KOMİSYON KONUŞMASI

EDNAN ARSLAN (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Bakanım, ben önce seçim bölgem olan İzmir'deki bir sorundan bahsetmek istiyorum. Şimdi, bizim İzmir'de Pancar ve İTOB organize sanayi bölgeleri var; buralarda oldukça yoğun miktarda da fabrikamız mevcut. Buralarda bir gerilim sorunu var yani voltaj dalgalanması var; yüzde 20'yi aşan ya da yüzde 20 eksilen bir gerilim dalgalanması var. Bu da makinelerin durmasını, özellikle hassas makinelerin çalışmamasına neden oluyor yani zaten sanayicimiz zor durumda, sıkıntısı oldukça büyük. Bu enerji dalgalanmaları İTOB'ta ve Pancar Organize Sanayi'de sanayicimizi çok zor durumda bırakmakta. Bir an önce bunun Enerji Bakanlığıyla, TEİAŞ'la görüşerek çözüme kavuşturulması gerekiyor çünkü orada şöyle bir şey söylüyor TEİAŞ: "Siz bu yatırımı yapın, biz size parasını verelim." Zaten sanayici zor durumda yani nasıl yapacak o yatırımı, o trafoyu nasıl koyacak oraya? Bir de bu işi öyle bir yapmamız gerekiyor ki yeni genişleme alanları var bunun çevresinde, o indirici merkezleri de planlayarak çözersek burada sanayicimizin derdine derman olmuş oluruz.

Bir başka sorun da Sayın Bakanım, Enerji Bakanlığıyla iş birliği yapmanıza ihtiyaç var. Neden iş birliği yapmanıza ihtiyaç var? Şimdi, bu TEİAŞ lisanssız güneş ve rüzgâr yatırımları için bağlantı kapasitelerini trafo merkezleri bazında yayınlıyor yani böyle olunca birçok işletmeye kapasite yetersizliği nedeniyle bağlantı verilemiyor yani ben sanayiciyim kendi enerjimi kendim üreteceğim diyorum, bununla ilgili finansmanı da buluyorum ama gidip müracaat ettiğimde bana diyorlar ki: "Kardeşim, burada kapasite yok, sen bu şeyi yapamazsın yani çatında lisanssız bu enerji üretimini yapamazsın." Yani buradaki bu kapasitelerin belirlenme işini Bakanlığınızın Enerji Bakanlığıyla bir araya gelip sanayicinin lehine planlaması gerekiyor diye düşünüyorum ben.

Şimdi, tabii, Bakanlığımızın eksik kalmış bazı konularından da kısaca bahsetmek gerekirse şimdi, Avrupa Birliğinin yeni sanayi düzenine karşı hazırlıksız bir görüntümüz var Sayın Bakanım. Mesela, Avrupa Birliğinin 4 Mart 2026'da teklif ettiği Sanayi Hızlandırıcı Yasası Eylül 2026 tarihli Kamu Alımları Yasası Teklifi ve otomotiv paketi -kamu 2025'teki yani- Avrupa içeriği ve AB nihai montaj şartı getirmektedir. "Bizim buraya 103 milyarlık bir ihracatımız var." diyorsunuz. Bu da bizim Avrupa'ya yaptığımız ihracatın yüzde 51,34'üne denk gelmektedir ama burada Fransa-Almanya otomotiv uzlaşması programındaki düzenlemelerde Türkiye'yle ilgili tek bir atıf yoktur. 2027 yılında program düzenlemesinde atıf olmadığı gibi Bakanlığımızın sorumlu olduğu 91 tedbirin hiçbirinde "karbon" ya da "Avrupa" sözcüğü geçmemektedir.

Bir başka sorun, çelikte başlayan kayıp. Şimdi, AB 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe girecek olan bu çelik rejimiyle beraber bize garantili kota 2,86 milyon ton ama geçen yıl bizim buraya 7 milyon ton çelik ihracatımız var. Burada bu sanayicimizin kaybı ise yaklaşık 3 milyar dolar yani bunu bir şekilde bizim nasıl telafi edeceğimizi tarif etmemiz gerekiyor.

Yapay zekâda geride kalış, yasal dayanağı ve bütçesi olmayan bir eylem planımız var. Türkiye veri bulunan 33 Avrupa ülkesi arasında sondan 2'ncidir. İlk 20 hedefine karşın Türkiye, Hükûmet Yapay Zekâ Hazırlık Endeksi'nde 53'üncü sırada, genelgeyle yürürlüğe konulan 2026-2030 Eylem Planını özel sektöre bağlayan bir kanuni dayanağı yoktur, yetki dört kurum arasında dağıtılmıştır, 10 milyar dolarlık altyapı yatırım özel sektöre bırakılmış, 10 milyar TL'lik araştırma fonunun da bütçede tertibi bulunmamaktadır. Mesela desteklerin yönsüzlüğü ve koşulsuzluğu ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye sanayiye kaynak ayırmakta OECD ülkeleriyle aslında eş değer seviyede ama burada farkı yaratan ne? Bu kaynağın beşte 4'ünden fazlasını koşulsuz, denetimsiz ve yararlanıcısı açıklanmayan vergi harcaması olarak kullanılmasıdır.

Sanayisizleşme önümüzde duran en büyük sorunlardan biridir. 2022'de 21,8 iken -işte şöyle söyleyeyim ben size- 2027'de hedef 15,9'dur yani bu da bizim için önemli bir sorundur, buna da bir çözüm bulmak zorundayız. Üç yılda sanayi üretiminde durgunluk ve emek yoğun konularda ise çöküş var. Mesela Haziran 2023'te yüzde 34,4 büyüyen imalat üç yıldır büyümemekte, otomobil üretimi 2026 ilk dokuz ayında yüzde 17, otomobil ihracatı adet olarak yüzde 27 gerilemiştir, satılan otomobillerin 19,3'ü elektrikliyken üretilen otomobillerde bu oran 4,6'dır. Elektrikli araç ve batarya yatırımları Macaristan gibi rakip ülkelere gitmektedir.