KOMİSYON KONUŞMASI

HÜSEYİN ALTINSOY (Aksaray) - Sayın Başkanım, Sayın Sayın Bakanım, Plan ve Bütçe Komisyonumuzun değerli üyeleri, bürokratlarımız ve kıymetli basın mensuplarımız; ben de sizleri saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, dünyamız siyasi, ekonomik, teknolojik ve toplumsal dinamiklerin yeniden şekillendiği, küresel güç dengelerinin değiştiği ve uluslararası rekabetin yeni boyutlar kazandığı bir süreçten geçmekte. Küresel finans krizleri, salgınlar, enerji arzındaki kırılganlıklar, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar ve artan jeopolitik gerilimler uluslararası sistemin işleyişine ilişkin varsayımların yeniden değerlendirilmesini zorunlu hâle getirmiştir. Bu yeni dönemde ülkelerin konumunu belirleyecek ana unsurlar sağlam devlet kapasitesi, kurumsal etkinlik, teknolojik yetkinlik, toplumsal dayanıklılık ve değer eksenli siyasettir.

AK PARTİ Hükûmetleri olarak hedefimiz, değişimin yönünü belirleyen, yeni fikirler üreten, yeni teknolojiler geliştiren, yeni iş birlikleri kuran ve uluslararası sistemin geleceğine yön veren kurucu bir özne olmaktır. Ülkemizin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasında sanayimizin yüksek katma değerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi, teknolojik bağımsızlığımızın güçlendirilmesi ve stratejik yatırımların artırılması büyük önem taşımaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Millî Teknoloji Hamlesi doğrultusunda, yatırım teşvik politikalarını teknoloji odaklı üretimi, bölgesel kalkınmayı ve uluslararası rekabet gücünü destekleyecek şekilde yürütürken araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetlerinin ekonomik değere dönüştürülmesine yönelik çalışmalarını da sürdürmektedir. Bu doğrultuda, Bakanlığımız tarafından hazırlanan 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ülkemizin sanayi ve teknoloji alanındaki dönüşümüne yön veren temel yol haritasını da oluşturmaktadır. Sanayimizin akıllı fabrikalarla güçlendiği, tarım alanlarının otonom sistemlerle izlendiği, gençlerimizin TEKNOFEST atölyelerinde geleceğin teknolojilerini geliştirdiği, kendi sektöründe lider yerli girişimlerin küresel pazarlara açıldığı, şehirlerimizin yapay zekâ destekli sistemlerle etkin biçimde yönetildiği ve yüksek teknolojili ürünlerin dünyaya ihraç edildiği büyük Türkiye'yi hep birlikte inşa ediyoruz. Bilgiye, bilime ve yerli teknolojiye yapılan yatırımlar Türkiye'nin parlak geleceğinin, ekonomik refahının, millî güvenliğinin ve stratejik özerkliğinin en güçlü teminatıdır. Ülkemizin büyüme performansının temelinde güçlü bir üretim altyapısı yatmaktadır. Organize sanayi bölgeleri, lojistik altyapısı ve gelişmiş tedarik zincirleri sayesinde, Türkiye, küresel ölçekte önemli üretim merkezlerinden biri hâline gelmiştir. 2002 yılında sadece 2 olan teknopark sayımız 115'e, AR-GE merkezlerimizin sayısı sıfırdan 1.365'e yükselmiştir. Sanayimizde yetkinlik ve dijital dönüşüm merkezleri olan model fabrikaları faaliyete geçirerek imalat sanayimiz güçlendirilmiştir. Türkiye'nin yıllık AR-GE harcamaları son yirmi yılda 1,2 milyar dolardan yaklaşık 20 milyar dolara yükselmiştir. 2026 yılında 50 milyar lira olan yatırım teşvik ödemelerinin 2027 yılında yüzde 46 artışla 73 milyar lira olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir. İlan edilen organize sanayi bölgesi sayısı 373'e, kredi desteği verilen sanayi sitesi sayısı 511'e ulaşmıştır. Tasarım merkezi sayısı 2026 Ekim itibarıyla 349'a, bu merkezlerde çalışan personel sayısı 8.501'e ulaşmıştır. İmalat sanayisinde üretim ve istihdamın ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığının artırılması amacıyla uygulamaya alınan İstihdamı Koruma Destek Programı'yla işletmelerin mevcut iş gücünü muhafaza etmeleri desteklenmiş, bu kapsamda 13,4 milyar TL ödeme gerçekleştirilmiştir. Ülkemiz son yirmi dört yılda âdeta sıfırdan inşa ettiği AR-GE ve inovasyon altyapısıyla köklü sanayi birikimi ve güçlü üretim kapasitesi sayesinde küresel otomotiv sanayinin geleceğine yön verecek irade ve kabiliyete sahip hâle gelmiştir. Yeni nesil sanayi politikamızın somut örneği yerli ve millî elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg'la milletimizin altmış yıllık millî otomobil hayalini gerçekleştirdik.

Türkiye olarak savunma sanayisi alanında yürüttüğümüz her projede ürün geliştirmekle kalmıyor, ekosistemi, insan kaynağını ve teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi hedefliyoruz. Şu anda savunma sanayisi ihracatında dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz.

Aziz milletimizden, sanayicilerimizden aldığımız güçle Türk sanayisine güvendik, sanayicisine güvendik, kısa sürede bu seviyeleri yakaladık. Elbette burada durmayacağız; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği, Cumhur İttifakı birlikteliğiyle toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırlanan Bakanlığımızın 2027 yılı bütçesi ile ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı daha dayanıklı hâle getireceğimize inancımız da tamdır.

Sanayi Bakanlığımız Etki Değerlendirme Raporlarını da sabah bizimle paylaştı. Çalışan, hizmet üreten ve bu hizmetlerin değerlendirmesini yaptırıp bizimle açık yüreklilikle paylaşan Sanayi Bakanımıza ben buradan teşekkür etmek istiyorum.

2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Kesin Hesap Kanun Teklifi'mizin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, bütçenin hazırlanmasında emeği geçen bürokratlarımıza teşekkür ediyorum.