KOMİSYON KONUŞMASI

AYLİN YAMAN (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli katılımcılar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben bugünkü sunumumu 4 başlıkta sunmaya çalışacağım Sayıştay raporu, çocukların korunması ve gelişimi, istihdam ve iş sağlığı güvenliği ve sosyal güvenlik üzerinden.

Öncelikle, Sayıştay raporuna bakmak istiyorum. Sayıştay raporunda çarpıcı bulgulardan bir tanesi 2025 yılında giderin yüzde 99,12'si cari transferler yani sigorta prim teşvikleri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna ve İşsizlik Sigorta Fonuna yapılan katkı. Onun dışında personel gideri yüzde 1 dahi değil. Burada iş müfettişi kadrosu, sosyal güvenlik uzmanı gibi çok sayıda hem sayısal yetersizliği hem de ödenek zafiyetini çok net bir şekilde görüyoruz. Sayıştay raporunda iki çarpıcı bulgu var, mutlaka bunu söylemek zorundayız, Sosyal Güvenlik Kurumunun sistemin finansmanına ışık tutan bir şey. Kurumun muhasebe sistemi ile alacakların takip edildiği yazılımlar arasında bir entegrasyon bulunmadığı, bu nedenle de daha mali tablolarda doğru bilgiye ulaşılamadığı uyarısı var. İşsizlik Sigortası Fonu çok önemli, fon 883 milyar lirayla 2025'teki işsizlik ödeneğinin tam 11 katına çıkmış fakat Haziran 2026'da sadece işsizlerin yüzde 17'si bundan faydalanabilmiş yani fon işverene âdeta kaynak yapılmış.

Çocukların korunması başlığına geldiğimizde, TÜİK'in 2025 istatistiğinde çocukların maalesef yüzde 22,8'i çalışıyor bu ülkede, yaklaşık 900 bin çocuk 15-17 yaş arasında. 2019'da en son yapılmış 15 yaş altında o yıllarda 144 bin yani şu anda biz 1 milyonu aşkın çocuk olduğunu düşünüyoruz sadece -emin değiliz- ve bunu çocuk yoksulluğuyla birlikte değerlendirmemiz gerekiyor ama siz performans göstergenizde neye bakıyorsunuz? Çok vahim bir tablo, 1 milyonu geçkin çocuk işçiliğinde 32 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyorsunuz. Daha buradan göstergenizde çok vahim bir durum var.

İstihdama bakacak olursak, 2027-29 Orta Vadeli Program'ınızda çok süslü kelimelerle gençlere, kadınlara ve engellilere istihdam olanağı sağlayacağınızı söylüyorsunuz ama biz bunu sizin performans göstergelerinizde görmüyoruz. Standart işsizlik oranlarının dışında, bir ulusal istihdam stratejisinin anlatımına yönelik bir toplantı sayısı hedefi koymuşsunuz, hedef de gerçekleşenin daha altında. Yani, siz bu hedefi daha azaltmayı mı düşünüyorsunuz? Yani, zaten toplantı sayısı bir performans hedefi asla olamaz.

Çalışma hayatı ve sosyal diyaloga baktığınızda ise daha vahim bir tablo var. Yine proje sayısı ve çalışma sayılarını koymuşsunuz hedef olarak. Mobbing kaynaklı başvuru sayısına bir hedef koymuşsunuz, bunu takip etmeniz çok doğal ama 10 bin gibi bir hedef koymanız asla bunun önüne geçemeyeceğinizin âdeta bir itirafı niteliğinde. Mevsimlik tarım işçisi sayısına bakıyoruz, siz bir sistem kurdunuz, e-METİP sistemi, 2023 yılından beri biz bunları dinliyoruz. Göç haritası oluşturulacak, haritalama ve profilleme çalışmaları yapılacak, bu yıl yine göç haritası çalışması yapılacak. Peki, e-METİP kapsamında bu bulgularınız nedir, bizim kaç mevsimlik tarım işçisi var? Biz 2 milyondan fazla tarım işçisi olduğunu düşünürken, bakın, sizin koyduğunuz, ulaşmayı hedeflediğini sadece 80 bin. Üstelik buradan anlamıyoruz mevsimlik tarım işçi sayısını arttırmak mı istiyorsunuz, azaltmak mı istiyorsunuz? Oysa yapmanız gereken, oradaki ailelerdeki çocukların eğitim durumu, hijyen koşulları; ona yönelik bir hedef biz burada asla görmüyoruz.

İşçilere gelecek olursak, işçi sağlığı ve iş güvenliği; 2023'te 1.932 işçimizi kaybetmişiz, 2025'te 2.105 işçi. Aynı yıl her gün en az 6 işçiyi kaybetmişiz, bakın, çok vahim. Yıl genelinde 94 çocuk işçi kaybetmişiz, yıl genelinde 126 -65 yaş, mecburen çalışmak zorunda olan- işçiyi kaybetmişiz ve 91 mülteci işçi kaybetmişiz. Ben bunlara yönelik hiçbir hedef görmüyorum. Siz elbette ki ölümlü iş kazasını takip edeceksiniz ama ölümlü iş kazasına 6,3 gibi bir oran vermeniz, bu da bir itiraftır. Siz hiçbir zaman ölümlü kazayı önleyemeyeceksiniz ve ölüm için bir oran koyuyorsunuz burada; asla kabul edilebilir bir şey değil.

Sosyal güvenlik sistemine bakacak olursak, siz bir önceki bütçede önümüzdeki yıl için gelirin gideri karşılama oranı olarak yüzde 100,9 vermişsiniz. Şimdi 80,7 olarak güncellemişsiniz. Nedir bu yani bunu bir de hedef olarak koymuşsunuz, zaten yüzde 100'ü gördükten sonra daha azı hedef koymak bir performans göstergesi olamaz, bir başarı değildir. Sosyal güvenliğin bence en çarpıcı tablosu burada. Öncelikle 2026 başlangıç ödeneğiyle 2027 ödeneği arasında sanki 5,3 kat artmış gibi gözüküyor ama bu bir sosyal politika başarısı değil. Hazineden Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan 1 trilyon 900 milyarlık yardımla alakalı bu. Dolayısıyla burada bir başarı yok. Üstelik siz 2026 ödeneğini Haziran ayında daha fazlasını harcamışsınız; burada bir bütçe disiplininden de maalesef söz edilemiyor.

Yıllar içinde, bakın, Kasım 2025'ten Ağustos 2026'ya kadar her yaptığınız, her çıkardığınız yönetmelik, kanun çalışanın ve emeklinin cebinden biraz daha fazla para çıkarmış. Bakın, burada, işte, GSS primlerini kendi ödeyenlerin oranını yüzde 3'ten 6'ya çıkarmışsınız. İkinci basamakta, üçüncü basamakta giderek rakamlar arttı; 50 lira, 90 lira. 100 lira gibi. Devlet katkısı 1 puandan 0,5'e indi ve en son Ağustosta da Sosyal Güvenlik Kurumuna devlet katkısı kaldırıldı.

Şimdi, engelli emekliliğe özel bir önem atfetmek istiyorum. Buradaki arkadaşlarımızın çoğu bilir, hepsiyle görüşmüşlüğüm vardır; bir gecede Ekim 2008 öncesi vergi indirimi üzerinden emekli olan engellileri bir gecede çalışma gücü kaybı üzerinden emekliliğe döndürdünüz. Çok sayıda engellimiz mağduriyet yaşıyor şu anda. Üstelik sağlık değerlendirme sisteminin de değiştirdiniz. Sağlık değerlendirme sistemi değişince oranlar tekrar düştü. Üstelik bu kanunla aslında aylık almaya hak kazananlar haklarını sürdürecekken tekrar kontrole çağırıp oranlar yeniden düşürüldü. Anayasa Mahkemesinde bu konuyu takip ediyoruz ama çok sayıda mağduriyetimiz var.

Bakım sigortası, yıllardır biz bunu duyuyoruz, On İkinci Kalkınma Planı'nda var, SGK'nin 2025-2026 hedeflerinde var, şimdi orta vadeli plana koymuşsunuz; hep aynı şey, "Bakım sigortası çalışılacaktır." Nüfusumuz yaşlanıyor, engellimiz var; bununla ilgili artık yeni bir şey duymak istiyoruz biz.

Kademeli emekliliği birçok arkadaşımız söyleyecektir ama ben de vurgulamak istiyorum; 8 Eylül 1999 tarihinden sonra ilk kez sigortalı olan ve 2023 yılında çıkarılan EYT'den faydalanamayan, emeklilik yaş ve prim şartlarının sigorta başlangıç tarihine göre basamaklandırılma modeli; bu çok önemli ama biz bütçenizde buna dair hiçbir şey görmüyoruz. Vatandaşlar umutla bunu bekliyor şu anda ama böyle bir şey yok. Bir yılla, on yılla, on yedi yıla varan bir emeklilik yaş kaybı var; bunun derhâl telafi edilmesi gerekiyor.

Ödenmeyen ilaçlara girmek istiyorum, çok önemli; Ekim 2026 TİTCK listesi ile SGK'nin aynı tarihte ödeme yapmayı taahhüt ettiği listeyi karşılaştırdığımızda 28 kanser ilacının TİTCK'de olmasına rağmen hiç ödenmediğini görüyoruz. Üstelik bu kanser ilaçları şu anda Türkiye'deki en temel kanser olan kadınlarda meme kanseri, akciğer kanseri, mesane, prostat. Bakın, TİTCK onay vermiş, 28 ilacın geri ödemesi yok. Üstelik geri ödemesi olan ilaçların da birçoğu endikasyona dâhilinde olmadığı için geri ödenmiyor. Bakın, çağı yakalamaksa, bizim kanserde son kullanılan ilaçları yakalamazsanız kanserle başa çıkmanız asla mümkün değil ve bunlar ödenebilecek rakamlar da değil.

En son olarak ödenmeyen tıbbi cihazlara girmek istiyorum. Evet, sürekli glikoz ölçüm sensörlerini ödemeye başladınız, bizi çok mutlu etti bu fakat 18 yaşla sınırlandırmanızın bir anlamı yok çünkü Tip 1 diyabet ömür boyu süren bir hastalık. Neden 18 yaş sonrasını cezalandırıyorsunuz? Mutlaka yaşam boyu devam etmeli. İşitme cihazları, akülü tekerlekli sandalye evet ödüyorsunuz ama reel fiyatlara o kadar uzak ki bu. Bakın, biz burada hedef olarak ne kadarı reddedildi, yüzde kaçını ödüyorsunuz? Bunları alamayan insanların takibini yapıyor musunuz? Bizim bunları görmemiz gerekiyor performans hedefimde.

Özet olarak, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2027 yılı için sunduğu bütçe ne sosyal hakları gözetiyor ne bütçe disiplinine uyuyor ne de çalışan ve emeklinin haklarını gözetiyor diyorum.

Sizi saygıyla selamlıyorum.