araçları da gümrüksüz getirdi. BYD'ye verilen taahhütlerden sonra ne oldu? Onlar kendi isimlerine uygun, hayallerini inşa ederken biz ne yaptık? BYD'nin anlamını söylüyorum: "Hayallerini inşa et." Geldiler, Türkiye'de hayallerini inşa ettiler. 2024'ün tamamında BYD'den 8.331 adet satılmışken TOGG 30 binden fazla sattı. Sonra teşvik verdiniz; 2025 yılında satılan BYD sayısı 45.537 olurken 2025te satılan TOGG sayısı 30.020'de kalmıştır. Biz kendi ellerimizle Togg'u engellemiş olmadık mı? Kamuya zararı ne oldu? Onun açıklanması lazım.

Bir başka, Çinli Chery fırtına estirdi. Samsun'da 118 mi, 218 mi dönüm yer mi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Teşekkür ediyoruz.

NAİL ÇİLER (Kocaeli) - Son cümlemi söylüyorum.

CAVİT ARI (Antalya) - Bitir ağabey, bitir.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Arı, bitti, böyle şey yapmayalım ama olur mu yani "Bitir." falan diye; ben de buradayım. Doğru değil.

CAVİT ARI (Antalya) - Paragrafı yarım kaldı Sayın Başkanım.

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Ama onu başta söyledim size, uyardım hepinizi. Böyle bir yöntemimiz yok.

NAİL ÇİLER (Kocaeli) - 2019 yılında dönemin Tarım ve Orman Bakanı elektrikli traktörle fuarda gösteri yaptı, bugün mazotun litresi 100 TL'yi geçti, elektrikli traktör için...